KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/4646 E., 2023/6599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava tarihi
- 14.01.2013
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik , süre , temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “ Dava konusu taşınmazların bulunduğu ... Köyünde kadastro çalışmaları yapıldığı, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ...
Kanun) 26 ncı maddesinde, kadastro mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağının ve 27 inci maddesinde de, yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceğinin belirtildiği, bu nedenle mahkemece tutanak düzenlenen bölümler belirlenerek bu bölümler hakkında görevsizlik kararı verilmesi,
şayet tutanak düzenlenmeyen kısım varsa bu kısım hakkında ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu E harfli kısmın kadastro çalışmaları esnasında tapulama dışı bırakıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda A, B, C ve D harfi ile gösterilen yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu, her ne kadar tanık ve mahalli bilirkişilerce anılan raporda E harfli yerin davacı tarafından evvelden beri kullanılageldiği beyan edilmiş ise de söz konusu yasal hükümler ve emsal Yüksek Mahkeme kararları da dikkate alınarak,
hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere, 1955, 1973, 1984 ve 2004 tarihli hava fotoğraflarında E harf ile gösterilen taşınmazın, Botan Nehri ortasında adacıkta olduğu ve tarımsal olarak kullanılmadığı, dolayısıyla dava konusu taşınmazda dava tarihi 2013 olduğu da göz önüne alındığında 20 yıllık nizasız ve fasılasız zilyetlik ile emek ve para sarf edilerek imar ihya şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından takdiri delil olan tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle, ... ili Merkez ilçesi ...
Köyünde bulunan tapulama harici bırakılan ve dosya arasında bulunan fen bilirkişileri ... ... ve ...tarafından tanzim edilen 02.10.2013 tarihli bilirkişi raporu ekinde krokide A,B,C ve D harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden verilen harcın yatırılmaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2016 tarih ve 2015/6550 Esas, 2016/2339 Karar ... ilamıyla kesinleşmiş olduğundan bu taşınmazlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
davacının 02.10.2013 tarihli bilirkişi raporu eki krokide E harfi ile gösterilen 3.900,39 m²'lik taşınmaza ilişkin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 ...
Kanun ) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ( 1086 ...
Kanun ) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4646, K. 2023/6599, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama