KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/16419 E., 2024/1355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman kadastrosunun iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Çelikbaş vekili, Kadastro Mahkemesine sunduğu 05.02.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının ....Köyü 129 parsel (yeni 102 ada 43 parsel) sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın evveliyatından itibaren orman vasfında olmadığını, yörede yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığını ileri sürerek, orman tahdidinin iptali ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasını istemiştir.
Kadastro Mahkemesince, davanın kanuni sürede açılmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, dosya, Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve bu mahkemenin 2014/589 Esas sırasına kaydedilmiştir.
Davalı ... İdaresi cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/3212 Esas, 2018/6578 Karar sayılı ilamıyla; " Mahkemece usul ve kanuna aykırı olarak, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, temyize konu davanın orman kadastrosuna itiraza ilişkin olması sebebiyle mahkemece en eski belgelerin incelenmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken sadece 1990 tarihli memleket haritasının incelenmesi ile yetinildiği,
dava konusu taşınmazın tapulama ile davacı adına tapuya tescil edilmiş olmasına rağmen eylemli durumu itibarı ile hüküm kurulduğu açıklanarak, bu doğrultuda en eski tarihli hava fotoğrafının incelenmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi " gereğine bozulmuştur.
İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Bilirkişi raporları doğrultusunda, dava konusu taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosunun iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılarak, 11.04.2012 tarihinde ilan edilmiştir. Genel arazi kadastro işlemi ise 1975 yılında yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/16419, K. 2024/1355, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama