KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/9728 E., 2023/6378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
4.499 kelime·22 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ... vekili ile davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan;
148 ada 123 parsel ... 27.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1950 tarih ve 151 sıra numaralı tapu kaydına istinaden, tarla vasfıyla, genel mahkemelerde dava konusu olduğundan bahisle malik hanesi açık olarak;
148 ada 125 parsel ... 51.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1950 tarih ve 152 sıra numaralı tapu kaydına istinaden, tarla vasfıyla, genel mahkemelerde dava konusu olduğundan bahisle malik hanesi açık olarak;
148 ada 137 parsel ... 14.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1950 tarih ve 150 sıra numaralı tapu kaydına istinaden, tarla vasfıyla, genel mahkemelerde dava konusu olduğundan bahisle malik hanesi açık olarak;
148 ada 130 parsel ... 36.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1975 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydına istinaden, tarla vasfıyla, davalı ... adına;
148 ada 133 parsel ... 14.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1950 tarih ve 102 sıra numaralı tapu kaydına istinaden, tarla vasfıyla, davalılar ... ve ... adlarına;
148 ada 193 parsel ... 18.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1950 tarih ve 99 sıra numaralı tapu kaydına istinaden, tarla vasfıyla, davalılar ..., ... ..., ... adlarına;
148 ada 93, 126, 129 ve 206 parsel ... sırasıyla 3500, 7400, 6.500 ve 3600 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsizden, tarla vasfıyla Hazine adına;
148 ada 227 parsel ... 20.500 metreakare yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden, tarla vasfıyla, davalı ...' in işgalinde olduğu şerh verilmek suretiyle, Hazine adına;
148 ada 207 parsel ... 12.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden, tarla vasfıyla, davalı ...' un işgalinde olduğu şerh verilmek suretiyle, Hazine adına;
148 ada 135 parsel ... 22.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla, ... adına;
148 ada 134 parsel ... 15.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1950 tarih ve 235 sıra numaralı tapu kaydına istinaden, tarla vasfıyla, davalı ... ... ve müşterekleri adına;
148 ada 128 parsel ... 7.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla, davalı ... adına;
148 ada 127 parsel ... 18.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, senetsizden, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmişler ve malik hanesi dolu olan taşınmazlara ilişkin tutanak asılları sonradan dosya arasına getirtilmiştir.
Davacı ... vekili, 02.12.1982 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde; davalıların, ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde bulunan merayı sürerek kendi taşınmazlarının sınırlarını meraya doğru genişlettiklerini ileri sürerek, davalıların meraya olan müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 1989 yılında yörede genel arazi kadastrosu yapılması üzerine görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulü ile 148 ada 133 parselin kadastro tutanağında olduğu gibi, ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 148 ada 130 parselin ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 148 ada 193 parselin fen bilirkişisinin 28.05.2002 tarihli raporunda (B) ile gösterilen 3.000 metrekarelik kısmının 229 parsele eklenerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 193 parselin arta kalan 15.000 metrekarelik bölümünün ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
fen bilirkişisinin 28.05.2002 tarihli raporunda sarı renkle gösterdiği 148 ada 123 parselin miktar fazlası 19.800 metrekare ile mavi renkle boyalı gösterdiği 148 ada 125 parselin miktar fazlası 36.000 metrekare yerlerin mera olarak sınırlandırılmasına,
aynı krokide 148 ada 123 parsel içerisinde yeşil renk ile taralı 8.000 metrekare, 148 ada 125 parsel içerisinde kahverengi ile taralı 15.000 metrekare, kırmızı ile taralı ve (A) harfi ile gösterilen 2.100 metrekare, 148 ada 137 parseli kapsayan kırmızı ile taralı 14.600 metrekare, kırmızı taralı 148 ada 206 parseli kapsayan 3.600 metrekare, kırmızı taralı ve 148 ada 93 parseli kapsayan 3.500 metrekare alanı içerisine alan taşınmazlar bir bütün haline getirilerek tamamı 148 ada 123 parsel altında 46.800 metrekare olarak ... ve müşterekleri adına tespit ve tesciline ilişkin önceki hüküm, davacı ... vekilinin temyizi üzerine,
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.09.2005 tarihli ve 2005/9944 Esas, 2005/10930 Karar ... ilamıyla; " Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında bulunan 23.10.1984 tarihli, fen bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu edilen çekişmeli taşınmazlar ile Kadastro Mahkemesince yapılan keşif sonucunda 28.05.2002 tarihli, fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalı olarak gösterilen taşınmazların birbiri ile çakışmadığı açıklanarak,
öncelikle, Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu edilen taşınmazların kadastro sırasında kaç nolu parseller olarak işlem gördüğü asliye hukuk mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen 23.10.1984 tarihli krokiden yararlanılarak tespit edildikten sonra, bu parsellerin tümünün tutanak asılları ve ekleri bulundukları yerlerden getirtilerek birleştirilmesi, asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı ile aktarılan davanın tarafları ile tespit maliki olarak görünen kişilerin tümünün davanın doğal tarafı olduğu göz önünde bulundurularak, davadan haberdar edilmesi, 3402 ...
Kanun'un 5, 10, 11, 27, 30.maddeleri uyarınca kadastro tespitinden önce genel mahkemelerde dava konusu olan parsellerin malik hanelerinin açık bırakılması ve gerçek hak sahibinin kadastro mahkemesi tarafından belirlenmesinin zorunlu olduğu, Kanun'un açık hükmüne rağmen çekişmeli taşınmazların malik hanelerinin kadastro ekibince doldurulmuş olmasının hukuken yok hükmünde olduğu, Mahkemece davalı tüm parseller belirlendikten sonra,
orman kadastrosuna ilişkin belgeler, dayanak tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları ile en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası getirtilerek keşif yapılması, keşifte dayanak tapu kayıtları mahalli bilirkişiler eliyle araziye uygulanmak suretiyle sınırlarının belirlenmesi, tapu kayıtları gayri sabit sınırlı olduğundan ve tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceğinden, 3402 ...
Kanunun 20/C maddesi gereği miktarları ile geçerli olduğu, yine aynı kanunun 21/1 inci maddesi gereğince dayanak tapu kayıtlarının gayri sabit sınırlı olduğu dikkate alınarak çekişmeli taşınmazların tapu kaydı miktar fazlasını teşkil eden bölümünün sınırdaki ormana el atmak suretiyle orman açıldığının kabulünün gerekeceği, çekişmeli taşınmazların sınırında fiilen orman bulunduğu ve gerçek kişiler adına tapu kayıt miktarının üzerinde yer tescil edilemeyeceği, tapu kayıtlarının bu şekilde sınırları belirlendikten sonra çekişmeli taşınmazların öncesinin hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiğinin saptanması,
taşınmazlar orman veya ormandan açma değilse miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi" gereklerine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının reddine, müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 148 ada 123 parsel ... taşınmaz içerisinde harita mühendisi bilirkişisi ... ...'in 26.11.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda B1 harfi ile gösterilen 15.000 metrekarelik kısmın mevcut parsel yüz ölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle ... mirasçıları adlarına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına,
aynı ek raporda bakiye kalan kısımlar olan (B2) harfi ile gösterilen 10.356,61 metrekarelik kısım ile (C) harfi ile gösterilen 1.203,81 metrekarelik kısmın mevcut parsel yüzölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada aynı parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına,
aynı ek raporda bakiye kalan kısım olan (A) harfi ile gösterilen 1.239,58 metreakrelik kısmın aynı adada ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, 148 ada 125 parsel ... taşınmaz içerisinde harita mühendisi bilirkişisi ... ...'in 26.11.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda (B1) harfi ile gösterilen 38.000 metrekarelik kısmın mevcut parsel yüz ölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle ... mirasçıları adlarına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına,
aynı ek raporda bakiye kalan kısımlar olan (B2) harfi ile gösterilen 4.446,68 metrekarelik kısım ile (A) harfi ile gösterilen 8.553,32 metrekarelik kısmın mevcut parsel yüzölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada aynı parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 93 parsel ... taşınmazın 3.500 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına,
148 ada 206 parsel ... taşınmazın 3.600 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 207 parsel ... taşınmazın 12.600 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 227 parsel ... taşınmazın 20.500 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına,
148 ada 128 parsel ... taşınmazın 7.000 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 129 parsel ... taşınmazın 6.500 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 134 parsel ... taşınmazın 15.200 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... (...) mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına,
148 ada 135 parsel ... taşınmazın 22.200 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla ... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 137 parsel ... taşınmaz 14.600 metrekare yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 126 parsel ... taşınmazın 7.400 metrekare yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına,
148 ada 193 parsel ... taşınmazın 18.000 metrekare yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 130 parsel ... taşınmaz içerisinde harita mühendisi bilirkişisi ... ... ve fen memuru ... ...'ın 13.11.2018 ve 26.11.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 11.094,66 metrekarelik kısım ile (B1) harfi ile gösterilen 13.822,02 metrekarelik kısmın mevcut parsel yüz ölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada aynı parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına,
aynı bilirkişi ek raporlarında bakiye kalan kısım toplamı olan (G) ve (H) harfi ile gösterilen 11.683,32 metrekarelik kısmın mevcut parsel yüz ölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle ... mirasçıları adlarına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 148 ada 133 parsel ... taşınmazın 14.000 metrekare yüzölçümü ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş, hüküm; davacı ... vekili tarafından orman yapılan ve şahıslar adına tescil edilen yerlere ilişkin olarak,
davalı ... ve Remzi Çopur tarafından ise 148 ada 123 ve 148 ada 125 parsellere ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
1. Dava konusu 148 ada 126 ve 148 ada 193 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ...
Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yukarıda belirtilen parseller yönünden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dava konusu 148 ada 123 ve 148 ada 125 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriği ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, 148 ada 123 parsel ... taşınmazın (A) ve (C) harfleriyle, 148 ada 125 parselin ise (A) harfi ile ile gösterilen bölümlerinin orman olduğunun anlaşılmasına göre, davacı ... vekili ile davalılar ... ve ...'un anılan taşınmaz bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.1. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, hükme esas bilirkişi raporunda 148 ada 123 parselin B1 ile gösterilen 15.000 metrekarelik kısmı ile 148 ada 125 parselin (B1) ile gösterilen 38.000 metrekarelik kısmının dayanak tapu kayıtları kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davalı ... mirasçıları adına tarla vasfıyla; 148 ada 123 parselin (B2) ile gösterilen 10.356,61 metrekarelik kısmı ile 148 ada 125 parselin (B2) ile gösterilen 4.446,68 metrekarelik kısmının ise tapu kayıtlarının miktar fazlası ve ormandan açma yerler oldukları gerekçesiyle, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmadığı gibi bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, dayanak tapu kayıtlarının usulünce zemine uygulanması ve bu suretle sınırlarının belirlenmesi istenmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/248 Esas ... dosyasındaki kroki üzerinde çakıştırma yapılarak tapu kayıtlarının kapsamları belirlenmiş; yine 148 ada 123 parsele kadastro sırasında uygulanan gayri sabit sınırlı tapu kaydının 1950 tarih ve 151 sıra numaralı 8.000 metrekare, 148 ada 125 parsele uygulanan gayri sabit sınırlı tapu kaydının ise 1950 tarih ve 152 sıra numaralı 15.000 metrekare yüzölçümlü olmasına rağmen,
bilirkişilerce düzenlenen ve hükme esas alınan çakıştırma krokisinde tapu kayıtları ters uygulanarak kapsam tayin edildiği anlaşılmış ve 151 sıra numaralı tapu kaydının miktarı 8.000 metrekare olduğu halde 38.000 metrekare kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Öte yandan, davacı Hazinenin mera iddiası yönünden komşu köyden tek mahalli bilirkişi dinlenmiş olup, dinlenen bu mahalli bilirkişi tarafından, dava konusu yerlerin hayvan otlatılan yerler olduğu belirtilmesine rağmen, orman bilirkişi raporuna göre orman olmadığı anlaşılan 148 ada 123 parsel ve 125 parselin (B2) ile gösterilen bölümü yönünden - İlk Derece Mahkemesinin tapu uygulamasının kabulü çerçevesinde - neden mera olarak kabul edilmediği de gerekçede tartışılıp açıklanmadığı gibi, ziraat bilirkişi raporunda da bu hususta değerlendirme yapılmamış ve sadece eylemli durumlarıyla ilgili tespitlere yer verilmiştir.
Ayrıca, dava konusu bu taşınmazların, taşınmazlara uygulanan ve uyduğu kabul edilen tapu kayıt malikleri veya mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yalnızca kök muris ve aynı zamanda tapunun paydaşlarından olan ... İsmail'in mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; temyize konu 148 ada 123 ve 148 ada 125 parseller yönünden doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, kadastro sırasında 148 ada 123 parsele uygulanan 1950 tarih ve 151 sıra numaralı 8.000 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı ile 148 ada 125 parsele uygulanan 1950 tarih ve 152 sıra numaralı 15.000 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı, yerel bilirkişiler ve harita mühendisi bilirkişi yardımıyla 3402 ...
Kadastro Kanunu' nun 20. maddesi uyarınca yöntemince yerine uygulanmalı, tapu kayıtlarının sınırları tek tek okunmak suretiyle zeminde gösterilmesi sağlanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen ve gösterilemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulamasına ilişkin sözleri komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerle denetlenmeli, uzman harita mühendisi bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği nokta ve sınırların işaretlendiği,
keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilerek tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak belirlenmelidir.
Bu doğrultuda; açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu tapu kayıtlarının dava konusu 148 ada 123 ve 148 ada 125 parsele uyduğunun anlaşılması durumunda, gayrisabit sınırlı olmalarından dolayı miktarları ile geçerli oldukları düşünülerek, tapu kayıtlarının kapsamı, 123 parselin (A) ve (C), 125 parselin ise (A) harfiyle gösterilen ve orman olduğu anlaşılan bölümleri ile birlikte değerlendirilerek tapu maliklerine ona göre yer verilmeli;
miktar fazlası bölümler veyahut tapu kayıtlarının uymadığı kanaatine varılması durumunda tüm taşınmazlar yönünden - orman olduğu sabit olan 123 parselin (A) ve (C), 125 parselin ise (A) harfi gösterilen bölümleri dışında kalan yerler açısından- davacı Hazinenin mera iddiası bulunduğu dikkate alınarak usulüne uygun şekilde mera araştırması yapılmalı, bu doğrultuda dosya kapsamından mera tahsisi yapılmadığı anlaşılan bu yerde, yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi heyeti, taraf tanıkları,
uzman bilirkişiler ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte, mahalli bilirkişiler, tespit tutanağı bilirkişileri ve tanıklardan, dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, mahalli bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde,
tespit tutanağı bilirkişiler taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek mahalli bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız olarak giderilmeye çalışılmalı, öte yandan, uzman ziraatçi bilirkişi refakatinde taşınmazlan bizzat mahkeme hakimince görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu hususları ayrıntılı şekilde keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilerek bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli,
yukarıda belirtildiği üzere tapu kayıtlarının uyduğunun anlaşılması halinde kayıt miktar fazlası taşınmaz bölümünün ya da tapu kayıtlarının uymadığının belirlenmesi halinde, taşınmazların orman olan bölümleri dışındaki yerlerinin mera vasfında olup olmadığı - ...
Kadastro Mahkemesinin 1990/122 Esas ve 2003/13 Karar ... kararında mera yapılan ve davalı gerçek kişilerce karar temyiz edilmediğinden davacı ... lehine usulü kazanılmış hak oluşturan yerler de gözetilerek- kesin olarak belirlenmelidir.
Yukarıda açıklandığı şekilde yapılacak araştırma ve değerlendirme sonucunda, mera olmadığı anlaşılan miktar fazlası taşınmaz bölümleri ya da tapu kayıtlarının uymadığı kanaatine varılırsa orman olduğu sabit olan yerler -123 parselin (A) ve (C) bölümleri, 125 parselin ise (A) bölümü - dışında kalan taşınmazlar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği gözetilerek,
bu doğrultuda jeodezi ve fotogrametri uzmanına yaptırılacak incelemeyle, dava tarihi olan 1982 yılından 15 - 20 - 25 yıl öncesi hava fotoğraflarında taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun kullanımının bulunup bulunmadığı saptanmalı, ayrıca keşifte dinlenecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı,
böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, mahalli bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli;
tanık ve mahalli bilirkişi ifadeleri, bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli. 3402 ...
Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ...
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip, anılan parseller yönünden oluşacak sonucu göre bir karar verilmelidir.
3. Dava konusu 148 ada 130 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriği ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 148 ada 130 parselin A harfi ile gösterilen 11.094,66 metrekarelik bölümünün orman olduğunun anlaşılmasına göre, davacı ... vekilinin anılan taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.1. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, 148 ada 130 parselin hükme esas alınan bilirkişi raporunda (G) ve (H) harfleriyle gösterilen toplam 11.683,32 metrekarelik kısmının dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle tarla vasfıyla davalı ... mirasçıları adına, (B1) harfi ile gösterilen 13.822,02 metrekarelik kısmının ise tapu kaydının miktar fazlası ve ormandan açma yer olduğu gerekçesiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmadığı gibi bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, dayanak tapu kaydının usulünce zemine uygulanması ve bu suretle sınırlarının belirlenmesi istenmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/248 Esas ... dosyasındaki kroki üzerinde çakıştırma yapılarak tapu kaydının kapsamı belirlendiği gibi, öncesi orman olmayan ve aynı zamanda miktar fazlası da olmayan (B1) harfi ile gösterilen 13.822,02 metrekarelik kısmın tapu kayıt miktar fazlası ormandan açma yer olduğundan bahisle orman vasfıyla tesciline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Ayrıca, temyize konu 148 ada 130 parsel ... taşınmaza kadastro tespiti sırasında uygulanan ve tescil ilamıyla oluşmuş olan 1975 tarih ve 7 sıra numaralı 36.430 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının hükmen tesciline esas dava dosyası getirilerek, söz konusu tapu kaydının krokisinin mevcut olup olmadığı araştırılmadığı gibi, davacı Hazinenin mera iddiası yönünden de yeterli araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca; anılan parsel yönünden doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, bu taşınmaza kadastro tespiti sırasında uygulanan ve tescil ilamıyla oluşmuş olan 1975 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydına ilişkin tescil dosyası (yoksa tescil ilamı) ve dayanağı olan tescil haritası dosya arasına getirtilmeli ve bundan sonra, söz konusu tescil dosyasında / ilamında davacı Hazinenin taraf olup olmadığı ve ilamın Hazine yönünden bağlayıcı olup olmadığı gözetilerek, 3402 ...
Kanun'un 20/A maddesi uyarınca tapu kaydının kapsamı öncelikle haritasına / krokisine göre belirlenmeli, tapu kaydının haritasının / krokisinin mevcut olmaması yada uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise yukarıda (2.1.) numaralı bentte açıklandığı şekilde tapu kaydı uygulaması yapılmalıdır.
Bu doğrultuda; açıklanan yöntemlerle yapılacak araştırma sonucu, dayanak tapu kaydının dava konusu 148 ada 130 parsele uyduğunun anlaşılması durumunda, usuli müktesep hak ta gözetilerek, hükme esas alınan raporda (G) ve (H) harfleriyle gösterilen yerlerin tapu maliki veya mirasçıları adına tesciline karar verilmeli.
(B1) ile gösterilen ve orman olmadığı anlaşılan 13.822,02 metrekarelik yer açısından ise, yukarıda (2.1.) numaralı bentte açıklandığı üzere yöntemince mera araştırması yapılarak, mera olduğunun anlaşılması halinde mera özel siciline kaydedilmeli, mera olmadığının anlaşılması halinde ise, Hazine adına özel mülk olarak tesciline karar verilmeli;
dayanak tapu kaydının dava konusu parsele uymadığının anlaşılması durumunda ise, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (G) ve (H) ile gösterilen yerler açısından yukarıda (2.1.) numaralı bentte belirtildiği şekilde mera araştırması yapılmalı ve dava konusu yerlerin mera olmadığının anlaşılması durumunda ise bu kez yukarıda (2.1.)numaralı bentte açıklandığı gibi yöntemince zilyetlik araştırması yapılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
4. Dava konusu 148 ada 133 ve 148 ada 137 parsel ... taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriği ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde, 148 ada 133 ve 148 ada 137 parsel ... taşınmazların (A) ile gösterilen bölümlerinin orman olduğunun anlaşılmasına göre, davacı ... vekilinin anılan taşınmaz bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.1. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, 148 ada 133 parselin hükme esas bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının tapu kayıt miktar fazlası ormandan açma yer olduğu, 148 ada 137 parselin (B) harfi ile gösterilen kısmının ise orman bütünlüğünü bozduğu gerekçesiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmamaktadır.
Şöyle ki; dava konusu 148 ada 133 parselin (B) harfi ile gösterilen kısmı tapu kayıt miktar fazlası olmadığı gibi, hükme esas orman bilirkişinin tespitleri doğrultusunda öncesi itibariyle de orman sayılan yerlerden olmadığı ve yine aynı rapor doğrultusunda 148 ada 137 parselin (B) harfi ile gösterilen kısmının da öncesi itibariyle orman olmadığı ve orman bütünlüğünü bozmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, orman olmadığı anlaşılan 148 ada 133 ve 148 ada 137 parsel ... taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden, davacı Hazinenin temyizi doğrultusunda usuli kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle yukarıda (2.1.) numaralı bentte açıklandığı şekilde mera araştırması yapılarak, belirtilen kısımların mera olduklarının anlaşılması durumunda mera özel siciline kaydedilmeleri, mera olmadıklarının anlaşılması durumunda ise davacı ... adına özel mülk olarak tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
5. Dava konusu 148 ada 134 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 148 ada 134 parsel ... taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, mera olmadığı ve taşınmazın tespitine esas alınan 1950 tarih ve 235 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davalı ... (...) mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, dayanak tapu kaydının usulünce zemine uygulanması ve bu suretle sınırlarının belirlenmesi istenmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/248 Esas ... dosyasındaki kroki üzerinde çakıştırma yapılarak tapu kaydının kapsamı belirlenmiş olup, bu parsele uygulanan tapu kaydı tüm tedavülleriyle birlikte getirtilerek yöntemince uygulanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; dava konusu 148 ada 134 parsel açısından doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, taşınmazın kadastro tespitine esas alınan 1950 tarih ve 235 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtilip, tapu kaydının başka parsellere revizyon görüp görmediği ilgili birimlerden sorularak tespite edilmeli, bundan sonra yukarıda (2.1.) numaralı bentte açıklandığı üzere yöntemine uygun tapu uygulaması yapılarak kapsamı belirlenmeli,
tapu kaydının taşınmaza uymadığının anlaşılması durumunda yine yukarıda (2.1.) numaralı bentte açıklandığı üzere davacı Hazinenin iddiası yönünden yöntemince mera araştırması yapılmalı, taşınmazın mera olmadığının anlaşılması durumunda ise yukarıda (2.1.) numaralı bentte açıklandığı şekilde zilyetlik araştırması yapılarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
6. Çekişmeli 148 ada 93, 206, 207, 227, 128, 129 ve 135 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmazlar yönünden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, taşınmazların davalı gerçek kişiler adına teciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak içine yeterli olmadığı gibi bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; davacı Hazinenin mera iddiası yönünden komşu köyden tek mahalli bilirkişi dinlenmiş olup, dinlenen bu mahalli bilirkişi tarafından, dava konusu yerlerin hayvan otlatılan yerler olduğu belirtilmesine rağmen, neden mera olarak kabul edilmediği gerekçede tartışılıp açıklanmadığı gibi, ziraat bilirkişi raporunda da bu hususta değerlendirme yapılmamış ve sadece eylemli durumlarıyla ilgili tespitlere yer verilmiştir. Yine zilyetlik araştırması yönünden, dava tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesi hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye incelettirilerek taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun kullanım olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; dava konusu 148 ada 93, 206, 207, 227, 128, 129 ve 135 parseller açısında doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yukarıda (2.1.) numaralı bentte açıklandığı üzere usulüne uygun mera araştırması yapılmalı, dava konusu yerlerin mera olmadığının anlaşılması durumunda ise yine yukarıda (2.1.) numaralı bentte açıklandığı şekilde yöntemine uygun olarak zilyetlik araştırması yapılmalı ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmalıdır.
7. Kadastro hakimi, 3402 ... Kanun' un 1. maddesi uyarınca dava konusu tüm taşınmazlar hakkında sicil oluşturmak zorunda olduğu halde, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında dava konusu olduğu anlaşılan ve kadastro tutanağı dosya arasına getirtilen 148 ada 127 parsel ... taşınmaz hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, kadastro tespiti sırasında malik haneleri doldurulan ve tapuları oluşan, ancak bozma ilamı sonrasında dava konusu olduğu anlaşılan ve kadastro tutanakları dosya arasına alınan taşınmazlarla ilgili olarak tapu kayıtlarına davalıdır şerhinin işlettirilmemesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/9728, K. 2023/6378, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama