KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/13699 E., 2024/182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün asli müdahil ..., asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine ile ...’in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı-davalı ...’un aşağıda yazılı hususlar dışında kalan temyiz itirazlarının reddine;
Davacı ... ile davalı ...’ın temyiz itirazları yönünden; eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemeyeceği belirtilerek; mahallinde uzman fen bilirkişisi ve daha önce dinlenmemiş, yöreyi iyi bilen, yaşlı, tarafsız üç kişilik yerel bilirkişisinin katılımıyla yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişilerden, ... ve ... taşınmazları arasında müşterek sınırı oluşturan ancak sonradan kaybolan “eski yol”un yeri hususunda ayrıntılı bilgi alınması, yolun tesbiti hususunda memleket haritaları ile dosyada mevcut DSİ kamulaştırma haritasından yararlanılması,
sözkonusu yolun güzergahı hususunda taraflarca tanık gösterilmesi halinde bu tanıkların da yapılacak keşifte dinlenmesi, yolun yerinin kesin olarak saptanması halinde bu yolun doğusunun ...’ın tutunduğu tapu kapsamında kalacağı, batısının ise ... taşınmazı olduğu hususunun dikkate alınması, ... tarafından ...’a satılan taşınmazın yüzölçümünün taraflar arasında tanzim edilen harici senette 30 dekar olarak yazılı bulunduğu ve satış tarihi ile kadastro tesbit günü arasında 20 yıldan fazla süre bulunmaması nedeniyle ...’ın senette yazılı miktardan fazlasını talep edemeyeceğinin göz önünde bulundurulması,
çekişmeli taşınmazların hangi taşınmaz bölümleri üzerinde, kimin ne surette ve ne zamandan beri zilyet olduğu, zilyetliğin kimden kime nasıl intikal ettiği hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınarak zilyetlik sınırlarının kesin olarak saptanması, 178 ada 15 parsel ... taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak ...’ın tutunduğu tapu kaydının ... ve müşterekleri yönünden hukuki değerini kaybedip kaybetmediğinin değerlendirilmesi, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Nutren Kırtıl ve arkadaşları irsen intikal ve tapu kaydına dayanarak davaya katılma talebinde bulunmuşlardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...'un dayandığı tapu kaydının yol ve kanala kadar olduğu, bu kısım üzerinde zilyetliğinin bulunduğu, tapu kaydının 178 ada 16 ve 17 parsel ... taşınmazları kapsadığı, belirlenen yolun doğusunun ...’ın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı; dava konusu 178 ada 16 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporunda (16/B) ile gösterilen kısmının ... tarafından ...’a satılan yer olduğu, yüzölçümünün taraflar arasında tanzim edilen harici senette 30 dekar olarak yazılı bulunduğu,
satış tarihi ile kadastro tesbit günü arasında 20 yıldan fazla süre bulunmaması nedeniyle ...’ın senette yazılı miktardan fazlasını talep edemeyeceği; dava konusu 178 ada 16 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporunda (16/A) ile gösterilen bölümü ve 178 ada 17 parsel ... taşınmazın tamamının ... ve müştereklerinin dayandıkları tapu kaydının kapsamında kaldığı; dava konusu 178 ada 15 parsel ... taşınmazın ... ve mirasçıları olan ... ve müştereklerinin zilyetliğinde bulunduğu,
178 ada 15 parsel ... taşınmaz ile davacı ...'ın dayandığı tapu kaydının kapsamında kalan 132 ada 1 parsel ... taşınmazlar arasında müşterek sınırı oluşturan ancak sonradan kaybolan “eski yol”un bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen yer olduğu, raporda (B) harfi ile gösterilen kısımda ... ve müştereklerinin zilyetliğinin bulunmadığı;
müdahale dilekçesi veren ... ve arkadaşları vekilinin, verilen kesin süre içerisinde harç ve gider avansını yatırmadığı ve asli müdahale isteğinin usulüne uygun olmadığı" gerekçesiyle asli müdahale taleplerinin reddine, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 178 ada 15 parsel ... taşınmazın 36.750,17 metrekare yüzölçümlü olarak hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına.
178 ada 16 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporlarında (16/B) ile gösterilen 28.071,27 metrekarelik bölümünün davacı ... adına.
178 ada 17 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporlarında gösterilen 42.780,43 metrekarelik bölüm ile bilirkişi raporlarında 178 ada 16 parsel ... taşınmazın (16/A) ile gösterilen 1.880,78 metrekarelik bölümünün birleştirilerek 178 ada 17 parsel numarasıyla ve 44.661,21 metrekare yüzölçümlü olarak hüküm yerinde gösterilen payları oranında asli müdahil ... mirasçıları ile ... Erkaya mirasçıları adına.
132 ada 1 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporlarında (C) harfi ile gösterilen 1.117,36 metrekare ve (D) harfi ile gösterilen 21.788,56 metrekare olmak üzere toplam 22.905,92 metrekare yüzölçümlü olarak hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... mirasçıları, asli müdahil Kavas ... mirasçıları ve ... adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ..., asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ...
Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup asli müdahil ..., asli müdahil ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13699, K. 2024/182, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama