KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/1378 E., 2021/4495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, müvekkili şirketin borçlu şirkete endüstriyel mutfak ekipmanları sattığını, satılan malzemelerin borçlu şirketin talebi doğrultusunda ... Huzurevi Müdürlüğüne teslim edildiğini, 21.05.2015 tarihli haciz esnasında da mülkiyeti borçlu şirkete ait olan bu malların haczedildiğini öne sürerek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili, ... Huzurevi Müdürlüğü ile dava dışı ... Temizlik... Şirketi arasında temizlik hizmeti alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, borçlu şirket ile hukuki ilişkilerinin olmadığını, ilgili sözleşmenin malzeme ile ilgili hususları düzenleyen beşinci maddesi uyarınca, ... Temizlik... Şirketinin temizlik ve aşçılıkta kullanılacak araç ve gereçleri müvekkili idarenin kullanımına sunduğunu, sözleşme konusu işin ayrılmaz parçası olan araç ve gereçlerin alınmasının sözleşmeye aykırılık oluşturacağını, mahcuzun kamu hizmetinde kullanıldığını, bu nedenle devlet malı niteliğinde olup, İİK'nin 82/1. maddesi uyarınca haczedilemeyeceğini öne sürerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, davaya cevap da vermemiştir.
Mahkemece; istihkak iddia eden ... Huzurevi Müdürlüğünün doğrudan bir mülkiyet iddiasının olmadığı, haczedilmezlik iddiasının takip borçlusuna ait bir hak olduğu ve ayrı bir şikayet başvurusunun konusu olabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin, 13.02.2019 tarihli ve 2016/6145 Esas, 2019/1424 Karar sayılı ilamı ile üçüncü kişinin hizmet alımı sözleşmesinden doğan şahsi hakka dayalı istihkak iddiası geçerli olmadığından 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Ön koşul yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesine halinde, davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken Mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nin ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1378, K. 2021/4495, 27 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama