KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/3133 E., 2023/3315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/236E., 2020/483 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
2.098 kelime·10 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ...' in katılımıyla, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 30.05.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ... ve ... vekili 11.07.2013 havale tarihli dilekçesiyle; Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2005 tarih ve 2001/29-24 Esas-Karar ... kararı ile iptal edilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilen Mayıs 941 tarih, cilt 12/2, sahife 30, sıra no 2'de tapuda kayıtlı taşınmazın, 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 ... Kanun) 7 nci ve devamı maddeleri uyarınca bedelsiz olarak iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2005 tarih ve 2001/29-24 Esas, Karar ... kararının kesin hüküm oluşturduğunu ve taşınmazın özel mülkiyete tabi bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2013 tarih ve 2013/359 Esas, 2013/385 Karar ... önceki kararı ile, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 11.10.2013 tarih ve 2013/359 Esas, 2013/385 Karar ... önceki kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.02.2018 tarihli ve 2016/5687 Esas, 2018/652 Karar ... ilamıyla. "19.04.2012 tarihli ve yürürlüğe giren 6292 ...
Kanun'un 7/1-a) maddesi; 'tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen,
kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.' 7/1-b) maddesi;
'Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen yada özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.' hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacılar Mart 319 tarihli sicilden gelen Haziran 2008 tarihli ve 1 ... tapuda kayıtlı taşınmazlarının Çamlıhemşin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/29-24 Esas-Karar ... kararıyla orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen alanda kaldığı iddiasıyla, 6292 ... Kanun kapsamında bedelsiz iade istemiyle dava açmış iseler de; mahkemece keşif ve uygulama yapılmaksızın, taşınmazın 2/B alanında kalıp kalmadığı ve dayanılan tapu kaydının 6292 ... Kanun'un 7/1-b maddesinde sayılan tapulardan olup olmadığı yönünde araştırma yapılmaksızın kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin hüküm olduğu belirtilen Çamlıhemşin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/29-24 ... dosyası, ... köyü 102 ada 1 parsel ... orman niteliğindeki taşınmaz hakkında olup; Orman Yönetimi tarafından şerh sahibi aleyhine açılan muhdesat şerhinin silinmesi istemine ilişkin olduğu, davacılarla ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yörede 2013 yılında 2/B çalışması yapılmış ise de; davacıların dava konusu ettiği taşınmazın bu çalışmadaki konumu anlaşılamamaktadır.
O halde.
İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dayanılan tapu kaydı tüm gittileri ile getirtilmeli, kadastro sırasında herhangi bir taşınmaza revizyon görüp görmediği belirlenmeli, daha sonra bir fen elemanı ve bir uzman orman bilirkişi vasıtasıyla yapılacak keşifte, yörede 2008 ve 2013 yıllarında yapılan tüm orman kadastro ve 2/B çalışmalarına ait harita ve tutanaklar yöntemince uygulanmalı, orman kadastro haritalarının ölçekleri, kadastro paftası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra,
komşu ve yakın komşu parseller ve değişik açı ve uzaklıkta en az 10-12 OS noktası görülecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun her iki harita üzerinde ayrı renklerle işaretlenip açıklandığı müşterek imzalı rapor kendilerinden alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak bir araştırma, inceleme sonucunda taşınmazın 2/B alanında kalıp kalmadığı ve dayanılan tapu kaydının 6292 ...
Kanun'un 7/1-b maddesinde sayılan tapulardan olup olmadığı da tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir." denilerek, ilk derece mahkemesi kararınn bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın 2/B alanında kalmadığı ve dayanılan tapu kaydının 6292 ... Kanun'un 7/1-b maddesinde sayılan tapulardan olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğuni ve geçerli olduğunu, bu sebeple taşınmazın iadeye tabi olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6292 ... Kanun' un 7 inci maddesi uyarınca taşınmazın bedelsiz iade edilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın anılan yasa maddesi kapsamında iadeye tabii olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesi
3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince, işi esasına girilerek, taşınmazın 2/B alanında kalmadığı ve dayanılan tapu kaydının 6292 ... Kanun'un 7/1-b maddesinde sayılan tapulardan olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; 6292 ... Kanun'un " 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek ' Taşınmazlar başlıklı 7 inci maddesinde; (1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen,
kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.
(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
2. Yukarıda izah edilen 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira, idarece iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi onun yerine rayiç bedelini ödeyebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmaz verebileceği hatta idarenin kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği anlaşılmaktadır.
3. Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.
4. Somut olayda; davacılar vekili, dava ve temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın Mayıs 941 tarih, cilt 12/2, sahife 30, sına no: 2' de kayıtlı bulunan tapu kaydı kapsamında kaldığını, taşınmazların 6831 ... Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek, bedelsiz iadeye ilişkin 6292 ... Kanun’un 7. maddesine dayanmak suretiyle, taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptal edilmesini ve adlarına tapuya tescilini talep etmişlerdir. Dolayısıyla, eldeki tapu iptali ve tescil davasının hukuki dayanağı ve sebebi, 6292 ... Kanun’un 7 inci maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir.
Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacıların eldeki davadaki talepleri ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 ... Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, süresi içerisinde idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapu kaydının 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu konuda Kanunun idareye vermiş olduğu yetkiler ve idari işlemler dolayısıyla, işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre çözümlenmesi gereken davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesi gereğince açtığı davanın, 2577 ... İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 ... Kanun) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar, yine 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar ... kararları da bu doğrultudadır.
5. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esastan ret kararı verilmesi isabetsiz ise de, bu husus, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 ... Kanun' un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 ... Kanun' un 438/son maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi Kararının, 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun' un 438/son maddesi gereğince gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/3133, K. 2023/3315, 30 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama