KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1094 E., 2023/3151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/984 E., 2021/2234 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2007/1308 E., 2019/30 K.
Karar Metni
1.675 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 172 ada 4 parsel ... 23.087,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, edinme sütununda 53 numaralı Toprak Tevzi Komisyonun 21 parsel ... taşınmazların sınırları içerisinde kaldığı ve işgalcileri belirtilmek suretiyle, mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir.
2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 172 ada 4 parsel ... taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, ancak taşınmazın vekil edenleri olan davacılara miras yolu ile intikal ettiğini, 90 - 100 yıldır zilyet olduklarını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 172 ada 4 parsel ... taşınmazın, vekil edenleri olan asli müdahillere taksim sonucu kaldığını, 90-100 yıldır zilyet olduklarını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın asli müdahiller ve davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
4. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 172 ada 4 parsel ... taşınmazın, vekil edeni olan asli müdahile taksim sonucu kaldığını, 90-100 yıldır zilyet olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın vekil edeni ile davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucunda 53 nolu toprak tevzii komisyonunca 1, 2, 14, 19, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel numarası ile mera olarak tespit edildiğini, özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Tüzel Kişiliği temsilcisi duruşmada alınan beyanında; dava konusu taşınmazın köylüler tarafından kullanıldığını ancak kullanıcıları ismen bilmediğini, dava konusu yerin mera olmadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar dava konusu taşınmazın köy orta malı olarak kayıtlı olduğu görülse de tüm dosya kapsamından; keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, davacı tanığı, kadastro tespit tutanak bilirkişileri ve usulüne göre hazırlanmış bilirkişi raporları doğrultusunda davacılar ve asli müdahillerin evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 14 ve 46 ncı maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyetlik koşulunun lehine oluştuğunun ispatlandığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, bu zamana kadar şahıs arazisi olarak kullanıldığı, davalı ... Hazinesinin davaya konu taşınmazlar üzerinde hiçbir zaman zilyetliğinin oluşmadığı, davalı ...
Hazinesinin dava konusu taşınmazların zilyetliğinde olduğunu ispatlar nitelikte 53 Nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik tutanakları haricinde bir delil sunamadığı gerekçeleri ile davacıların ve asli müdahillerin davalarının kabulü ile; çekişmeli 172 ada 4 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve tefrikine, 26.02.2019 havale tarihli fen bilirkişi ek raporunda;
''A1'' harfi ile gösterilen 716,17 m²'lik alanın ..., ''A2'' harfi ile gösterilen 1.213.14 m²'lik alanın ..., ... ve ... adlarına, ''A3'' harfi ile gösterilen 253,22 m²'lik alanın ..., ''A4'' harfi ile gösterilen 1.919,92 m²'lik alanın ..., ''A5'' harfi ile gösterilen 3.251,60 m²'lik alanın ...,''A6'' harfi ile gösterilen 706,13 m²'lik alanın ..., ''A7'' harfi ile gösterilen 1.247,61 m²'lik alanın ..., ''A8'' harfi ile gösterilen 3.209,20 m²'lik alanın ..., ''A9'' harfi ile gösterilen 1.332,12 m²'lik alanın ..., ''A10'' harfi ile gösterilen 2.001,71 m²'lik alanın ..., ''A11'' harfi ile gösterilen 557,71 m²'lik alanın ...,
''A12'' harfi ile gösterilen 853,19 m²'lik alanın ..., ... ve ..., ''A13'' harfi ile gösterilen 1.098,68 m²'lik alanın ... ile ... adlarına eşit hisseli olarak, ''A14'' harfi ile gösterilen 4.727,68 m²'lik alanın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi ve eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmaz miktarının araştırılmadığını, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 ... Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanun (3083 ...
Kanun) hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup 1927 yılından bu yana Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 ... Kanun'un 14 ve 46 ncı maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacı taraf lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi ve eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmaz miktarının araştırılmadığını, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 ... Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14, 16/B, 17 ve 46 ncı maddeleri,
3. Değerlendirme 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 3402 ... Kanun' un 1 inci maddesi gereğince, kadastro hakimi, doğru ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermekle yükümlü olmasına rağmen, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki yüz ölçümü ile İlk Derece Mahkemesince hükümde verilen yüz ölçümü miktarı birbirini tutmadığı gibi (hükümde verilen toplam miktar 23.088,08 m2, kadastro tespit tutanağındaki miktar 23.087,40 m2), gerek 17.12.2018 tarihli fen bilirkişisi raporu gerekse 26.02.2019 tarihli ek fen bilirkişisi raporunda bu hususun sebebi açıklanmamıştır. Bu haliyle ilk derece mahkemesi kararının infazı kabil olduğundan söz edilemez.
Ayrıca. İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de, aynı çalışma alanı içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla senetsizden edinilebilecek taşınmaz miktarının aşılıp aşılmadığı hususunda yöntemine uygun şekilde ve yeterli araştırma yapılmamıştır. Şöyle ki. 3402 ...
Kanun'un 14 üncü maddesinde, belgesiz zilyetlik yolu ile en fazla kuru arazide 100 dönüm, sulu arazide ise 40 dönüm miktarında taşınmaz edinebileceği hüküm altına alınmış olup, Dairemizce aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve bir kısım davacıları (..., ... gibi) ortak olan ...
Kadastro Mahkemesinin 2007/1306 Esas, 2019/36 Karar, 2007/1300 Esas, 2019/66 Karar ... dosyalarındaki bir kısım davacılara verilen taşınmaz miktarının toplamı, dosya içerisindeki senetsizden edindikleri taşınmazlarda göz önüne alındığında 100 dönüm sınırlamasını aştığı kanaatini vermekte ise de, gelen yazı cevaplarında sadece miktarlar yazılı olduğundan taşınmazların senetsizden edinilip edinilmediği hususu tereddütsüz olarak ortaya konulamamıştır.
3. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılması için İlk Derece Mahkemesince, 3402 ...
Kanun'un 14 üncü maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir hükmü gereğince, davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları Tapu Müdürlüğü,
Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı (İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar senetsiz edinim miktarları dosya arasına alınmış ise de, dosya arasında sadece “belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz listesi” konulmakla yetinilmiş, taşınmazlara ilişkin kadastro tutanakları ve varsa mahkeme ilamları dosya arasına alınmamıştır.), bu araştırma yapılırken, az yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen, halen derdest ve bir kısım davacıları aynı olan dava dosyaları ile birlikte değerlendirme yapılması ve yine,
aynı davacılar tarafından belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde açılmış davalar bulunması halinde bunlarında denetiminin yapılması gerektiği gözetilmeli, son olarak belgesiz zilyetlik yolu ile edinilecek miktar sınırının aşılması halinde dava konusu taşınmazlar yönünden davacılara tercih hakkı tanınmalı ve ayrıca, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki yüz ölçümü ile İlk Derece Mahkemesince hükümde verilen yüz ölçümü miktarı birbirini tutmadığı gözetilerek, dosya bilirkişiye tevdi edilerek,
taşınmazın tespitteki yüz ölçümü ile hükümdeki yüz ölçümü arasındaki farklılığının nedeninin açıklanması istenilmeli veya farklılığın giderilmesi için bu konuda bilirkişiden ek rapor alınmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre infaza elverişli bir karar verilmelidir.
4. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, 3402 ... Kanun'un 1 inci maddesine aykırı şekilde infazı kabil hüküm kurulmamış olması ve haklarında davanın kabulü yönünde karar verilen taşınmaz bölümlerine ilişkin olarak, taşınmazın niteliğinin yazılmamış olması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, istinaf isteminin esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3. 2 - 3 - 4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1094, K. 2023/3151, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama