İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/5880 K.2022/4643

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün Yargıtayca duruşma yapılması suretiyle incelenmesi müdahil ... ve ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise…

Esas2021/5880Karar2022/4643Tarih17 Mayıs 2022Okuma6 dk · 1.252 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/5880 E., 2022/4643 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mayıs 2022
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Dava türü
Kadastro Tespitine İtiraz
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.252 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün Yargıtayca duruşma yapılması suretiyle incelenmesi müdahil ... ve ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacılar ... ve ... vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.05.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden Hazine vekili Av. ... ... ..., ... ve ... vekili Av. ...'nun katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, Kadirli ilçesi Kesikkeli Köyü çalışma alanında bulunan 43 parsel sayılı 230.600,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.

İtirazları komisyonca reddedilen davacılar ... ve ..., taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ...’a ait tapulu yer iken 1951 yılında ölümüyle mirasçılarına kaldığını, davalı taraf adına hasımsız tescil ilamıyla oluşan tapunun hukuki kıymetinin bulunmadığını öne sürerek, taşınmazın murisin tüm mirasçıları adına tescili istemiyle; davacılar Hayriye Yersu ve ... ... ise, taşınmasın murisleri adına kayıtlı Nisan 1308 tarihli 2 ila 12 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığını öne sürerek, 1/2 paylı olarak adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar; yargılama sırasında müdahil ... ve ..., tespite esas alınan tapu kaydından tapuya dayalı olarak pay satın aldıklarını öne sürerek davaya katılmışlardır.

Davacılar ... ve ... ile arkadaşları tarafından, tespitten önce Asliye Hukuk Mahkemesinde, ... ve ...’ı taraf göstermek suretiyle, davalılar adına tescil ilamıyla oluşan tapu kaydının iptali ve adı geçenlerin müdahalesinin önlenmesi istemiyle açtıkları dava, taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve bilahare eldeki dosyayla birleştirilmiştir.

Mahkemece verilen önceki tarihli hüküm, davalının temyizi üzerine usule ilişkin nedenlerle bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar ve müdahillerin davalarının ayrı ayrı reddine, tespitin iptali ile 43 parsel (yeni 103 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın 221.911,29 m2 yüzölçümlü olarak tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... vekili, müdahiller ... ve ... vekili ile davaya dahil edilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, davalı tarafın dayandığı, aynı zamanda tespite esas alınan tescil ilamı ile oluşan Temmuz 1953 tarihli 14 sayılı tapu kaydının tedavülü Eylül 1953 tarihli 2 sayılı tapu kaydının dayanağı tescil ilamında kesinleşme şerhi bulunmadığı bu nedenle yolsuz olduğu, tespit tarihinden önceki 20 yıllık zilyetliğin mahalli bilirkişilerce bilinemediği, tespite esas alınan 1936 yılından tespitin yapıldığı 1957 tarihine kadar 20 yıllık zilyetliğin dolmadığı, 20 yıllık zilyetliğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı belirtilerek taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Çekişmeli taşınmazın tespitinin tescil ilamıyla ... adına oluşan Temmuz 1953 tarihli 14 sayılı tapu kaydının tedavülü olarak ... (...’ın eşi) adına satış nedeniyle oluşan Eylül 1953 tarihli 2 sayılı tapu kaydına ve ... ... adına bulunan 1936 tarihli 30 tahrir nolu vergi kaydına dayalı olarak 1957 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı ... ... (... eşi) tarafından, 1954 yılında (kadastro tespiti yapılmadan önce) ...’a karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde, taşınmazın eşi ... ...’a ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığı, mirasçılardan ... ...’ın ise tek başına taşınmaz hakkında kendileri taraf gösterilmeden açtığı tescil davası sonucunda adına tapu kaydı oluştuğunu öne sürerek bu tapu kaydının iptali istemiyle dava açtığına ve kadastro sırasında diğer mirasçılar tarafından süresi içinde yine aynı gerekçelerle kadastro tespitine itiraz davası açıldığına göre,

öncelikle belirlenmesi gereken husus -taşınmazın ... (ve devamında satış nedeniyle ... adına) oluşan tapu kaydının dayanağı tescil ilamında kesinleşme şerhinin bulunduğu ve bu nedenle tapu kaydının usulüne uygun şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de söz konusu tescil ilamının taraf olmamaları nedeniyle ... ... mirasçılarını ve Hazineyi bağlamayacağı dikkate alınarak- tapu kaydının oluştuğu tarihten önce zilyetlik ve tasarrufun bizzat ...’a mı ait olduğu yoksa taşınmazın ... ...’a ait iken beyanlarda da belirtildiği üzere ...’in çocuğunun bulunmaması nedeniyle ... tarafından ona yardım amaçlı olarak birlikte mi kullanıldığı (diğer bir

anlatımla mülkiyetinin ... ...’a mı ait olduğu) noktasında toplanmaktadır.

Diğer taraftan Asliye Hukuk Mahkemesinde ... ... tarafından açılan davanın görevsizlikle Kadastro Mahmekesine aktarılması söz konusudur.

3402 sayılı Kadastro Kanun'un 30/1. maddesinde kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hâkimin resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.

Anılan kanun maddesinde ayrıca taşınmaz malın ölü bir sahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o sahsın adına tescil kararı verileceği de düzenlenmiştir. Buna göre somut dosya açısından Mahkemenin gerçek maliki bulmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan dava konusu taşınmazın güneyinde bulunan 42 parsel sayılı taşınmazın, ... ... adına kayıtlı bulunan Mayıs 1399 tarihli 8 nolu tapu kaydına ve yine ... ... adına bulunan 1937 tarihli 28 ve 29 nolu vergi kayıtlarına dayalı olarak tespitinin yapıldığı, Hazine tarafından Mahlulat Kaydına dayalı olarak 42 parselin Hazine adına tescili istemiyle dava açıldığı ve yargılama sonunda, hem eldeki davanın konusu 43 parselin hem de 42 parselin doğusundan geçen Tozlu - Kesikkeli Köyü yolunun Mahlulat Kaydının sınırını oluşturduğu, 42 parselin tespite esas alınan kayıtların kapsamında kaldığı gerekçesiyle Hazinenin davasının reddine ve taşınmazın ... ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Eldeki davada; Mahkemenin de kabul ettiği üzere, ... ... adına kayıtlı bulunan Mayıs 1399 tarih ve 8 nolu tapu kaydının 42 parsele ait olduğu ve 43 parseli kapsamadığı anlaşılmaktadır

Ne var ki; komşu 42 parselin tespitine esas Mayıs 1399 tarih ve 8 nolu tapu kaydının kuzeyi (43 parsel yönünü) ... oğlu ... tarlası olarak okumakta olup, yine 42 parselin tespitine esas ve bu tapunun oluşum tarihinden daha sonraki 1936 tarihli 29 nolu vergi kaydının kuzeyi ise ... oğlu ... iken kendi tarlası olarak okuması ve eldeki davanın konusu 43 parselin tespitine esas 1936 tarihli 30 tahrir nolu vergi kaydının da güneyi (yani komşu 42 parsel yönünün) kendi tarlası olarak okuması, 30 nolu vergi kaydının diğer yönlerinin de zeminde mevcut olması karşısında, artık 30 nolu vergi kaydının eldeki davanın konusu 43 parseli kapsadığının ve sınırlarının sabit olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazın, 30 nolu vergi kaydının oluştuğu 1936 tarihinden önce ... ...’ın tasarruf ve zilyetliği altında olduğu, 1951 yılında ölümüyle mirasçılarına kaldığının, mirasçılardan ...’ın kendi adına açtığı tescil davası sonucunda alınan tapu kaydının, taraf olmamaları nedeniyle ... ... mirasçılarını bağlamayacağının, yine bu tescil ilamı sonucunda oluşan tapu kaydından yargılama sırasında pay satın alan müdahil davacılar ... ve ...’ın pay satın almalarının ... ... mirasçılarına karşı hukuken geçerliliğinin bulunmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının yerinde olmadığı;

yine Hazine vekili taşınmazın eksik yüzölçümlü olarak Hazine adına tesciline karar verildiğini öne sürerek hükmü temyiz etmiş ise de kadastro tespitinin 230.600,00 m2 yüzölçümlü olarak yapıldığı, yargılama sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 22/A maddesi gereğince yapılan çalışma neticesinde taşınmazın 103 ada 1 parsel numarasıyla 221.911,29 m2 yüzölçümünde olduğunun belirlenmesi karşısında Mahkemece yeni parsel numarasına ve yeni yüzölçümüne atıf yapılarak hüküm kurulduğunun anlaşılmasına göre bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde bulunmadığı,

ne var ki Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 25. maddesi gereğince öncelikle ... ...’ın mirasçılarının eksiksiz bir şekilde belirlenmesi ve akabinde dava konusu taşınmazın ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, müdahiller ... ve ... vekili ile davaya dahil edilen Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine; davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 54.40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 26.30 TL'nin temyiz eden müdahiller ... ve ... ...'dan alınmasına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacılar ... ve ...'e iadesine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 17.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/5880, K. 2022/4643, 17 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5880
Karar No
2022/4643
Tarih
17 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/5882 K.2022/7864
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/5884 K.2022/4914
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/5887 K.2022/4645
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/5893 K.2022/4913
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/5894 K.2022/4905
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/5897 K.2022/2612

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.