KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/16763 E., 2023/4575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/588 E., 2021/347 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
1.659 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ve elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) hükümlerine göre yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun (5653 ... Kanun) hükümlerine göre yapılan makiye ayırma işlemi, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosu, 3302 ... 31.08.1956 Tarihli ve 6831 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 ... Kanun) hükümlerine göre yapılan ve 22.02.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 1990 yılında yapılan imar uygulaması ve ifraz işlemi bulunmaktadır.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava ve bilahare verdiği maddi hatanın düzeltilmesi dilekçeleri ile; ... ili ... ilçesinde bulunan 199, 552, 556, 559, 1120 parsel ... taşınmazlardan ifrazen oluşan park ve yeşil alan niteliğindeki taşınmazların kısmen veya tamamen kesinleşen orman tahdidi içerisinde kaldığını, orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, bahsi geçen taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tescilini ve davalıların taşınmazlara yönlik müdahalesinin önlenmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevabında; davacı ... İdaresinin öncelikle tahsis talebinde bulunması gerektiğini, müvekkili yönünden açılan davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/12 Karar ... kararı ile, dava konusu taşınmazların imar planı ile oluşan park ve yeşil alan içeren kısımlar olduğu, taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı, davadaki esas amacın imar planının iptali olduğu, dava konusu alan fiili elatma olmadığı elatmanın hukuki nitelik taşıdığı ve bu tür davaların idari yargıda görülmesi gerektiği belirtilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, İlk Derece Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.10.2017 tarihli ve 2016/708 Esas, 2017/7522 Karar ... kararıyla, davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı iddiasıyla mülkiyet hakkına dayanarak iptal ve tescil istediği, başka bir anlatımla imar planından önce mevcut olan mülkiyet hakkına dayalı olarak tapu sicilinin düzeltilmesini istediği,
kural olarak Medenî Kanun'un 1025 inci ve 1027 nci (933 ve 935 inci) maddeleri gereğince ilgililerin yazılı bildirimleri dışında, kural olarak mülkiyetin belirlenmesine ilişkin tescil, tapu iptali tescil gibi tapu sicilinde değişiklik yapmayı gerektiren davalara bakma görevinin adli yargıya ait olduğu ve adli yargı kararı olmadan tapu sicilinde değişiklik yapılamayacağı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu ..., ...
Mevkiinde orman kadastrosu yapıldığı, orman kadastrosunun aplikasyonunun yapılması ile dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde, orman sayılan alan olduğu, bu alanların bilirkişi raporlarında gösterildiği ancak davalı tarafından dava konusu taşınmazlarda dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiği, bu tarihe kadar çekişmeli taşınmazlara davalı tarafından haksız el atmanın söz konusu olmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davaya konu ...
İli, ... İlçesi, ...
Mevkii, 199 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporlarında (A) harfiyle işaretli 1.040,70 m2'lik kısmı ile (B) harfiyle işaretli 1.240,02 m2'lik (C1) harfiyle işaretli 343,289 m2'lik kısmının, tapu kayıtlarının ifrazen iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı yer 552 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporlarında (E1) harfiyle işaretli 188,822 m2'lik kısmının, tapu kayıtlarının ifrazen iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline;
aynı yer 556 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporlarında (F) harfiyle işaretli 574,25 m2'lik kısmının, tapu kayıtlarının ifrazen iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı yer 559 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporlarında (G) harfiyle işaretli 430,58 m2'lik kısmı ile (H) harfiyle işaretli 756,10 m2'lik (H1) harfiyle işaretli 87,36 m2'lik kısmının, tapu kayıtlarının ifrazen iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline;
aynı yer 1120 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporlarında (İ1) harfiyle işaretli 66,048 m2'lik kısmı ile (J) harfiyle işaretli 136,88 m2'lik (K) harfiyle işaretli 113,49 m2'lik kısmının, tapu kayıtlarının ifrazen iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına; müdahalenin önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde, kabul edilen kısım yönünden meni müdahale talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesinin ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan raporun infaza ve denetime elverişli olmayıp, dava konusu yerin sayısal haritalarla konumlandırılarak yeterince incelenmediğini, orman alanlarında imar yapılamayacağını ve yapılmışsa yok hükmünde olduğunu belirterek ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, davacı ... İdaresi tarafından dava açmadan önce tahsis talebinde bulunulması gerektiğini, dava konusu yerin orman tahdit sınırları dışında olduğunu ve ormanla bir ilgisinin olmadığını ve İlk Derece Mahkemesince yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, dava konusu yerlerin orman vasfında olmadığını, müvekkili Belediye Başkanlığının davada taraf sıfatı bulunmadığını, davanın mecburi hakem sıfatıyla çözülmesi gerektiğini ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu park ve yeşil alan olarak terkin edilen taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve davalıların müdahalesi bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme Dava, 199, 552, 556, 559 ve 1120 parsellerden ifrazen oluşan park ve yeşil alan niteliğindeki taşınmazlara yönelik, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkin olup; İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
04.06.2018 havale tarihli fen raporunda dava konusu edilen park ve yeşil alan vasıflı taşınmazların büyük çoğunluğunun ...-Armutlu yolu üzerinde kalıp kamulaştırıldığı belirtildiği halde, İlk Derece Mahkemesince bu yönde araştırma yapılmamıştır.
Öte yandan; dosyada alınan kök ve ek raporlar birbirleri ile çeliştiği halde bu çelişkiler giderilmemiş, bu cümleden olarak kök raporda A, B, C, D ile gösterilen yerler orman sınırları dışında denmesine rağmen diğer raporlarda A, B, C1 orman sayılan alan, C2 ve D orman sayılmayan alan olarak belirtilmiş; kök raporda G ve H ile gösterilen yerlerin orman sınırları içinde olduğu ve 2/b ye konu edilmediği belirtildiği halde sonraki raporlarda G 2/b alanı, H orman sayılan yerde denmiştir.
Kök raporda İ, J, K ile gösterilen yerlerin orman içinde olduğu belirtildiği halde sonraki raporlarda İ1 orman sayılan İ2 orman sayılmayan alanda denmiştir. Kök raporda E orman içinde 2/b ye konu edilmemiş dendiği halde sonraki raporlarda E1 orman içinde, E 2 2/b alanı denmiştir. Son raporda J ve K ile gösterilen yerlerin orman sayılan alanda kaldığı belirtildiği halde krokide J ve K nin gösterilmediği anlaşılmıştır.
Ayrıca; bilirkişilerce dava konusu yerlere ilişkin 3116 ... Kanuna göre yapılan çalışma ile 6831 ... Kanuna göre yapılan çalışma ve kadastro paftası ile imar paftası aynı haritada çakıştırılarak, farklı renkli kalemler ile gösterilmemiştir.
Bununla birlikte; davacı tarafın talepleri tapuda tescilli olmayan park ve yeşil alan niteliğindeki taşınmazlara yönelik olup, alınan raporlarda G ile gösterilen yerin bir kısmının kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiş ve İlke Derece Mahkemesince G ye yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir ancak parsel sorgu ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede G ile gösterilen yerin tam olarak neresi olduğu net olarak anlaşılamamış ve tescilsiz bir yer olduğu hususunda tereddüt oluşmuştur.
İlk Derece Mahkemesince 18.05.2018 tarihli kök orman raporu, 30.09.2019 tarihli ek orman raporu, 07.10.2020 tarihli ortak rapor, 25.02.2021 tarihli ortak rapor, birden fazla fen raporu alındığı halde, hükümde hangi rapor ve krokinin esas alındığı belirtilmeden bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş ve davacı vekili bilahare verdiği dilekçe ile dava konusu taşınmazların ... mevkiinde değil, ... merkezde bulunduğunu belirttiği halde, hükümde Güllük Mevkiinde bulunduğu belirtilmiştir.
Ayrıca davacı İdare'nin talebi 199, 552, 556, 559 ve 1120 parsellerden ifrazen oluşan ve tapuda tescilli olmayan park ve yeşil alan niteliğindeki yerlere yönelik olup, bahsi geçen 199, 552, 556, 559 ve 1120 parsel ... taşınmazların ifrazen kapatıldığı İlk Derece Mahkemesince malum olduğu halde, hükümde dava konusu yerlerin 199, 552, 556, 559 ve 1120 parsellerden ifrazen iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline yönelik verilen kararın bu yönden de infazının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazların kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı araştırılmalı, kamulaştırılmış ise kamulaştırma haritaları getirtilmeli ve kamulaştırma var ise Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dahil edilmeli; yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin tüm belgeler, imar ve kadastro paftaları eksiksiz bir şekilde getirtildikten sonra mahallinde 1 harita mühendisi ve 2 orman mühendisi eşliğinde yapılacak keşifte, 3116 ...
Kanuna göre yapılan orman kadastro haritası, 6831 ... Kanuna göre yapılan aplikasyon ve 2/b haritası, imar paftası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 6-7 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli;
çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde, dava konusu taşınmazların tümüne göre konumu ayrı ayrı renklerle haritalar üzerinde gösterilen müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınarak ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre infazı kâbil bir hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/16763, K. 2023/4575, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama