KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/111 E., 2024/3975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/158 E., 2020/30 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Bingöl ili Genç ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 168 ada 1 parsel sayılı 4463,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili; Bingöl ili Genç ilçesi ... köyünde bulunan 168 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı temsilcisi; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 168 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan alan olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına ve özellikle yapılan TAKBİS incelemesine göre, taşınmazın dört yönünün 113 ada 1 parsel sayılı orman vasfındaki taşınmaz ile çevrili olduğu, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır.
Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde "orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların" orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılması da hukuken mümkün değildir.
İlk Derece Mahkemesince, değinilen yönler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/111, K. 2024/3975, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama