KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/6637 E., 2022/7918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Dava türü
- Kadastro Tespitine İtiraz
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştikten sonra, davalılar ... ve ... vekili tarafından mahkemeye sunulan 31.03.2021 tarihli dilekçe ile yargılama aşamasında müvekkillerine yapılan tüm tebliğatların usulüne uygun bulunmadığını ve müvekkillerinin davadan haberdar olmadıklarını ileri sürerek, kesinleşme şerhinin kaldırılmasını, yargılamanın yeniden yapılarak davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmesi üzerine,
Mahkemece verilen 02.04.2021 tarihli ek kararla; temyiz süresi geçtikten sonra talepte bulunulduğu ve ihtiyati tedbir şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiş, bu ek karar davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Kadastro sırasında, Samsun İli Merkez İlçesi .... Köyü çalışma alanında bulunan 487, 488 ve 489 parsel sayılı sırasıyla 16.499.00, 15.985,00 ve 13.280,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, pay satışı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 487 parsel sayılı taşınmaz payları oranında davalı ... ve müşterekleri adına; 488 parsel sayılı taşınmaz 1/5 payla ..., 4/5 payla ... adına; 489 parsel sayılı taşınmaz ise 1/5 payla ..., 4/5 payla ... adına tespit edilmişlerdir.
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ..., çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek, dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... ile davalı ... ve arkadaşları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, temyiz edilmeksizin 19.07.1976 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu kez, davalılar ... ve ... vekili tarafından mahkemeye sunulan 31.03.2021 tarihli dilekçe ile, yargılama aşamasında müvekkillerine yapılan tüm tebliğatların usulüne uygun bulunmadığını ve müvekkillerinin davadan haberdar olmadıklarını ileri sürerek, kesinleşme şerhinin kaldırılmasını, yargılamanın yeniden yapılarak davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmesi üzerine, Mahkemece verilen 02.04.2021 tarihli ek kararla; temyiz süresi geçtikten sonra talepte bulunulduğu ve ihtiyati tedbir şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiş; bu ek karar davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Temyiz isteminin süreden reddine dair ek karar yönünden yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 39. maddesinde; “Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; davalılardan ... dava tarihinde ve yargılama sırasında 18 yaşından küçük olup, Mahkemece kendisine bizzat çıkarılan tebligatlar usulüne uygun olmadığı gibi, ...’ın velisi olan davalı annesi ... ile diğer davalı ... adına çıkarılan duruşma gününü bildirir tebliğ mazbatalarında da, “birlikte amcası/kaynı ... imzasına tebliğ edildiği” belirtilmiş ancak, dosya arasında bulunan nüfus kayıtlarının incelenmesinde; davalılar ... ve ...’ın ... isminde amcalarının bulunmadığı anlaşıldığından bu kişilere yapılan tebligatlar da usulüne uygun değildir.
Öte yandan, Mahkemece davalılardan ... velisi ... ile diğer davalı ... adına çıkarılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin mazbatalarda, “aynı adreste amcası/kaynı ... imzasına tebliğ edildiği” belirtilmiş olup, bu durumda davacı ... ile davalılar arasında menfaat çatışması bulunduğundan, davalılara yapılan tebliğlerin usulüne uygun olmadığı ve Mahkemece, davalıların temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine ilişkin 02.04.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. İşin esası yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/6637, K. 2022/7918, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama