KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12736 E., 2023/5729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
Karar Metni
1.565 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
...
MAHKEMESİ
Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : ...
SAYISI
2018/225 E., 2019/542 K. ... ...
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... parsel ... taşınmazın 19.08.2013 tarihinde itirazsız kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın orman sınırlarında kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; orman kadastro çalışmalarının kendi açısından kesinleşmediğini, askı ilanın yapıldığı köyde oturmadıklarını, dolayısıyla haberdar olmadıklarını, taşınmazın ormanla ilgisinin olmadığını, bağ ve bahçe olarak kullanılan deden kalma yer olduğunu, taşınmazın 1924 yılında dahi kullanıldığını, taşınmaz üzerindeki ağaçların orman envali değil meyve ağacı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalılar ... ve ... cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli ve 2014/17 Esas, 2014/733 Karar ... kararı ile, taşınmazın itirazsız kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde olduğu, alınan bilirkişi raporunda da orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, ormanların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, ... numaralı parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, hükmün Amasya Tapu Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 19.11.2014 tarihli ve 2014/17 Esas, 2014/733 Karar ... kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.04.2017 tarihli ve 2016/10393 Esas, 2017/2914 Karar ... ilamıyla; " yargılamaya konu dava, tapu iptal ve tescil davası olup tapu iptal ve tescil davalarında tüm tapu maliklerinin, tapu malikleri vefat etmiş ise tüm mirasçılarının davada taraf olması gerektiği, yargılamanın müteveffa malikin bir kısım mirasçılarının katılımı ile devam ettirildiği, mirasçılık belgesindeki mirasçıların tamamının davada taraf olarak yer almadığı açıklanarak,
tapu malikinin tüm mirasçıları davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan ve davalı tarafça açılmış orman kadastrosuna itiraz davasının bulunması halinde, orman kadastrosuna itiraz davasının sonucu, temyize konu davayı etkileyebilecek nitelikte olduğundan, her iki davanın birleştirilip tarafların delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi " gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, öncelikli olarak mirasçıların davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin sağlandığı ve Amasya Kadastro Mahkemesi, Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak şahısların orman kadastrosuna itiraz davası açıp açmadıklarının sorulduğu, Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.2014 tarihli ve 2014/121 Esas, 2014/661 Karar ... orman vasfı nedeniyle tapu iptal ve tescil davasına ait 22.12.2015 tarihinde kesinleşmiş dosyasına ait bir suretin dosya içerisine alındığı,
ancak verilen karar kesinleşmiş olduğundan başkaca işlem yapılmadığı, ormanların zilyetlik yolu ile iktisabının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup orman tahdit alanı içerisinde kaldığı gerekçesi ile davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, ... parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ek kararıyla; davalı ...'e 01.10.2019 tarihinde 7 günlük kesin süre içinde temyiz yoluna başvurma harcını ve gideri avansını yatırması hususunda muhtıra gönderildiği, muhtıranın davalı ...'e 07.10.2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen kesin sürenin bittiği 14.10.2019 tarihine kadar harcın ikmal edilmediği, davalı tarafından 15.10.2019 tarihinde temyiz yoluna başvurma harcı ve gider avansının yatırıldığı gerekçesiyle, 1086 ... Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu’nun (1086 ... Kanun) 434/3 maddesi gereğince, mahkemenin 30.05.2019 tarihli ve 2018/225 Esas, 2019/542 ... kararının davalı ... tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına, davalı ...'ün 30.09.2019 tarihli talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... asıl karara yönelik temyiz dilekçesinde; kendisinin ... mirasçısı olduğunu, vefatı ile her ne kadar davalı gösterilmişse de dahili davalı yapılmadığını, ...,...,...’ın mirasçı sıfatının bulunmadığını, veraset ilamı hatalı olduğundan mevcut taraf teşkilinin de hatalı olduğunu, davalılardan ...’ün ise yargılama esnasında vefat ettiğini, delillerin yeterince toplanmadığını, ilk derece mahkemesince takdir ve değerlendirmede yanılgıya düşüldüğünü, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, taşınmazın ormanla ilgisinin olmadığını ve orman tahdit haritasının dışında olduğunu, haritanın hatalı uygulandığını,
gerekçede kısmen orman tahdit sınırları içinde kaldığı belirtildiği halde tamamı yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın göç nedeniyle kullanılmamasının orman olduğu anlamına gelmediğini, tanıklar dinlenilmeden karar verildiğini belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; asıl davayı temyiz dilekçesini ve muhtıraya karşı verdiği 14.10.2019 tarihli dilekçesini tekrarla 14.10.2019 tarihli muhtıradan rücu edilmesine dair dilekçeye rağmen muhtıranın gereklerinin yerine getiriliğini, muhtıranın 1086 ... mülga Kanun kapsamında düzenlendiğinden yok hükmünde olduğunu, tebligatın kendisine 07.10.2019 tarihinde değil 09.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, dolayısıyla gider avansı ve harcın süresinde yatırıldığını, re'sen dikkate alınacak nedenlerle ek kararın kaldırılarak asıl temyiz dilekçesi doğrultusunda asıl kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Davalı ... ek karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde. Bilindiği üzere; temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiğinin anlaşılması halinde muhtıra gönderilerek kararı veren hâkim veya mahkeme başkanı tarafından 1 haftalık kesin süre içinde harç ve giderin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir.
Muhtırada, hâkim veya mahkeme başkanının sicili ve imzası bulunmalı ve yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu bağlamda ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi ile bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkemece kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilir.
Bu kararın da temyiz edilmesi halinde 6100 ... Kanun' un 432 nci maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
Yine, 7201 ... Tebligat Kanunu'nun (7201 ... Kanun) 21 inci maddesi gereğince, tebligat yapılan kişinin adresinde bulunamaması halinde, tebliğ adresini geçici olarak mı yoksa sürekli olarak mı terk ettiği, tevziat saatlerinde nerede olduğu, komşu / yönetici / kapıcının isim ve imzası alınarak sorularak tespit edilmeli ve bu tespitler sonrası ilgili tebligatın ilgili mahalle muhtarına bırakıldığının yine aynı kişiye bildirilerek 2 nolu haber kağıdı tebligat yapılan şahsın kapısına yapıştırılmalı ve tüm bu hususlar tebligat mazbatasına yazılmalıdır.
Somut olaya gelince; davalı ...'e, gerekçeli kararın 16.09.2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine karar, davalı tarafından süresi içerisinde 30.09.2019 havale tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ve aynı tarihte temyiz karar harcı (maktu) yatırılmıştır.
Bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince, davalıya, 01.10.2019 tarihinde Yargıtaya gidiş dönüş ile tebligat masrafları ve temyiz yoluna başvurma harcının yatırılmadığı belirtilerek, muhtıranın kendisine tebliğinden itibaren Kanunda belirtilen 7 günlük kesin süre içerisinde miktarları açıkça belirtilmek suretiyle temyiz yoluna başvuru harcı ve gider avansının dosyaya yatırılması gerektiği aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı ihtarın içeren muhtıra düzenlenmiştir.
Ne var ki; anılan muhtırada belirtilen “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade, davalı tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra usulüne uygun olmadığı gibi, söz konusu geçersiz muhtıra da davalıya "Adresin kapalı olması sebebiyle ... soruldu, muhatabın geçici olarak kapalı .... gittiğini sözlü beyan etmiş olup imza atmaktan kaçınılmıştır. Tebliğ evrakı ... mahalle muhtarına teslim edilerek 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılmış olup durumdan .... haberdar edilmiştir. 07.10.2019" şeklinde isim ve imzadan imtina eden komşudan sorularak, muhatabın (adına tebligat çıkartılan şahsın) tevziat saatlerinde nerede olduğu belirtilmeden ve komşuya haber verilmeksizin kanuna aykırı şekilde mahalle muhtarına tebliğ / teslim edilmiştir.
Bu durum karşısında; usulüne uygun olmayan muhtıraya ve tebligata dayalı olarak, davalı tarafından harç ve gider avansının zamanında yatırılmadığından bahisle verilen, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin 31.10.2019 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından, bu ek kararın kaldırılmasına ve davalınını esas hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı ...' ün asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ...'ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.C.3.1.) nolu bentte açıklanan nedenlerle Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA,
Yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12736, K. 2023/5729, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama