KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/16224 E., 2024/6208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/10 E., 2021/1 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine
Karar Metni
1.644 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik , süre , temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... taşınmazın niteliğini belirlemede hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, tek kişilik ziraat bilirkişi raporu ile yetinildiği, çekişmeli taşınmaz bölümlerine komşu tüm parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilmediği, müdahil davacıların aynı çalışma alanında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanabileceği taşınmaz miktarı üzerinde durulmadığı, taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumunun kesin olarak belirlenmediği yöntemince mera araştırması yapılmadığı,
çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (K) ile gösterilen bölümü üzerinde davacı ... lehine Kadastro Kanunu'nun 13/B- b maddesinde öngörülen koşulların oluşup oluşmadığının kesin olarak belirlenmediği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği açıklanarak, usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... ..., ... ve ... yönünden yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları, tanık ve mahalli bilirkişi raporları doğrultusunda, ... yönünden keşif bilirkişi, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları yanısıra dayanak tapu kaydı ve 3402 sayılı Kanunun 13B-b maddesi gereğince koşulların oluştuğu, ... yönünden her ne kadar tapu kaydıtları dava konusu yere uymuşsa da çayır ve mera özelliği gösterdiği,
... köyü Tüzel Kişiliği yönünden ise mera aidiyeti ile ilgili davalarda genel mahkemenin görevli olduğu ..." gerekçesiyle, dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 834 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacı ...
Tüzel kişiliği tarafından davalı ... köyü Tüzel kişiliğine açılan davanın KK 25/son maddesi uyarınca görev yönünden reddine karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde görevli ve yetkili Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, tutanak aslı ve eklerinin tespit gibi işlem yapılması için Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine,
müdahil davacı muris ...’nun dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain, 170 ada 1 parsel (eski 834 parsel) ve 170 ada 2 parsel (eski 833 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin açmış olduğu davasının kabulüne, 170 ada 1 parsel sayılı “sulak ve otlakiye” vasfındaki taşınmazın fen bilirkişinin 21.01.2019 havale tarihli rapor ve krokisinde (J) harfiyle gösterdiği toplam 2962,96 m2’lik kısmının tapusunun iptali ile müdahil davacı muris ... 'nun miras meselesinin 8 pay kabul edilerek.
2 payın ..., 3 er payın ..., ... adına hisseleri oranında yeni bir ada ve parsel numarası verilerek tapuya tesciline, müdahil davacı ...’nun dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 170 ada 1 parsel (eski 834 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin açmış olduğu davasının kabulüne, 170 ada 1 parsel sayılı “sulak ve otlakiye” vasfındaki taşınmazın fen bilirkişinin 21.01.2019 havale tarihli rapor ve krokisinde (K) harfiyle gösterdiği toplam 2075,74 m2’lik kısmının tapusunun iptali ile -1/2 payının ... mirasçıları; ..., ..., ..., adına elbirliği mülkiyeti şekilinde - 1/2 payının ... mirasçıları;
..., ..., ..., ... adına elbirliği mülkiyeti şeklinde yeni bir ada ve parsel numarası verilerek tapuya tesciline, birleşen dosya davacısı ...’nun dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 170 ada 1 parsel ve 170 ada 2 parsel (eski 833 ve 834 parseller) sayılı taşınmaza ilişkin açmış olduğu davasının kabulüne,
170 ada 1 parsel sayılı “sulak ve otlakiye” vasfındaki taşınmaz ile 170 ada 2 parsel sayılı “sulak ve otlakiye” vasfındaki taşınmazın fen bilirkişinin 21.01.2019 havale tarihli rapor ve krokisinde 170 ada 1 parsele ait (F) harfi ile gösterilen 861,55 m2'lik kısım ve 170 ada 2 parsele ait (G) harfi ile gösterilen 5995,03 m2 lik kısmının tapusunun iptali ile davacı muris ...'nun miras meselesinin 6 pay kabul edilerek;1 er payın ..., ..., ..., ..., ..., ... hisseleri oranında adlarına toplam 6856,58 m2 olarak yeni bir ada ve parsel numarası verilerek tapuya tesciline,
birleşen dosya davacısı ...’nun dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 170 ada 1 parsel ve 170 ada 2 parsel (eski 834 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin açmış olduğu davasının kabulüne,
170 ada 1 parsel sayılı “sulak ve otlakiye” vasfındaki taşınmaz ile 170 ada 2 parsel sayılı “sulak ve otlakiye” vasfındaki taşınmazın fen bilirkişinin 21.01.2019 havale tarihli rapor ve krokisinde 170 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ait (H) harfiyle gösterdiği toplam 865,67 m2’lik kısmı ile 170 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait (E) harfiyle gösterilen 1305,92 m2'lik kısmın tapusunun iptali ile ... oğlu 1929 d’lu davacı ...’nun miras meselesinin 6 pay kabul edilerek.
1 er payın ..., ..., ..., ..., ..., ... adlarına adına toplam 2171,60 m2 olarak yeni bir parsel numarası verilmek sureti ile tapuya tesciline, davacı ...’nun dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 170 ada 1 parsel ve 170 ada 2 parsel (eski 833 ve 834 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin davasının reddine, Ankara ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain tapunun 170 ada 1 parsel sayılı “sulak ve otlakiye” vasfındaki taşınmazın fen bilirkişinin 21.01.2019 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 38409,73 m2'lik yerin aynı ada ve parsel numarası ile birlikte,
170 ada 2 parsel sayılı “sulak ve otlakiye” vasfındaki taşınmazın fen bilirkişinin 21.01.2019 havale tarihli rapor ve krokisinde (N) harfiyle gösterilen 6846,22 m2'lik yerin aynı ada ve parsel numarası ile birlikte orta malı olarak sulak ve otlakiye vasfı ile sınırlandırılmasına 21.01.2019 tarihli fen bilirkişileri ... ve ... tarafından hazırlanan fen bilirkişi raporu ile bu raporun eki olan koordinatlı krokinin iş bu kararın eki sayılmasına, karar kesinleştiğinde dosyanın tescil edilmek üzere Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava konusu eski 834 yeni 170 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar aşağıdaki bent kapsamı dışında usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Ancak; dava, Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, ilk derece mahkemesince eski 834 yeni 170 ada 1 parsel yönünden kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının 2 nci, 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci fıkralarında tapunun iptaline şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Dava konusu eski 833 yeni 170 ada 2 parsel hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davanın, ilk olarak 21.12.1992 tarihinde Kadastro Mahkemesinde, davacı ...
Tüzel Kişiliği tarafından, ... köyü Tüzel Kişiliğine karşı, sulak ve otlakiye vasfıyla ... köy Tüzel Kişiliği adına tespit gören eski 834 parsele ilişkin komisyon kararının iptali ile bu parsel içinde kalan şahıs tarlalarının gerçek hak sahipleri adına ve çayır olan kısmının da ... köyü Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescili talebiyle açıldığı; aynı parsele yönelik olarak davacı ... tarafından, Kalecik Kadastro Mahkemesinin 1993/7 Esas sayılı dosyası ile, davacı ... tarafından ise Kalecik Kadastro Mahkemesinin 1993/8 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve bu davaların eldeki dava ile birleştirildiği;
bunlardan ayrı müdahil ... tarafından 22.09.1994 tarihli dilekçe ile, müdahil ... tarafından 25.11.1994 tarihli dilekçe ile ve müdahil ... tarafından 24.02.2000 tarihli dilekçe ile eldeki davaya katılma talebinde bulunulduğu anlaşılmakta olup, davacı köy Tüzel Kişiliği, birleşen dava davacıları ... ve ... ve asli müdahiller ..., ... ve ... 'nun dava konusu ettiği yerler eski 834 parsele ilişkin olmasına rağmen, dosya kapsamında yapılan keşifler ve alınan bilirkişi raporlarında, bu parseli aşar şekilde dava dışı 833 parselde de dava konusu olarak gösterilen ve tespit edilen yerler olduğu görülmüştür.
... köyü 833 parselin kadastro tutanağı incelendiğinde, taşınmazın 16000 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına 12.10.1955 tarihinde tespit gördüğü ve itiraz üzerine hükmen 29.01.1969 tarihinde aynı kişiler adına tescil edildiği anlaşılmış olup, Uyap Sistemi Tapu Kadastro sorgu bölümünden yapılan incelemede ise, taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 22/A uygulaması neticesinde hali hazırda aynı kişiler adına kayıtlı olarak göründüğü tespit edilmiştir.
Görüldüğü üzere gerek davacı, gerek birleşen davaların davacıları ve gerekse de asli müdahiller tarafından bu parsel (... köyü eski 833 parsel) hakkında süresi içerisinde yöntemince açılmış bir dava bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince bu parsel yönünden de hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince eski 833 parsele ait kadastro tutanağı dosyaya getirilmiş ise, bu parsel hakkında süresi içerisinde usulüne uygun şekilde açılmış dava bir dava bulunmadığından, bu parsel yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve tutanağın olağan yollarla kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu parsel yönünden, dosyanın tarafı olmayan bu parsel malikleri aleyhine olacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/16224, K. 2024/6208, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama