KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/8856 E., 2022/7700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Dava türü
- Kadastro (Tespite İtiraza İlişkin
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "çekişmeli taşınmazlara ilişkin olarak bozmadan önce alınan ziraat bilirkişisinin raporunda taşınmazların eğiminin yaklaşık %10 olduğunun ifade edildiği, orman bilirkişisinin raporunda taşınmazların eğiminin ortalama %25-35 olduğunun belirtildiği, bozmadan sonra alınan ziraat bilirkişisinin raporunda taşınmazların eğiminin ortalama %3-7 olduğunun söylendiği, orman bilirkişisinin raporunda ise taşınmazların eğiminin ortalama %25 olduğunun bildirildiği;
öte yandan fen bilirkişisinin raporundaki kroki ile bozmadan sonra alınan fen bilirkişisinin raporundaki krokinin dava konusu taşınmazların komşu parsellerinin konumu açısından birbiri ile çelişkili olarak çizildiği belirtilerek; eksik inceleme ile hüküm kurulduğundan yeniden keşif yapılarak eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları uygulanmak sureti ile taşınmazların niteliğinin belirlenmesi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, davacıların dayandığı tapu kaydı miktarı ile geçerli kabul edilerek uygulanması,
davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamı dışında kalan yerlere ilişkin olarak bu kez zilyetlik yolu ile kazanma koşulların araştırılması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulü ile taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmişse de; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki.
Mahkemece son bozma ilamından sonra yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporlarında, 1956 yılı hava fotoğrafında taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ifade edilmişse de hava fotoğrafı üzerinde çıplak gözle yapılan incelemede taşınmazların orman niteliğinde olduğu hususunda kesin bir kanıya varılamamıştır. Çünkü dava konusu taşınmazların yakın cevrelerinde bulunan ve tarla vasfı ile kayıtlı komşu taşınmazlarla aynı nitelikte olduğu görülmüştür.
Bilirkişilerce incelenen 1973 yılına ait hava fotoğrafında ise taşınmazlarda dağınık halde ... ağaçlarının olduğu, ancak taşınmazların kısmen açık olan alanlarının da bulunduğu, bu açık alanların 1956 yılı ve öncesine ait hava fotoğraflarında orman olup olmadığının, hava fotoğraflarının ayrıntılı olarak incelenmemesi nedeni ile netleşmediği, taşınmazlardaki ağaç yaşları üzerinde durularak bilirkişi raporlarını denetlemediği görülmüştür.
Bilirkişilerce taşınmazların ortalama %25-30 eğime sahip oldukları belirtilmişse de önceki raporlarda eğim konusunda çelişkiler bulunduğundan, bu eğimin hangi yöntemle (klizimetre ile mi yoksa memleket haritalarındaki eğrilerden yararlanmak sureti ile mi ) belirlendiği açıklanmamıştır.
Ayrıca davacılar, 1943 yılında oluşup tedavül gören tapu kaydına dayandıklarına göre dava konusu taşınmazlar tapu kapsamında ise orman olup olmadıklarının netleştirilmesi ve daha sonra tapunun 4785 sayılı Kanun kapsamında hukuki değerini koruyup korumadığının belirlenmesi gerekli olduğu halde bu husus mahkemece tartışılmamıştır.
O halde Mahkemece yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının (özellikle varsa 1945 yılı öncesine ait) tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen,
davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;
taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli, stereoskopik hava fotoğrafları stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmazların niteliği tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, taşınmazlarda bulunan ağaçların yaşları hususunda ziraat bilirkişisinden ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, davacıların dayandığı tapu kaydı miktarı ile geçerli kabul edilerek uygulanmalı, tapunun batı sınırında yazan “Musa oğlu Musa” sınırının komşu 27 parsel maliki olduğu gözetilerek tapu miktarı kadar yer belirlenmeli ve ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/8856, K. 2022/7700, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama