KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/14187 E., 2024/1696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin kararına karşı davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Konya Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin esastan reddine, davalılardan ... vekilinin istinaf başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davacının Helvadere Kasabası Belediye Başkanlığına karşı yönelttiği davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, Orman İdaresine karşı yönelttiği davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., Orman ve Kadastro Müdürlüğü tarafından 2014-2015 yıllarında yapılan sınır tespitinde ... Köyüne ait olan ormanlık alanın sehven Helvadere Kasabası sınırları içinde gösterildiğini, işlemden haberdar olunamadığı için itiraz edilemediğini, dava konusu ormanlık alanın yüzyıllardır ... Köyüne ait olduğunu açıklayarak, dava konusu ormanlık arazinin Helvadere Kasabasından iptal edilerek ... Köyü adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sonunda mahkemece; köylerin orman ve idari sınır değişikliği taleplerinde, idari sınırları belirleme yetkisinin idari makamlara ait olduğu, mahkemece sınır değişikliğine gidilemeyeceği, orman ve mülki idari sınırların sadece tespitine karar verilebileceği, sınır değişikliği talebi ile ilgili olarak ise idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davaya konu Helvadere ve ...
Köyü arasındaki sınırların, karara ekli krokide gösterilen şekilde olduğunun tespitine, davacının sınır değişikliği taleplerinin yargı yolu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davacının idari sınırlara dayanarak kadastro sırasında belirlenen sınırların yeniden tespit ve tescilini talep ettiği, buna göre davanın niteliği itibariyle kadastro sınırı çalışma alanına itiraz niteliğinde olduğu, 3402 ...
Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 4 üncü maddesinde çalışma alanının ne şekilde belirleneceğinin belirtildiği, bu düzenlemeye göre kadastro çalışmalarına başlanmadan önce maddede yer alan prosedüre göre kadastro teknisyenlerince sınırın belirleneceği ve bu sınıra karşı yedi gün içinde Kadastro Müdürlüğüne itiraz edilebileceği, somut olayda belirtilen sürenin geçtiği ve sınır kesinleşerek kadastro tespit çalışmalarına başlanıp tamamlanmış olduğuna göre eldeki davanın açılmasında davacı köyün hukuki yararının bulunmadığı,
davanın açıklanan nedenle reddi gerektiği, Orman İdaresine yöneltilen davanın da husumet nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... Başkanlığının istinaf başvurunun kabulü ile 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davalı ... Başkanlığına yönelttiği davasının hukuki yararı bulunmadığından reddine, davalı ...
İdaresine yönelttiği davasının husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu kez hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/14187, K. 2024/1696, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama