KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12891 E., 2023/5864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
...
MAHKEMESİ
Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2019/410 E., 2019/624 K. ... ...
I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili; ... ada 1 parselin dilekçeye ekli krokide gösterilen koordinatlarla sınırlandırılmış kısmının orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesini ve davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesini istemiştir.
2.Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 5304 ... Kanunla değişik 4 üncü maddesine göre yapılmış orman kadastrosu mevcuttur.
II. CEVAP
Davalı; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2010/174 Esas, 2016/208 Karar ... ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını, davacı vekili temyiz etmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde. Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesinin 24.09.2019 tarihli ve 2017/237 Esas, 2019/5138 Karar ... ilamıyla.
"Mahkemece gerekçe kısmında red gerekçesinin belirtilmediği, davalı tarafından açılıp davanın reddi ile sonuçlanmış asliye hukuk mahkemesinin 1995/33 E.- 1995/99 K. ... davasında, dava konusu taşınmaz ile eldeki dava konusu taşınmazın aynı yer olup olmadığı, yine davalının işgali nedeniyle hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılan sulh ceza mahkemesi dosyalarında işgal edilen yerler ile eldeki dava konusu taşınmazın aynı yer olup olmadığının tespit edilmediği, ayrıca dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda usulüne uygun ve yeterli araştırma yapılmadığı,
bu doğrultuda en eski tarihli hava fotoğraflarının getirtilerek incelettirilmesi ve dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, ayrıca asliye hukuk mahkemesinin 1995/33 E. - 1995/99 K. ... dava dosyası incelenerek davacı tarafından tescili talep olunan taşınmaz ile eldeki dava konusu taşınmazın aynı yer olup olmadığı,
yine sulh ceza mahkemesinin 1994/23 E. - 39 K., 1997/24 E. - 39 K., 1998/23 E. - 28 K. ve 2002/40 E. - 2003/2 K. ... dosyaları incelenerek söz konusu davalarda davalının işgal ettiği yer ile eldeki dava konusu taşınmazın aynı yer olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla belirlendikten sonra tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmesi, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereklerine değinilerek karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2019 tarihli ve 2019/410 Esas, 2019/624 Karar ... kararı ile.
"Tensip zaptının davacı vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğe çıkarıldığı, tebligatın açıklama kısmına tensip zaptındaki ihtarların tebligat zarfının tebliği ile başladığı hususunun yazıldığı, tebligatın alıcısı tarafından 25/10/2019 tarihinde açılmış olduğunun anlaşıldığı, ancak eksik delil avansının yatırılması için verilen iki haftalık kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından eksik olan delil avansının yatırılmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324 ve 94 üncü madde hükümleri uyarınca dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre karar verilmesi gerektiği.
Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazda keşif ve mahallinde bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın sübuta ermesinin mümkün olmadığı; kesin süre içinde yapılması gereken işlemin süresinde yapılmaması halinde, o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı da dikkate alınarak" sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; delil avansının yatırılması için verilen kesin sürenin usûlüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 ... Kanun'un 324 üncü maddesi,
3. Değerlendirme 1.İlk Derece Mahkemesince, verilen kesin sürede delil avansı yatırılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamı ile usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki, delil avansı; somutlaştırılmış, toplanmasına karar verilmiş bir delilin toplanması için gerekli olan masraflardır. Delil avansı hususunda kesin süre verilebilmesi için, delilin toplanmasına karar verilmek suretiyle toplanacak delilin somutlaştırılmış olması (örneğin keşif tarihinin ve keşfin nasıl yapılacağının ara kararda yer alması) ve dosyanın öngörülen delil için gerekli ön hazırlığı içermiş olması (örneğin keşif kararı verilecekse, keşifte uygulanacak ve uygulanması gereken tüm bilgi ve belgelerin toplanmış olması) gerekir.
Somut olayda. İlk Derece Mahkemesince, en eski tarihli hava fotoğrafı (1958) ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının dosya arasına getirtilmesi,
yine tapu müdürlüğünün dosyaya göndermiş olduğu 27.05.2011 tarihli yazıdan, dava konusu 148 ada 1 parselin bir kısmının kamulaştırıldığı ve yol olarak terkin edildiği anlaşılmakla, kamulaştırmaya ilişkin plan, harita ve diğer tüm evraklar ile kamulaştırma bedel tespiti ve tesciline ilişkin dava dosyasının da dosya arasına getirtilmesi ve dosyanın böylelikle keşfe hazır hale getirilmesi gerekirken, dosya keşfe hazır hale getirilmeden ve keşif ara kararı alınmadan tensip zaptında verilen ara kararla davacıya keşif için delil avansının yatırılması hususunda kesin süre ihtâratı yapılması usûlsüz olup, hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince yukarıda bahsedilen eksik olan belgeler toplanıp, dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra keşif gün ve saati de belirlenerek davacı tarafa keşif delil avansını yatırması için 6100 ... Kanun'un 324 üncü maddesi uyarınca yeniden yöntemine uygun ve makul bir süre verilmeli, ara karar gereğinin yerine getirilmesi halinde mahallinde keşif yapılmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca; 148 ada 1 parselin dava konusu edilen kısmının, yapılacak araştırma sonucunda kamulaştırılan ve yol olarak terkin edilen alanda kaldığının anlaşılması halinde, davalı ...'in taraf sıfatının kalmayacağı ve ilgili kamu tüzel kişiliğinin davada taraf olarak yer alması gerektiği de göz önüne alınmalıdır.
2. İlk Derece Mahkemesince, hatalı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, usûle ve kanuna aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12891, K. 2023/5864, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama