İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/14552 K.2024/2153

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2021/14552Karar2024/2153Tarih28 Mart 2024Okuma5 dk · 1.083 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/14552 E., 2024/2153 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/54 E., 2021/424 K.
Karar
Davanın kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.083 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği; ... köyünde bulunan yaklaşık 10.000 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu iddia ederek, Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın 1/2'şer oranında hisseli olarak müvekkilleri adına tescilini istemiştir.

Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve 2016/6414 Esas, 2017/10088 Karar sayılı kararı ile, usulünce orman ve mera araştırması yapılması ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde ...

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) uyarınca ilgili belediyelerin davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece; dava konusu edilen alanın orman vasfında olmadığı, imar planı kapsamına alınmadığı, toprak yapısı ve bitki örtüsü bakımından mera ve orman alanlarıyla benzerlik göstermediği, su ve toprak rejimine zarar vermediği, zeminde toprak bütünlüğünün korunduğu, zemin üzerinde her hangi bir toprak taşınmasının gözlenmediği, zemininde sınırlarının belirgin olduğu,

taşınmazın 1980’li yılların başlarında temizlenerek ve tesviye yapılarak imar-ihyasının tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Kahramanmaraş ili Dulkadiroğlu ilçesi Doğanlıkarahasan Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Fen Bilirkişisi tarafından hazırlanan 08.03.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde "A" harfi ile gösterilen 8.995,80 m² miktarındaki taşınmazın davacılar adına eşit oranda (1/2'şer oranında) tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak Türk Medeni Kanunu'nun 713/1, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince her ne kadar az yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiş olup, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.

Şöyle ki; bozma ilamında, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin iade kararı sonrasında alınan ek raporda dava konusu taşınmazın 2004 yılında yapılan çalışmalarda 5 nolu mera parseli içinde kaldığının tespit edildiği, buna göre yöntemine uygun olarak mera araştırması yapılması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bu konuda yöntemince araştırma yapılmadan karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, dava konusu alanda mera teknik ekibi tarafından mera tespit ve tahdit çalışmaları yapılarak, 11.11.2003-12.12.2003 tarihleri arasında ilan edildiği, Dairenin 5.12.2013 tarihli geri çevirme kararına istinaden alınan ek bilirkişi raporunda, dava konusu alanın 5 nolu bölüm olarak mera vasfıyla gösterilen alan içinde kaldığı, mera olarak belirlenen bir kısım parsellere karşı Orman İdaresi tarafından dava açıldığı ve mera vasıflarının iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Ancak, bahsi geçen dava dosyası ya da mahkeme kararı dosya arasında bulunmadığından, 5 nolu mera parseline karşı dava açılıp açılmadığı, açıldı ise mera vasfının iptal edilip edilemediği denetlenememektedir.

Ayrıca, dava konusu alana komşu 632 parsel sayılı taşınmaza kadastro çalışmaları sırasında, Kasım 1953 tarihli ve 9 sayılı tapu kaydı uygulanmasına rağmen, sözkonusu tapu kaydı dosya arasına alınarak tapu kaydının dava konusu taşınmazı gösteren yönünün ne okuduğu araştırılmadığı gibi, yine davacılar tarafından Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/738 Esas sayılı dosyası ile açıldığı anlaşılan tescil davasına ilişkin dava dosyası da getirtilmek suretiyle, eldeki davaya konu alana yakın bir alan olup olmadığı ve delil teşkil edip etmeyeceği hususları da değerlendirilmemiştir.

Kural olarak bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi, taşınmazların yetkili ve idarî merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğiyle mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır.

O halde.

İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dava konusu alanda yapılan mera tespit, tahdit ve tahsis çalışmalarına ilişkin tüm kayıt ve belgeler ile, bu çalışmalara karşı Orman İdaresi tarafından açıldığı anlaşılan dava dosyası, dava konusu alana komşu 632 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Kasım 1953 tarihli ve 9 sayılı tapu kaydı, davacılar tarafından Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/738 Esas sayılı dosyası ile açıldığı anlaşılan tescil davasına ilişkin dava dosyası dosya arasına alınmalı,

önceki bilirkişiler dışında konusunda uzman ziraat mühendisleri arasından seçilecek üç ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ve yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar hazır olduğu halde, dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritası fen memuru bilirkişisi eliyle yerine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli,

taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idarî merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ya da az yukarıda bahsi geçen Orman İdaresinin açtığı dava sonucunda taşınmazın mera vasfı iptal edilmiş ise, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda bilirkişilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişiler marifetiyle taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli,

komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, taşınmazın komşu tarım parselleri ile mi, yoksa mera vasıflı parsellerle mi bütünlük arzettiği tespit edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına yazılmalı, komşu 632 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Kasım 1953 tarihli ve 9 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğu denetlenmeli, davacılar tarafından Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/738 Esas sayılı dosyası ile açıldığı anlaşılan tescil davasına ilişkin dava dosyası dosya arasına alınmalı ve içeriği denetlenmeli, özellikle fen memuru bilirkişisinden keşfi izlemeye,

bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişilerden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya, taşınmazların niteliğini belirtmeye elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, gerçek kişiler adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup,

aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

Bu hususlar gözardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/14552, K. 2024/2153, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14552
Karar No
2024/2153
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/14557 K.2024/3202
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/14569 K.2024/3586
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/14572 K.2024/4482
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/14576 K.2024/4943
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/14591 K.2024/4889
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/14595 K.2024/2001

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.