KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1533 E., 2024/1495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1606 E., 2021/1405 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/64 E., 2021/348 K.
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacılar Halit ve ...'in Gaziantep'de kurulu Mülhak Kamalakzade ... Ağa Bin Mehmed Efendi Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Mahkemenin 2010/291 Esas, 2013/25 Karar sayılı ilamı ile vakıf evladı olduğu tespit edilen ve Yargıtay denetiminden geçerek onanan dosyada davacı olan ...'nin davacıların babası olduğu, bu şekilde davacılar ile vakfeden arasındaki kan bağı/soy bağının bulunduğunun tespit edildiği, dava konusu Vakfın vakfiyesinde batın şartı da aranmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacıların Mülhak Kamalakzade ... Ağa Bin Mehmed Efendi Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar ... ve ... ...'nin çocukları olduğu, bu kişinin Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.01.2013 tarihli ve 2010/291 Esas, 2013/25 Karar sayılı ilamı ile davalı vakfın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğuna karar verildiği, mahkeme ilamının derecattan geçerek Yargıtay (Kapatılan)18.
Hukuk Dairesinin 19.09.2013 tarihli ve 2013/5995 Esas, 2013/11785 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve kararın 12.11.2013 tarihinde kesinleştiği, bu hali ile davacılar tarafından galle fazlasına hak kazanmak için ilk şart olan soybağının dosya arasındaki nüfus kayıtları ile ispat edildiği; ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği bakımından ise; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda batın şartının öngörülmediğinin belirtildiği,
ayrıca vakıf senedinin 3. sayfasında galleden yararlanma şartlarının anlatıldığı kısımdaki “zükur (erkek evlat) ve inas (kız evlat)” ile “batnı evvel ve sani itibar etmeyin” tabirleri kız – erkek ayrımı yapılmadığı ve batın tertibi olmadığı anlamına geldiği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek iddianın gerçekliği çok iyi araştırılma gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve davacıların vakfeden ile olan soybağını ve vakfiye şartlarına göre galle fazlasından faydalanmaya ehil olduğuna dair şartlara sahip olup olmadığını açıklamaktan uzak olduğunu, sunulan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1533, K. 2024/1495, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama