KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12673 E., 2023/5481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/395 E., 2019/857 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
1.912 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle. Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi ...
Mevkiinde kain Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki takriben 3.000,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile ilgili olarak Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan senetsizden tescil davası sonucunda 28.10.2009 tarihli ve 2009/443 Esas, 2009/494 Karar ... ilamı ile bilirkişi rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.505,20 m2'lik bölüm ile (B) harfi ile gösterilen 1.443,86 m2'lik bölümün orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği,
kararın 14.09.2010 tarihinde kesinleştiği, (A) ve (B) harfi ile belirtilen yerlerin, 140 ada 1 parsel olarak ... ve 140 ada 2 parsel olarak da ... adına tespit edildiğini, ancak söz konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gibi tarım arazisi niteliğinde olmadığını, ayrıca kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu belirterek tapu kayıtların iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... adına usulüne uygun olarak tebligat gönderildiği, ancak yargılamaya iştirak etmediği anlaşılmıştır.
2-Davalı ... vekili duruşmadaki beyanlarında özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.04.2012 tarihli ve 2011/230 Esas, 2012/259 Karar ... kararı ile; davacının açtığı davanın kabulü ile dava konusu her iki taşınmazın da Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/443 Esas, 2009/494 Karar ... kararına göre orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmakla, ... ilçesi ... Mahallesi 140 ada 2 parselin Fahri (Mehmet) Ergün adına olan tapu kaydının ve yine 140 ada 1 parselin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile her iki parselin orman vasfı ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.04.2012 tarihli ve 2011/230 Esas, 2012/259 Karar ... kararına karşı davalılar ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2013 tarihli ve 2013/4084 Esas, 2013/8047 Karar ... kararıyla; dava konusu 140 ada 2 parselin, dava tarihi itibariyle dava dışı 3 üncü şahıs konumunda bulunan ... adına kayıtlı olduğu, Hazine tarafından açılan davada pasif dava ehliyetine ilişkin davalı taraf ehliyeti iptali istenen tapu kaydının malikine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2014/19 Esas, 2015/428 Karar ... kararı ile davanın kabulü ile; dava konusu 6070 ada 1 parselin davalı İkram oğlu ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapu kütüğüne kayıt ve tesciline, yine dava konusu 6070 ada 2 parselin davalı ... oğlu ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapu kütüğüne kayıt ve tesciline, davalı ... aleyhine açılan davanın tapuda kayıt maliki olmaması nedeniyle pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2014/19 Esas, 2015/428 Karar ... kararına içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.12.2017 tarihli ve 2017/9855 Esas, 2017/10535 Karar ... kararıyla.
İlk Derece Mahkemesince her iki taşınmaz hakkında davanın kabulüne karar verildiği, 6070 ada 1 parselin malikinin hükmü temyiz ettiği, 6070 ada 2 parsel ... taşınmaz hakkındaki hüküm temyiz edilmediğinden kesinleştiği, temyize konu 1 nolu parsel hakkında; bozma kararından önce düzenlenen 05.04.2012 tarihli orman, ziraat ve fen bilirkişilerinin müşterek imzalı raporlarında taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman kadastrosu dışında kaldığı ve yine tamamının anılan tescil ilamı kapsamında olduğunun belirtildiği;
bozma kararından sonra aynı bilirkişilerce düzenlenen 08.12.2014 tarihli müşterek imzalı raporda 1 nolu parselin 621,00 m2’lik kısmının tescil ilamı kapsamında kaldığının belirtilmesiyle yetinildiği, taşınmazın kalan kısmı hakkında araştırma ve inceleme yapılmadığı, Dairenin 05.04.2017 tarihli geri çevirme kararı üzerine düzenlenen müşterek imzalı bilirkişi raporunda da tarihi belirtilmeyen hava fotoğrafları ve memleket haritalarında taşınmazın beyaz renkte olan tarım arazisi olduğu belirtildiği, bu nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince 1969 yılında orman olarak tapulama dışı bırakıldığı,
orman tahdit kadastrosunun kesinleştiği 1994 yılından kadastro tespitinin yapıldığı 2010 yılına ve eldeki davanın açıldığı 2011 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmiş ise de mezkur şekilde yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.10.2009 tarihli ve 2009/443 Esas, 2009/494 Karar ... kararının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ...
Kanun) 303 üncü maddesi uyarınca eldeki davada kesin hüküm teşkil edip etmediği değerlendirilmediği gibi taşınmazın evveliyatında orman olup olmadığı ve davalı kişi yönünden zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı da yöntemine uygun biçimde araştırılmadığı,
İlk Derece Mahkemesince yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları istenerek dosyaya getirdildikten sonra mahallinde, taraflarla husumet ya da menfaat ilişkisi bulunmayan yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile önceki keşiflerde görev almayan halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman bir orman mühendisi, toprak konusunda uzman bir ziraat mühendisi ve bir harita - jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendisten oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden keşif yapılması,
İlk Derece Mahkemesinin tescil ilamı krokisi ve getirtilen belgeler, dava konusu taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanması, tescil ilamı kapsamında kalan yer belirlenmesi, bu kapsam dışında kalan yer bakımından hava fotoğrafları ve memleket haritaları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; bilirkişilerden, hava fotoğraflarının ve memleket haritalarının ölçekleri kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve haritaların ölçeğine çevrilip, ölçekleri denkleştirildikten sonra, birbiri üzerine aplike edilmesi,
hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilmesi, taşınmazların üzerinde varsa ağaçların sayısı yaşı, cinsi ve kapalılık durumunu, taşınmazın niteliğini, üzerindeki bitki örtüsünü, orman sayılan yerlerden olup olmadığını, tasarruf sınırlarını, kullanım durumunu, imar ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlandıysa tarihini, zilyetliğin türünü gösterecekleri müşterek imzalı, krokili, gerekçeli rapor alınması; taşınmazların 3116 ...
Orman Kanunu (3116 ... Kanun), 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) ve 5658 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 ... Kanun) ... Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 ... Kadastro Kanun'un (3402 ...
Kanun) 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.K. 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 ...
Kanun) 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi gerektiği; anlatılan şekilde yapılacak uygulama ile dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle edinilebilecek taşınmazlardan olduğu anlaşıldığı takdirde, öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı,
maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmesi gerektiği; yine dava konusu taşınmazın yukarıda anılan tescil krokisi kapsamında kalıp kalmadığı, yöntemince gereği gibi zemine uygulanıp, fen bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide miktarı ile geçerli kapsamı gösterilmesi, tescil krokisi ile pafta çakıştırılarak,
tescil krokisi kapsamında olup, dava konusu 1 nolu parsel içinde kalan bölüm var ise, bu bölüm hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritası getirtilmek suretiyle yapılan keşif neticesi alınan bilirkişi heyet raporuna göre; taşınmazların 1943 ve 1955 yılına ait hava fotoğraflarında imar ve ihya edilmiş alan olarak görüldüğü, 1976 yılına ait memleket haritasında zeytinlik olarak görülmesinin 1984 yılına ait hava fotoğrafı ile örtüştüğü, taşınmazların öncesinin de orman sayılmayan yerlerden olduğu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kalıp orman sayılmayan yerlerden bulunduğu, 20 yılı aşkın bir süredir tarım alanı olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uygun araştırma ve incelemenin yapılmadığını, davalı ... yönünden verilen karar kesinleşmesine rağmen gerekçeli kararda taraf olarak gösterilmesinin kararı hukuka aykırı kıldığını, usul ve Kanun'a aykırı, eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Bir kısım davalılar vekili temyize cevap dilekçesinde; usul ve Kanun'a uygun kararın onanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, ayrıca taşınmazlarla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 26 ve 27 inci maddeleri
3. Değerlendirme 1.3402 ... Kanun'un 26 ncı maddesi hükmüne göre, bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile kadastro mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27 nci maddesi hükmüne göre de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının re'sen kadastro mahkemesine devrolunacağı açıklanmıştır.
2.Somut olaya gelince. Bursa ili ... ilçesi ...Mahallesi ...
Mevkiinde kain Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki takriben 3.000,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile ilgili olarak Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan senetsizden tescil davası sonucunda 28.10.2009 tarihli ve 2009/443 Esas, 2009/494 Karar ... ilamı ile bilirkişi rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.505,20 m2'lik bölüm ile (B) harfi ile gösterilen 1.443,86 m2'lik bölümün orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği,
temyiz edilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2010 tarihli ve 2010/3920 Esas, 2010/6726 Karar ... ilamıyla onanarak 14.09.2010 tarihinde kesinleştiği, ancak dosya Yargıtay aşamasında iken 12.01.2010 tarihinde (A) ve (B) harfi ile belirtilen taşınmazların bulunduğu yörede arazi kadastrosu çalışmaları yapıldığı ve taşınmazlara 140 ada 1 ve 2 parsel numaraları verilerek kadastro tespit tutanağı düzenlendiği,
taşınmazların Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak tespit tutanaklarının kadastro mahkemesine gönderilmesi ve Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyanın da görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken taşınmazlar 140 ada 1 parsel 1329,99 m2 yüz ölçümüyle, zeytin bahçesi niteliğiyle, senetsizden ... adına ve 140 ada 2 parsel 1378,62 m2 yüz ölçümüyle zeytin bahçesi niteliğiyle senetsizden ... adına tespit edildiği ve tespitin kesinleştirilerek tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
3.Taşınmazlar hakkında her ne kadar malik tespiti yapılmış ise de 3402 ... Kanun’un 30 uncu maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin Kadastro Mahkemesince belirlenmesi zorunludur. Yine açıklanan Kanun hükümleri uyarınca; 3402 ... Kanun’un 26/son ve 27/1 inci maddeleri uyarınca taşınmaz hakkında tutanak düzenlendiği tarihten itibaren tutanağın kesinleşmesine kadar kadastro mahkemesi görevli olarak belirlendiğine ve görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her hal ve aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğine göre İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12673, K. 2023/5481, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama