KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/13683 E., 2024/31 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; birleşen davaların reddine, davacı ... Bölge Müdürlüğü tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... davacı Hazine, Davacı ... , Davalı... mirasçısı ... davacı ... ... Bölge Müdürlüğü, Davacı ..., Necati, Abide vekili, davalı ... ..., davacı ... vekili tarafından temyiz edildikten sonra, davalı ....' in tavzih talebi ek kararla reddedilmiş olup, iş bu ek karar da davalı ... tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, Yargıtay tarafından" Davacı ...
İdaresinen vakfiyeye ve 3. Asliye Hukuk Hakimliğinin 1934/94 ... ilamına ve ekinde bulunan tasdikli ve müseccel haritasına ve tapusuna dayanarak taşınmazın adına tescilini istemiş olduğu, aynı taşınmazı, Vakıflar İdaresinin hasım bulunmadığı bir dava sonunda yüzölçümünün çoğaltılmasını temin eden Kosti isimli davalıda sahiplenmekte ise de bu kişinin almış olduğu ilamın tarafı bulunmayan Vakıflar İdaresine karşı ileri sürülemeyeceğinden, nizalı taşınmazın Vakıflara mı yoksa Kosti'ye ait kök tapu kaydının kapsamında olduğunun çekişme konusu olmadığı,
dosyanın geçirdiği safahat itibarıyla hükmüne uyulan 1963/87-80 Esas, 1964/1783 ve 09.03.1964 tarihli bozma kararında Vakıflar İdaresinin kaydının nizalı yere taalluk ettiğinin kabul edildiği, sonraki aşamada Kosti’nin tapu kaydı kapsamının kendisine verilmiş olduğu, tapu kayıt miktarından fazla kısmın Kosti'ye bırakıldığı, yapılan inceleme sonucunda Vakıflara ait kaydın taşınmazı kapsadığı saptandığına göre nizalı parselin tümünün Vakfa verilmesi gerekirken şuyulandırmak suretiyle parselin hisseli olarak tesciline karar verilmesinin doğru görülmediği, Vakıfların temyiz itirazlarının bu nedenle yerinde olduğu, 3402 ...
Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun) Geçici 1/2 nci maddesi uyarınca artık bu davaya Kadastro Mahkemesinde bakılmaya devam edileceği hususunun öncelikle gözetilmesi gerektiği " açıklanarak, davacı Hazinenin ve davacı Belediyenin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile davacı ... İdaresi yararına bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; birleşen davaların reddine, davacı Hazine ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının asıl dosyaya ilişkin taleplerinin reddine, davacı ...
Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 15.04.1959 tarihinde kadastro tutanağında belirtilen taşınmazın Vakıf adına tesciline yönelik açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 29.05.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda koordinatları belirtilen ve rapor ekinde sınırları gösterilen davalı Kosti ... adına kaydı gereken 9 ada 19 parsel, 9 ada 38 parsel ve 9 ada 27 parselde bulunan 6520 m2 lik bölüm yönünden davacı ...
Bölge Müdürlüğünün talebinin kısmen reddine, bu bölümün Kosti ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 01.09.1953 tarihli 2 nolu tapu kaydının iptaline, 9 ada 19 parsel, 9 ada 38 parsel ve 9 ada 27 parselde davalı Kosti ... adına kayıtlı bulunan 6.520 m2 lik alan dışında kalan 147.200 m2 lik alanda yer alan tapu kayıtlarının (Eski 9 ada 9 parsel ile 9 ada 19 parselden revizyon gören parsellerin) tamamının davacı ...
Vakıflar Bölge Müdürlüğü adına rapor ekindeki kroki uyarınca tapuya kayıt ve tesciline, davacı ... vekili tarafından açılan birleşen 2010/96 Esas ... dava yönünden, 6100 ... Kanunun m.114/1-c ve m.115 uyarınca görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ..., davacı Hazine, davacı ... Alıç, davalı Kosti ... mirasçısı ..., davacı ... ...
Bölge Müdürlüğü, davacılar ..., ... ve ... vekili, davalı ... ... ve davacı ... vekili tarafından temyiz edildikten sonra; davalı ... vekili, Maliye Hazinesinin açmış olduğu ve 2011/58 Esas ... dosyası ile birleşen ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/645 Esas ... dava dosyası yönünden her hangi bir karar verilmediğini ve ihtiyati tedbirin devam etmesinde herhangi bir hukuki yarar kalmadığını belirterek, söz konusu dava dosyası yönünden bir karar verilmesi ve ihtiyati tedbirin kaldırılması yönünde hükmün tavzihini talep etmiş ve ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar da davalı Elpinis ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ... vekilinin, tavzih talebinin reddine ilişkin 24.07.2020 tarihli ek karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin tavzih talebinin reddine dair 24.07.2020 tarihli ek kararının adı geçen davalı vekiline 29.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu ek kararın davalı vekili tarafından 07.09.2020 tarihinde temyiz edildiği ve buna göre, Kadastro Mahkemelerinin adli tatile tabi olmadığı yönündeki 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesi hükmü dikkate alındığında, ek kararın yasal süresi içerisinde temyiz edilmediği anlaşıldığından, ek karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ...
Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ..., davacı Hazine, davacı ... Alıç, davalı Kosti ... mirasçısı ..., davacı ... ...
Bölge Müdürlüğü, davacılar ..., ... ve ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13683, K. 2024/31, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama