İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/1119 K.2023/6606

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın ve birleşen 2008/4 Esas davanın kabulüne, bir kısım birleşen davaların feragat nedeniyle, bir kısım birleşen davaların ise…

Esas2022/1119Karar2023/6606Tarih20 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.409 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/1119 E., 2023/6606 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2023
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.409 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın ve birleşen 2008/4 Esas davanın kabulüne, bir kısım birleşen davaların feragat nedeniyle, bir kısım birleşen davaların ise sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davalar yönünden davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 371 parsel ... taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfı ile, ...adına; 373 parsel ... taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfı ile ... adına; 401 ve 402 parsel ... taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfı ile 403 parsel ... taşınmaz ise ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.

İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ..., tapu ve vergi kayıtları ile miras yoluyla gelen hak, taksim ve zilyetliğe dayanarak, çekişmeli tüm taşınmazlar hakkında, kadastro tespitlerinin iptali ile adna tescili istemiyle dava açmış; yargılama sırasında müdahiller ... ve ... ile ... ve müşterekleri, davacı ... yanında aynı nedenle; müdahil davacı ... ise, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, davaya katılmıştır.

Davalı Hazine ve Köy Tüzelkişiliği temsilcisi cevaplarında; çekişmeli taşınmazların kadim mera olduklarını öne sürerek davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sunucunda.

Aralık 1961 tarih 289 cilt 35 sayfa no 120 sıra nolu tapu kaydının revizyon görmediği ve 1936 - 1937 tarih 40 tahrir nolu vergi kaydı ile tapu kaydının taşınmazlara uyduğu, dava konusu taşınmazların tarımsal faaliyetlere uygun toprak yapısına sahip olup çayır vasfı taşıdığı, mahalli bilirkişilerin ve dinlenen tanıkların ifadelerine göre de dava konusu bu taşınmazların Kale mezrasında yaşayan köylüler tarafından Uluşan ailesinden kiralanmak suretiyle kullanıldığı, davacıların babası ... hayatta iken kirayı onun aldığı, ...'ın vefatından sonra ise dava konusu taşınmazın oğlu ... tarafından köylülere icara verildiği,

Uluşan ailesinin kendi aralarında yaptıkları anlaşmaya göre ...'a ve ondan da mirasçılarına kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, muris ... mirasçıları olan davacı ... ve asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın açmış oldukları davaların kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin tespit maliklerine, tespit maliklerinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur.

Ne var ki; somut olayda İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 371 parsel ... taşınmazın tespit maliki ...ve 373 parsel ... taşınmazın tespit maliki ...' un davada taraf olarak yer alması sağlanmadığından, taraf teşkilinin tamamlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Davanın esası yönünden yapılan incelemede ise; yerleşik yargısal içtihatlara göre bir kaydın bir yere uyduğundan (aidiyetinden) söz edilebilmesi için, köy ve mevkisinin yanında en az üç sınırının uyduğunun kanıtlanması gerekmekte olup, dayanılan tapu kaydının sınırlarının " mağara taşı, sırt, ... yolu ve yol " okuduğu, kaydın hudutları olarak belirtilen " mağara taşı, sırt ve yol " isimsiz yerler olduğundan bu sınırların her yerde bulunabilecek sınırlar olduğu,

bu nedenle söz konusu tapu kaydının uygulama kabiliyetinin bulunmadığı göz önüne alındığında, söz konusu tapu kaydının, dava konusu taşınmaza uyduğunu söyleyebilme imkanı bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesinin, uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak taşınmazların vasfı, tespit tarihi itibariyle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme ile alınan zirai bilirkişi raporu, soyut ve yetersiz olup hüküm vermeye elverişli olduğundan söz edilemez.

Şöyle ki; davacılar ... ve müşterekleri ile murisleri ... adına belgesiz zilyetlikten edinilen taşınmaz mallar yönüyle araştırma yapılmış ise de, dosya arasına sadece “belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz listesi” konulmakla yetinilmiş (...) Tapu Müdürlüğünün 18.11.2015. 24.03.2017.

18.04.2017 tarihli yazı cevabının eki listeler) olup, bu listeler incelendiğinde bir kısım taşınmazların hükmen tescil edildiğinin, bir kısım taşınmazların ise kadastro tespiti sonucu itirazsız kesinleşerek tespit ve tescil edildiğinin yazılı olduğu anlaşılmakta olup, bildirilen parsellerin kadastro tespit tutanakları getirtilmediğinden belgesizden tespit edilip edilmedikleri ve tutanak içeriklerine göre muris ...’dan intikal edip etmedikleri denetlenememiş;

yine hükmen tescile esas dava dava dosyaları getirtilip hangi nedene (belgesiz zilyetliğe mi, yahut tapu ya da vergi kaydına mı?) dayalı olarak tespit ve tescil edildikleri de denetlenemediğinden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmazların miktarının belirlenmesi açısından yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğundan söz edilemeyeceği gibi; bir taşınmazın niteliğinin ve üzerinde sürdürüldüğü iddia olun zilyetliğin başlangıcını ve sürdürülüş biçiminin belirlenmesi açısından en önemli delil niteliğindeki hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır.

Ayrıca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazların, davacıların dayandığı 1936 - 1937 tarihli ve 40 tahrir nolu vergi kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde davacılar ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş ise de, vergi kaydı mülkiyet belgesi olmadığından, ancak nitelik itibariyle zilyetlikle edinilebilecek bir taşınmaz bulunması halinde zilyetlikle vergi kaydının birleşmesi durumunda kazanmayı sağlayacaktır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu 371 parselin tespit maliki ...ve 373 parsel ... taşınmazın tespit maliki ...'un, ölü olduklarının anlaşılması halinde ise tespit edilecek tüm yasal mirasçılarının, yöntemince davaya katılımlarının temini suretiyle taraf teşkilinin sağlanması için dava tarafa süre ve imkan tanınmalı; bu şekilde taraf koşulunun sağlanması halinde dahili davalılardan savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esasına girilerek.

3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde kapsamında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla belgesizden edinilebilecek taşınmaz miktarının tespiti açısından, aynı kişiler tarafından, belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde Hazineye karşı açılan açılan ve hala derdest olan davaların bulunması halinde, sağlıklı denetim yapılabilmesi için bu dosyaların birleştirilmesi gerektiği göz önüne alınmalı;

ayrıca davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları ilgili Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, bildirilen taşınmazlara ait tutanakların onaylı örnekleri ile mahkeme ilamlarının kesinleşme şerhli onaylı örnekleri dosya arasına konulmalı; tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl önceki tarihlerde çekilen farklı dönemlere ait hava fotoğrafları tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığı'ndan istenerek dosya arasına konulmalı;

bundan sonra taşınmazların bulunduğu köyde ve komşu köylerde yaşayan kişiler arasından ayrı ayrı seçilecek 3' er kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen bilirkişi, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve jeodezi ve fotogrametre mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazların ilk olarak kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldıkları, çekişmeli parsellerin tespit tarihi ve öncesi itibariyle kullanıma konu olup olmadıklarını,

tamamının veya bir bölümlerinin kadimden beri geleneksel şekilde kullanılan mera olup olmadıkları, meradan açılıp açılmadıkları hususlarında somut olgu ve olaylara dayanan ayrıntılı bilgi alınmalı, şayet taşınmazlar mera vasfında iseler, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi neye ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı ve bu nitelikteki yerlerin zilyetlikle edinilemeyeceği düşünülmeli; taşınmazların mera olmadıklarının anlaşılması halinde ise, jeodezi ya da harita mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak,

çekişmeli taşınmazların imar-ihyaya tabi taşınmazlardan olup olmadıklar, böyle yerlerden iseler imar - ihyanın tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlenmeli ve buna göre tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı hesaplanmalı;

ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliği, eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü itibariyle özel mülke konu olup olamayacaklarını belirten, sınırlarında mera vasfında taşınmazların bulunması halinde mera parselinden ne şekilde ayrıldıklarını, aralarında doğal yada yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklayan, taşınmazların ve çevresinin işaretlendiği, değişik yönlerden çekilmiş ve taşınmazları geniş açıdan gösteren fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve önceki zirai raporu da irdeler tarzda gerekçeli rapor alınmalı;

fen bilirkişisinden ise, yapılan keşfi takibe ve denetlemeye imkan veren krokili rapor düzenlemesi istenilmeli; bunun sonucunda, çekişmeli taşınmazların tespit günü itibariyle zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğunun anlaşılması halinde,

belgesizden tespit ve tescil edildiği bildirilen tutanak içerikleri ve hükmen tescile esas mahkeme ilamları üzerinde gerekirse uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak belgesizden tespit gören taşınmaz miktarı tereddütsüz olarak tespit edilmeli ve bundan sonra tarafların ileri sürüp toplanmış ve toplanacak olan tüm deliller ile kadastro tespitine itiraza ilişkin tüm talepler bir arada birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 371 ve ve 373 parsel ... taşınmazlar yönünden yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verilmiş olması da isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1119, K. 2023/6606, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1119
Karar No
2023/6606
Tarih
20 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1124 K.2023/10238
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/1129 K.2023/1234
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1135 K.2023/7071
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1136 K.2023/7181
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/1148 K.2023/10121
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1149 K.2023/10723

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.