KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/4477 E., 2023/5062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/521 E., 2020/130 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
2.563 kelime·13 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki 45 ada 81 parsel ... taşınmazın tescil edilmeyen bölümlerine ilişkin olarak tapu siciline tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderine, asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından ise esasa ilişkin olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi Kurtuluş Mahallesi 45 ada 81 parsel ... 624.853 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle, komisyon kararı gereğince, çalılık, dere ve tepe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi Kurtuluş Mahallesi 45 ada 81 parsel ...
624.853 metrekarelik taşınmazın, kadastro komisyonunun 07.07.1981 tarihli işlemi ile, daha önce senetsizden 4, 46, 48, 53, 69, 80, 81, 83 parsel numaralı altında ayrı ayrı tahdit ve tespitleri yapılmış ise de söz konusu parsellerin ihtiva ettiği sahadaki 81 parselin tamamı yer yer çalılık, tepe ve derelerden müteşekkil ziraate elverişli olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve yukarıdaki parsel numaraları belirtilen beyannamelerde adları geçenlerin bir gün dahi ziraat etmedikleri anlaşıldığından bahisle çalılık dere ve tepe cinsi ile Hazine adına tespitine karar verildiğini,
taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasında bulunan ... Çiftçioğlu, ... Tavus, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin komisyona itirazları üzerine 26.11.1981 tarihinde, muterizlerin itirazlarının reddine ve komisyonun 07.07.1981 tarihli kararı veçhiyle Hazine adına tespitine karar verildiğini, tespite, hak iddia eden kişilerce itiraz edildiğini ve davacı ...
Tavus'un davasının 1981/616 Esas; davacı ...'in davasının 1981/569 Esas; davacı ...'in davasının 1981/571 Esas; davacılar ..., ..., ... ve ...'nun davalarının 1981/555 Esas; davacı ... ' in davasının 1981/565 Esas; davacı ...'nin davasının ise 1981/570 Esas ... dosyalar üzerinden yürütülen yargılamaları sırasında davaların tümünün ...
Kadastro Mahkemesinin 1981/555 Esas ... dosyasında birleştirildiğini; yapılan yargılama sonucunda bu dosya ile birleşen 1981/570 Esas ... dosya davacısı ...'nin itirazı kabul edilerek 2.183 metrekarelik taşınmaz bölümünün bu kişi adına tapuya tesciline, diğer davacıların davalarının reddine karar verildiğini, ancak redde karar verilen bölüm yönünden sicil oluşturulmadığını ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini; aynı taşınmazla ilgili olarak daha sonra ...
Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davalarının açıldığını, bunlardan ... tarafından açılan 1998/61 Esas ve 1998/92 Karar ... dosyada 10.830 metrekarelik bölümün, ... tarafından açılan 1989/343 Esas ve 1991/98 Karar ... dosyada 12.387 metrekarelik bölümün, ... ve ... tarafından açılan 1991/97 Karar ... dosyada 9.062 metrekarelik bölümün bu kişiler adına tesciline karar verilerek kararların kesinleştiğini; yine Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında açılan 1995/61 Esas ve 1995/352 Karar ... dosyada 4.675 metrekarelik bölümün Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini; dava konusu bölgede tasarrufta bulunulacağından ...
Mal Müdürlüğü tarafından taşınmazın Hazine adına tescilinin sağlanması için idarî yoldan tescil girişiminde bulunulduğunu, ancak, taşınmazın alanının çok geniş olması, bu alana ilişkin tescil kararlarının bulunması gibi sebeplerle taşınmazın haritalandırılmasında zorluklar yaşandığını ileri sürerek, Kurtuluş Mahallesi 45 ada 81 parsel numaralı 624.853 metrekare yüzölçümlü taşınmazın hükmen tescil edilen ve tescil harici bırakılan alanlarının ayrı ayrı tespiti ile tescil işlemi görmemiş kısmının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında husumet Orman İdaresine yaygınlaştırılmıştır.
3. Asli müdahil Orman İdaresi 22.01.2015 tarihli dilekçesinde; dava konusu edilen yerin tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
4. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1969 yılında seri bazda yapılarak 1970 yılında kesinleşmiş olup, arazi kadastrosu ise 1981 yılında yapılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (Nazilli 2. Asliye Hukuk) Mahkemesinin 08.05.2014 tarih ve 2012/429 Esas, 2014/245 Karar ... kararı ile; "Bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ilçesi Kurtuluş Mahallesi 45 ada 81 parsel ... 580.474,29 metrekare yüzölçümlü, koordinatları bilirkişi ... Şan'ın 25.02.2014 tarihli rapor ekindeki krokisinde gösterilen taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.05.2014 tarih ve 2012/429 Esas, 2014/245 Karar ... kararı, davacı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2014 tarih ve 2014/6688 Esas, 2014/8076 Karar ... ilamı ile.
"Orman İdaresinin çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ve orman niteliği ile Hazine adına tescili istemi ile açılmış bir davası ya da açılmış bulunan davaya harçlı katılımı bulunmadığından Orman İdaresinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacı Hazine tarafından, 45 ada 81 parsel ... taşınmazın tescil edilmeyen bölümlerine ilişkin olarak tapu siciline tescili istemiyle dava açıldığı,
Mahkemece, araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra taşınmazın yüzölçümünün 580.474,29 m² olarak belirlenerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak, yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında 45 ada 81 parsel sayısı ve 624.853 m² yüzölçümüyle tespit tutanağı düzenlendiği ve kadastral çapa bağlandığı, kadastro mahkemesinde ve asliye hukuk mahkemesinde açılan davalar sonucunda da, taşınmazın belirli bölümleri ifraz edilerek gerçek kişiler adına tapu siciline tescil edildiği,
bu tescil işlemleri yapılırken gerek tapu müdürlüğü, gerekse de kadastro müdürlüğünce ifraz edilen bölümler 45 ada 81 ... parselin yüzölçümünden düşülmek suretiyle tapu siciline tescilleri sağlandığının dosya kapsamından anlaşıldığı, 3402 ...
Kanunun 26. maddesi uyarınca taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı tanzim edilmekle, kadastro mahkemesinin görevi ve yetkisinin başladığı ve tapu siciline tescile ilişkin olarak verilen karar kesinleşinceye kadar devam edeceği, şayet, davalı parselin tamamı veya bir bölümü yönünden davalı bulunduğu kadastro mahkemesince hüküm kurulmamış ve sicil oluşturulmamış ise, ilgili hükmün kesinleşmesinin, hüküm kurulmayan parsel veya parsel bölümü yönünden hukukî bir sonuç doğurmayacağı ve karar şeklen kesinleşse de dava derdest kaldığından gerçek anlamda kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle,
hakkında karar verilmeyen parsel veya parsel bölümü yönünden, kadastro hâkiminin sicil oluşturmakla yükümlü bulunması ve sicilin açık kalması nedeniyle, mahkemece re'sen ve derhal ele alınıp, hüküm kurulabileceği, açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, yörede yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında hakkında tespit tutanağı düzenlenerek kadastral çapa bağlanan 45 ada 81 parsele ilişkin olarak, gerek kadastro mahkemesinde gerekse de genel mahkemede açılan ve karara bağlanan tüm davaların dosya arasına getirtilmesi, tapu müdürlüğünden 45 ada 81 parselin tapu kütüğünün dosya arasına alınması,
yine tapu kütüğüne ilişkin olarak ne gibi işlemler yapıldığının araştırılması, tapu kütüğünün halen davalı olup olmadığı veya tescil harici alan olarak bırakılıp bırakılmadığının belirlenmesi, ilk kadastral çapı ve açılan davalar sonucu 45 ada 81 parselden ifraz edilen taşınmazları bir arada gösterir birleşik krokinin getirtilmesi gerektiği, araştırma sonucu dava konusu taşınmazın tapu kütüğü halen kadastro mahkemesinde davalı olarak gözükmesi nedeniyle açık bırakılmış ise, 3402 ...
Kanunun 26/son maddesi uyarınca, kadastro mahkemesi'nin görevli olduğu nazara alınarak, dava dosyasının kadastro mahkemesine aktarılması gerektiği, şayet, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak genel arazi kadastrosu sırasında 45 ada 81 parsel ... taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen kadastro tesbit tutanağı iptal edilerek taşınmaz tescil harici bırakılmış ve tapu kütüğü oluşturulmamış ise, eldeki davanın tescil davası olarak kabulü ile, MK'nın 713. maddesi uyarınca, tescil ilânlarının yapılması, ilgili kurumlara yönelik olarak husumetin yaygınlaştırılması sağlanması, dava konusu taşınmazın niteliğinin mera olup olmadığı,
kesinleşmiş orman sınırları içinde kalıp kalmadığı, orman sınırları dışında ise yörede seri usûlde orman kadastrosu yapıldığından, seri dışında kalan taşınmazlara ilişkin orman kadastrosu bulunmadığı gözönüne alınarak eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarından inceleme yapılmak suretiyle orman sayılan yerlerden bulunup bulunmadığı,
tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı ile taşınmazın tescile tâbi olan ve olmayan bölümleri ve taşınmazın yüzölçümünün önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi marifetiyle yeniden yapılacak keşifte belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece (Nazilli 2. Asliye Hukuk) Mahkemesinin 13.02.2020 tarih ve 2015/521 Esas, 2020/130 Karar ... kararıyla. "Bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu yerin orman tahdit sınırları dışında olduğu ve orman sayılmadığı, A, B ve C ile gösterilen yerlerin üzerinde zeytin ağacı bulunan tarım arazisi niteliğinde olduğu, geriye kalan kısımların ise eğimleri % 300 - 500' e varan aralıklarda olduğundan 5403 ...
Toprak Karuma ve arazi Kullanımı Kanunu'nun tanımlar kısmındaki tarım arazisi tanımındaki imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazilerden olmadığı" gerekçeleriyle, davaya konu ... ili ... ilçesi Kurtuluş Mahallesi 45 ada 81 nolu parseldeki 584.364,46 metrekare taşınmazın, teknik bilirkişi kurulunun 10.06.2019 havale tarihli rapor ve eki krokisindeki A (5.185,75 metrekare),
B (534,96 metrekare) ve C (1.970,68 metrekare) ile gösterilen zeytinlik vasıflı taşınmazların tefrik edilerek başka parsel numarası ile ve yine aynı yerde artan 576.673,07 metrekarelik çalılık dere ve tepe vasıflı kısmın belirtilen vasıflarla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu belirterek, hükmün bu yönden bozulmasını istemiştir.
2. Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının eylemli orman olduğunu, tarımsal kullanıma uygun olmadığını, eğiminin fazla olduğunu, orman sınırları dışında kalsa dahi orman vasfının ortadan kalkmayacağını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraz davası sonucu, hakkında kabul kararı verilen ve bu nedenle ifraz edilen kısımdan geriye kalan taşınmaz bölümü hakkında tescil hükmü kurulmaması nedeniyle -taşınmaz hakkında sonradan açılan tescil davaları da dikkate alınarak- taşınmaz bölümünün tapuya tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; görevli mahkemenin genel mahkemeler mi Kadastro Mahkemesi mi olduğu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve taşınmazın tescile tabi yerlerden olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 26 ncı maddesi,
3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince dava, tapusuz taşınmazın tescili olarak nitelendirilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ile usul ve Kanun'a uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, dava konusu edilen 45 ada 81 parsel ... taşınmaz, 1981 yılında kadastro tutanağı düzenlenerek 624.853 metrekare yüzölçümüyle kadastral çapa bağlanmış ve kadastro komisyonunca itirazları reddedilen hak sahibi kişilerce Kadastro Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası açılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, ayrı ayrı açılan davaların birleştirilmesi sonucu yapılan yargılama neticesinde, birleşen 1981/555 Esas ... dosyada davacı ... ve arkadaşlarının açtığı kadastro tespitine itiraz davasının reddine, davacı ...'nin dava ettiği 45 ada 84 parsele bitişik ve bilirkişi raporunda gösterilen 2.183 metrekarelik yerin Hazine adına tespit edilen 45 ada 81 parselden iptali ile davacı ... tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve bu hüküm, temyiz incelemesinden geçerek 26.01.1987 tarihinde kesinleşmiştir.
Görüldüğü üzere. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen kararda, 45 ada 81 parselin 2.183 metrekarelik kısmından geriye kalan bölümü ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Halbuki, 3402 ... Kanun'un 26 ncı maddesinde, kadastro mahkemesinin görev ve yetkisinin, taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı tanzim edilmekle başlayıp tapu siciline tescile ilişkin olarak verilen karar kesinleşinceye kadar da devam edeceği düzenlenmiştir.
Dava konusu parselin 2.183 metrekare dışındaki kalan bölümü yönünden Kadastro Mahkemesince hüküm kurulmamış ve sicil oluşturulmamıştır. Kadastro Mahkemesince verilen 1981/555 Esas ... hükmün kesinleşmesi, hakkında tescil hükmü kurulmayan parsel bölümü yönünden hukukî bir sonuç doğurmaz ve karar şeklen kesinleşse de dava derdest kaldığından gerçek anlamda kesinleştiğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında karar verilmeyen (tescil hükmü kurulmayan) taşınmaz bölümü yönünden, kadastro hâkiminin sicil oluşturmakla yükümlü bulunması ve sicilin açık kalması nedeniyle, eldeki davada görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik karar verilmelidir.
2. Asli müdahil Orman İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu edilen yerin 1969 yılında orman kadastrosunda orman sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle, orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de usulüne uygun olarak orman araştırması yapıldığından söz edilemez.
Şöyle ki; yörede orman kadastrosu seri usulde yapılmış ve dava konusu taşınmaz bu çalışma neticesinde seri / orman dışında kalmıştır. Seri bazda yapılan orman kadastrosunda sadece devlet ormanlarının tespitinin yapıldığı ve seri dışında kalan taşınmazlara ilişkin olarak yapılmış bir orman kadastrosunun bulunmadığı gözönüne alınarak, en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası üzerinde inceleme yapılmak suretiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
3. Hal böyle olunca; görevli Kadastro Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için,yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan,
aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116 Orman Kanunu (3116 ... Kanun), 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) ve 5658 ...
Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunla (5658 ... Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;
yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;
taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve gerçek eğime göre - teraslanmak suretiyle eğimin azaltılmasının taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği gözetilerek - taşınmazın öncesinin orman veya 6831 ...
Orman Kanunu'nun (6831 ...
Kanun) 1/J maddesi kapsamında eğimi %12'yi aşan ve orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve böylelikle çekişmeli taşınmazın hangi bölümlerinin veya tamamının orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
4. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenlerine göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4477, K. 2023/5062, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama