KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/9317 E., 2022/8286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili, dava konusu 447 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2.309,6 m2'lik kısmının kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığını belirterek, dava konusu kısmın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve davalıların haksız müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiş, bilahare iptal edilmesini istediği taşınmaz yüzölçümünü 2.313,13 m2 olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ...., İli ...., İlçesi ...., Köyünde tapuda kain 447 ada 1 numaralı parselde harita mühendisi bilirkişi...nın 30.10.2013 tarihli kroki ve raporunda (A ve B) harfleriyle gösterilen sırasıyla 1.196,75 m2 ve 1.116,38 m2'lik kısımların orman sayılan yerlerden ve kesinleşmiş orman sınırı içerisinde kaldığından tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahalenin önlenmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 6831 sayılı Kanun'a göre 2002 yılında yapılıp 29.07.2002-29.01.2003 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B çalışması vardır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalıların aşağıda belirtilen bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekilinin hem tapu iptali ve tescil hem de elatmanın önlenmesi talepleri bulunmaktadır. Dava konusu 447 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalılar paylı maliktir. Yani davalıların dava konusu taşınmazı kullanımı tapu kaydına dayanmaktadır. Bu tapu kaydı iptal edilip iptal kararı kesinleşmedikçe davalıların kullanımının haksız olduğundan söz edilemeyecektir. O halde henüz tapu iptali ve tescil kararı kesinleşmediğinden ve dolayısıyla davalıların herhangi bir haksız kullanımı söz konusu olmadığından elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır.
3. Öte yandan. HMK’nin 297. maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece, taraflarca dile getirilen taleplerin her biri ve taraflara yüklenen borç ile tanınan haklar hakkında tereddüt uyandırmayacak şekilde infazı kabil bir hüküm kurulması gerekmektedir. Oysa ki; somut olayda Mahkemece infazı kabir bir hüküm kurulduğunu söyleme imkanı yoktur.
Şöyle ki; yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın A ve B ile gösterilen kısımlarının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığı tespit edilmiş ancak bu iki kısmın ayrı ayrı parsel numarası verilerek tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Ayrıca tapu kaydının iptaline karar verildiği halde dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kalan ve krokide C ile belirtilen kısmına ilişkin de hüküm kurulmamıştır.
O halde Mahkemece yapılacak iş; infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde, krokide A ve B ile gösterilen yerlerin ayrı ayrı parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve kalan C ile gösterilen kısmın da 447 ada 1 parsel numarasıyla davalılar adına tesciline karar vermek olmalıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/9317, K. 2022/8286, 20 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama