KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/14252 E., 2023/4439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/10 E., 2020/29 K.
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ... ve arkadaşları vekili ve Davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında Ağrı ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 83 parsel sayılı 1.903,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ...'ın; 101 ada 84 parsel sayılı 72.416,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., ..., ... ve ...'ın işgalinde olduğu belirtilerek 21.12.2005 tarih ve 2290 sayılı Ağrı İl Tarım Müdürlüğü Mera Komisyonu Kararı gereğince meradan açma yapılmak suretiyle kazanıldığı ve zilyetlikle iktisap edilebilen yerlerden olmadığı gerekçe gösterilerek mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır.
2.Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 101 ada 83 parsel sayılı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı ..., ..., ... ve ... adına tesciline; 101 ada 84 parsel sayılı taşınmazın ise tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tüm davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir
III. MAHKEME KARARI
Taşlıçay Kadastro Mahkemesi'nin 21.04.2006 tarihli ve 2006/133 Esas, 2010/87 Karar sayılı kararı ile taşınmazların etrafının mera ile çevrili olduğu ve ayırıcı unsurlarınında bulunmadığı, öte yandan tapu kaydınında taşınmazlara uygulanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Taşlıçay Kadastro Mahkemesi'nin 21.04.2006 tarihli ve 2006/133 Esas, 2010/87 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.01.2012 tarihli ve 2011/1398 Esas, 2012/113 Karar sayılı kararıyla dayanılan tapu kaydının uygulanması ve yöntemince mera araştırılması gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
1.Ağrı Kadastro Mahkemesi'nin 03.11.2015 tarihli ve 2013/38 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararı ile komşu mera parselleri arasında toprak yapısı ve bitki örtüsü bakımından farklılık olduğunu ve taşınmazların davacıların çayır vasfıyla zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Ağrı Kadastro Mahkemesi'nin 03.11.2015 tarihli ve 2013/38 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.12.2018 tarihli ve 2016/1654 Esas, 2018/8010 Karar sayılı kararıyla taşınmazların niteliğini ve sınırlarını belirlemek amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, ziraat bilirkişi raporununda taşınmazların niteliğini ve mera ile ayırıcı unsurları belirleme açısından yetersiz olduğu belirtilerek usulüne uygun mera araştırması yapılması gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 101 ada 83 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 101 ada 84 parselin fen raporunda D harfi ile gösterilen kısımlarının bilirkişi raporları ile belirlendiği üzere komşu mera parselleri ile ayırıcı unsurunun olmadığı gibi taşınmazlarda ekonomik amaca uygun zilyetlikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine; 101 ada 84 parsel sayılı taşınmazın fen raporunda A ve C harfi ile gösterilen kısımlarının ise bilirkişi raporları ve mahkeme gözlemi ile belirlendiği üzere mera ayırıcı unsurunun bulunduğu ve zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uygun araştırma ve incelemenin yapılmadığını, tanık beyanları ve alınan son bilirkişi raporuna göre taşınmazların reddedilen kısımlarının çayır vasfında olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; alınan bilirkişi raporu ayrıntılı ve gerekçeli olmadığını, taşınmazın zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, tanık beyanlarının soyut olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların mera vasfında olup olmadığı ve buna bağlı olarak zilyetlikle kazanım koşullarınını oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi vd.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/14252, K. 2023/4439, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama