KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/7003 E., 2023/3125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/12 E., 2020/15 K.
- Karar
- Davanın Usulden Reddi
Karar Metni
1.351 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, ... İli ... İlçesi ... Mahalle çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 337 parsel ... 1.540,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4365 ada 19 parsel numarasıyla ve 1.734,40 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 338 parsel ... 860,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4365 ada 20 parsel numarasıyla ve 788,63 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 339 parsel ...
4.160,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4365 ada 21 parsel numarasıyla ve 3.275,57 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 353 parsel ... 1.840,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4365 ada 25 parsel numarasıyla ve 1.908,69 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edildikten sonra; ...'ın itirazı üzerine 09.12.2014 tarihli komisyon kararı ile 4365 ada 19 parsel ... taşınmazın 1.588,84. 4365 ada 20 parsel ... taşınmazın 849,24.
4365 ada 21 parsel ... taşınmazın 3.275,57 ve 4365 ada 25 parsel ... taşınmazın ise 1.893,92 m2 yüzölçümlü olarak belirlenerek bu şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında komisyon kararı ile miras bırakanı ... adına kayıtlı bulunan eski 337 (yeni 4365 ada 19) parsel ... taşınmaz ile davalılardan ...'a ait eski 338 (yeni 4365 ada 20) parsel ... taşınmazın ara sınırı kadimden beri aynı olduğu halde tesis pafta sınırı esas alınmak sureti ile taşınmazların ara sınırının hatalı olarak belirlendiğini,
davalıya ait taşınmaz ile de eski 339 (4365 ada 21) ve eski 353 ( yeni 4365 ada 25) parsel ... taşınmazların ara sınırının pafta esas alınmak sureti ile hatalı belirlendiğini ve davalı taşınmazının bir kısmının kadim sınırlar esas alınmayarak sözü edilen taşınmazlarda bırakıldığını ileri sürerek, 4365 ada 19, 20, 21 ve 25 parsel ... taşınmazların komisyon kararı sonucu oluşturulan uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile kadim sınırlar esas alınmak sureti ile belirlenecek sınır ve yüzölçümleri ile tapuya kayıt ve tescillerini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2014/33 Esas, 2016/16 Karar ... kararı ile çekişmeli 4365 ada 21 ve 25 parsel ... taşınmazların davacı tarafa ait taşınmazlarının sınırının bulunmadığı, 4365 ada 19 ve 20 parsel ... taşınmazların ara sınırı yönüyle ise tesis pafta sınırları zemin ile uyumlu olmamakla beraber, tesis kadastrosuna ilişkin takeometrik ölçü değerleri ile kadastro paftasının uyumlu olduğu, çekişmeli taşınmazlar dışında ada bazında zeminde uyumsuzluk bulunduğunu gösterir keskin farklılıklar bulunmadığı gerekçeleri ile 4365 ada 21 ve 25 parsel ... taşınmazlar yönüyle davanın taraf sıfatı yokluğu nedeni ile, 4365 ada 19 ve 20 parsel ... taşınmazlar yönüyle ise davanın esastan reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay ( Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2016/13152 Esas, 2019/7215 Karar ... kararıyla eldeki davanın, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 22/2-a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olduğu, tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 337 (yeni 4365 ada 19) parsel ... taşınmazın, kayıt maliki ...'nın vefat ettiği ve kayıt malikine ait veraset ilamına göre taşınmazda davacı ... dışında paydaşların da bulunduğu ve taşınmazın müşterek mülkiyete konu olduğunun anlaşıldığı, davanın, niteliği itibariyle bütün paydaşlar tarafından birlikte açılması veya tamamının katılımının sağlanması suretiyle davaya devam edilmesinin zorunlu olduğu,
ne var ki Mahkemece, diğer paydaşların davaya katılımları sağlanmaksızın yargılama yapılıp hüküm verilmesi cihetine gidildiği açıklanarak Mahkemece, taşınmazın diğer paydaşlarının davaya katılımını sağlaması için davacıya süre ve imkan tanınması, bu şekilde aktif dava ehliyetindeki eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın niteliği gereği taşınmaza müşterek halinde malik olan paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut bulunduğu, başka bir deyişle uygulama kadastrosuna itiraz davalarının müşterek halindeki maliklerin tümünün katılımıyla açılması gerektiği, zorunlu dava arkadaşlığının mevcut olduğu davalarda davacıların tümünün katılımı sağlanamadığı takdirde 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ...
Kanun) 114/1-d maddesinde düzenlenen dava ehliyetine sahip olma dava şartı eksikliği nedeniyle davanın 6100 ... Kanun'un 115/2 nci maddesi uyarınca usulden reddi gerektiği, somut davada, davacı ... vekiline diğer paydaşları davaya dahil etmesi için kesin süre verildiği, bu kesin süre içerisinde davacı tarafın diğer paydaşların davaya muvafakatini alamadığı gibi, paydaşlardan ...
Gocuklar'ın 21.10.2020 tarihli duruşmada davaya katılmak istemediğini beyan ettiği gerekçesiyle davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın 6100 ... Kanun'un 115/2 nci maddesi gereğince usulden reddine, çekişmeli 4365 ada 19, 20, 21 ve 25 parsel ... taşınmazların uygulama kadastro tespitleri gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, verilen süre içerisinde eksikliğin giderildiğini ve dahili dava dilekçesi verildiğini, adil yargılanma hakkı ve hak arama özgürlüklerinin ihlal edildiğini, paydaşlardan ... Gocuklar'ın komşu taşınmazda da hissedar olup, kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazın paydaşlarından biri ya da bir kısmının uygulama kadastrosuna itiraza yönelik dava ehliyeti bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 702 inci maddesinin 4 üncü fıkrası, 3402 ... Kanun'un 22 inci maddesinin 2 inci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesi tarafından (IV.B) numaralı paragrafta yazılı gerekçe ile, davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna aykırı olduğu gibi, istikrar kazanmış Daire uygulamalarına da uygun düşmemektedir.
2. Dava, uygulama kadastrosuna itiraza yönelik olup, bu tür davaların amacı tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesidir. Bu davalarda, taşınmazların mülkiyetinin kim ya da kimlere ait olduğu hususunda bir değerlendirme ya da yargılama yapılmamaktadır.
3. Diğer yandan 4721 ... Kanun'un 693 üncü maddesinin üçüncü bendinde paydaşlardan her birinin, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabileceği, 4721 ... Kanun'un 702 nci maddesinin dördüncü fıkrasında ortaklardan her birinin topluluğa giren haklarının korunmasını sağlayabileceği belirtilmiştir.
4. Uygulama kadastrosuna ilişkin ihtilaflarda da paydaş veya ortaklardan birisinin işlemin doğruluğunun denetlenmesini istemesinin davanın niteliği gereği taşınmazın bütününe yönelik olduğu, bir diğer ifade ile talebin bölünemez nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, uygulama kadastrosuna ilişkin davaların, tüm paydaş ve ortaklar tarafından birlikte açılmasını gerektirir yasal bir zorunluluk da bulunmamaktadır. Dolayısı ile, 4721 ... Kanun'un 693 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 702 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, her bir paydaş ve ortağın diğerlerini temsilen dava açabileceğinin kabulü gerekir.
5. Öncesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince istikrar bulan uygulama ile "...davanın niteliği itibariyle bütün paydaşlar tarafından birlikte açılması veya tamamının katılımının sağlanması suretiyle davaya devam edilmesinin zorunlu olduğu..." yönünde bozma kararları verilmekle birlikte, Dairemizce bu uygulamadan dönülmüş olup, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda istikrarlı kararlar verilmektedir.
4. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın diğer ortakların katılımı olmadan tek başına dava açabileceği, bir başka ifadeyle dava açmakta aktif dava ehliyetinin mevcut olduğu gözetilmek suretiyle, işin esasına girilerek, uygulama kadastrosuna itiraz davalarına ilişkin Yargıtayın yerleşik ilke ve esaslarına uygun araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/7003, K. 2023/3125, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama