İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/7469 K.2024/2863

Taraflar arasındaki 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 Sayılı Kanun)

Esas2021/7469Karar2024/2863Tarih24 Nisan 2024Okuma8 dk · 1.518 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/7469 E., 2024/2863 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/2815 E., 2021/367 K.
Karar
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2018/128 E., 2019/215 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.518 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 Sayılı Kanun)

11. maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı yapılan itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 1943 yılında 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman tahdidi, 1972 yılında yapılan arazi kadastrosu, 26.12.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 Sayılı 6831 Sayılı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 Sayılı Kanun) ile değişik 2. maddesi uygulama çalışmaları, 22.05.1985 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2896 Sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun(2896 Sayılı Kanun) ile değişik 2/B uygulama çalışmaları, 10.04.1989 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) ile değişik 2/B uygulama çalışmaları ve 13.08.1998 tarihinde ilan edilen 2924 sayılı Kanun uygulamalarına esas olmak üzere 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 Sayılı Kanun) göre kadastro çalışmaları bulunmaktadır.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi tarafından ... Baltacı'dan 1990 yılında satın alınıp 15.07.1993 de müvekkiline zilyetlik senedi ile devir edilen İstanbul ili, ... ilçesi,... mevkii, 146 ada 1 parselin nizasız ve fasılasız olarak elinde bulundurmakta olduğunu, üzerinde ev bulunan arsanın orman vasfını yitirmiş ve orman dışına çıkmış olduğunu, müvekkilin ailesi tarafından yıllardır kullanıldığını, davaya konu parselin Kadastro Müdürlüğü tarafından orman vasfı nedeni ile Hazine adına yapılan orman kadastrolarındaki teknik hataların düzeltilmesine ilişkin tespite yapmış oldukları itirazlarının kabulü ile, arsanın orman sınırları dışında olduğunun tespiti ile şerhine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde.

İstanbul ili, ... ilçesi, ...Mahallesinde ilk orman tahdidinin 1943 yılında 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) göre yapıldığını, 08.04.1943 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini ve tescil edildiğini, dava konusu 146 ada 1 nolu parselin bu sınırlar dahilinde orman sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın 2/B sınırları içerisinde bulunduğundan İdare aleyhine açılan davanın husumetten reddinin gerektiğini, kadastro tespitine itiraz davalarının tespit maliki olan kişiler aleyhine açılmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle davada İdarenin taraf sıfatı bulunmadığından husumetten reddini,

davacının dava konusu yapmış olduğu taşınmazın yargılama esnasında orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edilmesi halinde açılmış olan haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2016/56 Esas, 2018/9 Karar Sayılı ilamı ile; dava konusu edilen ve keşifte (A) harfi ile gösterilen alanın ilk olarak 1943 yılında yapılan çalışmada orman sınırları içinde gösterildiği, 1972 yılındaki ilk tapulama çalışmasında da yine orman sınırları içinde yeşil alanda gösterildiği, 1980 yılında yapılan çalışmada (A) ile gösterilen alanın durumunda bir değişiklik olmadığı, sonrasında yapılan çalışmalarda da (A) ile gösterilen alanın orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği, 2016 yılında 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 Sayılı Kanun)

11. maddesi kapsamındaki Orman Haritalarının Teknik Hatalar Tespit ve Düzeltme çalışmasında da (A) ile gösterilen alanın orman tahdidi içinde bırakıldığı ve durumda bir değişiklik yapılmadığı, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalara göre orman tahdidi kesinleşmiş olarak kalan taşınmaza ilişkin yapılan bu uygulamanın yeni bir itiraz ya da dava hakkı vermeyeceği, 6292 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan çalışmanın ölçüm ve düzeltme çalışması olduğu, öncesinde kesinleşen çalışmalara göre orman olarak belirlenen dava konusu yere ilişkin çalışma ile yeni bir durum oluşturulmadığı,

bu nedenle yapılan kadastro çalışmasının mevcut usul ve kanunlara uygun olduğu, bunun yanı sıra Hazineye ait taşınmaza ilişkin orman sınırı dışına çıkartılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesince emir ve talimat verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2016/56 Esas, 2018/9 Karar Sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 'nin 03.12.2018 tarihli ve 2018/1215 Esas, 2018/2161 Karar sayılı ilamıyla; davacının dava konusu yaptığı yerin sadece beyanlar sütununda adına kullanıcı şerhi bulunan 146 ada 1 sayılı parselin bitişiğinde bulunan teknik bilirkişi raporuna ekli krokide A harfiyle gösterilen 107,43 m2'lik alandan ibaret olmadığı, keşifle gösterilen ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde vurgulanan ve dilekçeye ekli haritada gösterilen 146 ada 1 sayılı parsel ile yol arasında kalan taralı alanın da dava konusu yapıldığı,

hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bu alan hakkında bir değerlendirme yapılmadığı, davacının taralı alan ile ilgili talebi hakkında hüküm tesis edilmemiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile davacının tüm taleplerinin değerlendirilip karara bağlanması açısından esas incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesince kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin dava ettiği alanın keşifte ayrıntılı olarak belirlendiği, dava konusu bu alanın ilk olarak 1943 yılında yapılan çalışmada orman sınırları içinde gösterilmiş olduğu, o tarihe yakın hava fotoğrafı ile de bu işlemin fiili duruma uygun olduğunun anlaşıldığı,

dava konusu bu alanın 146 ada 1 nolu parselin devamı olduğu iddia edilmiş ise de, taşınmaza yönelik yapılan 1744 ve 3302 sayılı Kanun çalışmalarında ve 6292 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamındaki Orman Haritalarının Teknik Hatalar Tespit ve Düzeltme çalışmasında da parselin köşe orman sınır noktalarına uyulduğu, dava konusu edilen alanın 1943 yılından sonra yapılan 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanun çalışmalarında da orman sınırları içinde olma durumunu koruduğu,

taşınmaza yönelik orman sınırı dışına çıkarılma işlemi yapılmadığından yapılan 6292 sayılı Kanun çalışmasının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazı müvekkilinin eşi tarafından ... Baltacı'dan satın 1990 yılında satın alındığını, bu tarihten itibaren taşınmazı elinde bulundurduğunu, dava konusu taşınmazın üzerinde müvekkilinin evininde bulunduğunu, orman vasfını yitirdiğini ve 26.11.1990 tarihli ve 19882 nolu yazı ile Alemdağ Orman İşletme Şefliği tarafından da teyitli olarak orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, taşınmazın müvekkili ve ailesinin tüm vergi ve harçları ödediğini, İlk Derece Mahkemesinin eksik araştırma ve yetersiz inceleme ile karar oluşturduğunu tüm bu hususlar doğrultusuna İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

Davacı tarafın talebinin bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.370,48m2' lik kısmın orman tahdit dışına çıkartılmasına yönelik olduğu, davacının kullanımında bulunan 146 ada 1 parsel ve dava konusu edilen ve bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen taşınmazın, 1943 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakıldığı, davacının kullanımında bulunan 146 ada 1 parselin bulunduğu alanın 1977 yılında 1744 Sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında P.XII ve P.XLV parseli altında 2. madde parselleri olarak orman sınırları dışarısına çıkartıldığı,

ancak davacının dava konusu ettiği (A) harfi ile gösterilen kısmın orman sınırları içerisinde bırakıldığı, daha sonra 2896 ve 3302 sayılı Kanun uygulamalarında da bu kısmın 2/B uygulamasına konu edilmediği, dava konusu edilen 6292 sayılı Kanun çalışmalarında da, taşınmazın sınırlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, 6292 sayılı Kanun çalışmalarının yeni bir orman kadastro işlemi olmayıp, taşınmazı orman sınırları dışına çıkartma yetkisinin bulunmadığı, sadece orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemi yapma yetkisinin bulunduğu,

İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı yapılan itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesi.

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/7469, K. 2024/2863, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7469
Karar No
2024/2863
Tarih
24 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/7480 K.2024/5200
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/7492 K.2024/1585
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/7494 K.2024/2531
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7497 K.2024/2946
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7498 K.2024/3362
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7501 K.2024/3911

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.