KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/2020 E., 2024/939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar
- Asıl davanın kısmen kabulü/ birleşen davanın reddi
Karar Metni
1.089 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl dava olan el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talebi ile birleşen tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı/davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sonucu ... ili Gebze ilçesi Balçık Mahallesi çalışma alanında bulunan 858 parsel ... taşınmaz önce Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildikten sonra 1998 yılında ifraz sonucunda 139 ada 4 parsel numarasıyla 979 metrekare yüzölçümlü olarak Köy Tüzel Kişiliği adına intikal görmüş, 26.03.1999 tarihinde üçüncü kişi Orhan Şahiner'e satılmış, 02.09.2009 yılında davalı ... tarafından kayden satın alınmış, 21.06.2012 tarihinde de yüzölçümü 807,30 metrekare olarak düzeltilmiştir.
Davacı ..., komşu 851 parsel ... taşınmazın maliki olduğunu, davalıya ait taşınmazın üzerinde bulunan yapıların kendi taşınmazına tecavüzlü bulunduğunu öne sürerek yapılan müdahalenin önlenmesi, kal ve haksız işgal dolayısıyla ecrimisil istemli dava açmıştır.
Davalı ..., adına kayıtlı 139 ada 4 parsel ... taşınmazın Kadastro Müdürlüğünce yapılan çalışma ile yüzölçümünün küçültüldüğünü, bu işlemin 2. kadastro mahiyetinde olup yok hükmünde olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesinde yüzölçüm değişikliği nedeniyle açılan davalarda taraf olmadığını, bu işlemle mülkiyet hakkının kısıtlandığını öne sürerek öncesinde kendi taşınmazı içinde iken idari işlemle davacı ...'ye ait 851 parsel ... taşınmaz içine alınan 171,70 metrekare yüzölçümündeki kısmın tapusunun iptali ile adına tescili istemiyle ayrıca dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 15.10.2014 tarihli davacı/davalı ...'nin davasının kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli ilamıyla "Çekişmeli taşınmaz bölümünün 02.09.2009 yılında davalı/davacı ... tarafından kayden satın alındığı tarihte adı geçenin çap kaydı içinde olduğu ancak Kadastro Müdürlüğünce 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca 2012 yılında yapılan sınır düzeltimi sonucunda davacı/davalı ...'nin maliki olduğu taşınmaz sınırları kapsamında kaldığının anlaşıldığı,
Dosya kapsamından düzeltme işlemine karşı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/607, 2009/1428, 1247, 1408 Esas ... dosyalarıyla dava açıldığı anlaşılmakta ise de anılan dosyalarda ... ya da satın aldığı kişi taraf olmadığından bu ilamların ve kendisi açısından kesin hüküm ifade etmeyeceği, kaldı ki; davalı/davacı ... birleşen dava ile öncesinde kendi taşınmazı içinde iken idari işlemle davacı ...'ye ait 851 parsel ... taşınmaz içine alınan 171,70 metrekare yüzölçümündeki kısmın tapusunun iptali ile adına tescili istemiyle dava açtığı halde mahkemece bu talepler yönüyle araştırma ve inceleme ve değerlendirme de yapılmadığı,
tapu iptali ve tescile yönelik davaya konu uyuşmazlık tam ve doğru olarak açıklığa kavuşturulmaksızın diğer bir anlatımla mülkiyet sorunu çözülmeksizin mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan el atmanın önlenmesi, ecrimisil vb. talepler içeren davacı/davalı ...'nin davası hakkında karar verilmesi mümkün bulunmadığı, Mahkemece asıl ve birleşen dava tam ve doğru olarak nitelendirilip değerlendirilmeksizin, kendi içinde çelişen ve dosya kapsamıyla uyumlu bulunmayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu" belirtilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmaz başında icra edilen keşif ve düzenlenen bilirkişi raporu ile davalının davacıya ait olan dava konusu taşınmazı işgal ettiği, dava konusu taşınmazda davalı tarafın tecavüzünün olduğu, her ne kadar Kadastro Müdürlüğü tarafından 3402 ...
Kadastro Kanun'un 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme sonucunda, öncesinde davalıya ait taşınmazın sınırları içinde kalmakta iken taşınmazlar arasındaki sınırın düzeltilmesi sonucunda bir kısım yer davacıya ait taşınmazın sınırları kapsamına dahil edilmişse de düzeltme sonucunda dava konusu taşınmaz üzerinde davacı tarafın çapa dayalı olarak mülkiyet hakkı doğduğu,
öncesinde davalı tarafın iyi niyetli ise de düzeltme sonucunda iyi niyetinin korunması halinde davacının mülkiyet hakkının ihlal edileceğinde çapa dayalı tecavüz durumunda iyi niyet korunamayacağından esas davada davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği, ecrimisil bedelinin ilgili Yargıtay bozma ilamında bozma konusu yapılmaması nedeniyle ecrimisil bedelinin mahkemenin 2014/172E, 2014/502K ... ilamında hükmedilen 644,46 TL yönünden verilen kabul kararı aynı şekilde hüküm altına alınarak davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebini reddi gerektiği,
birleşen dosyada davacı olan esas dosya davalısının düzeltim sonucu kendisine ait olan taşınmazın davalı/ esas dosya davacısının sınırları içinde kaldığını iddia ederek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuşsa da esas dosya davacısının taşınmazının sınırları yenileme çalışmalarından önce 11.600 m2 iken yenileme çalışmaları sonucunda esas dosya davacısının taşınmazdaki alanı 11.629,49 m2 olarak tescil edildiği, dolayısıyla davalı olan birleşen dosya davacısı aleyhine bir durum oluşmadığı,
ayrıca davalının birleşen davacının taşınmazının gittileri arasında davacı /birleşen davalının taşınmazının bulunmadığı anlaşıldığından birleşen dosya davacısının tapu iptalini talep ettiği 171,70 m2 esas dosya davacısına geçmediği, taşınmazın sınırlarda değişim olmadığı" gerekçesiyle.
Asıl davanın kısmen kabulü ile, davacı ...’nin maliki bulunduğu taşınmaza, davalıya ait 139 ada 4 parselin 171,70m²'lik kısmının müdahalesinin men edilmesine, davacının taşınmazında bulunan davalıya ait eklenti ve tel çitin yıkılmasına, ecrimisil talebini kabulü ile 644,46 TL ecrimisilin dava tarihiden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ecrimisil talebinin reddine; birleşen dosya yönünden; davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı/davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacı ... tarafından aynı iddia ve sebeplerle eldeki davanın dışında bir komşu taşınmazlar hakkında da benzer davaların açıldığı, UYAP ortamında bu dava dosyalarının sorgulanması neticesinde; komşu 138 ada 1, 2, 3 parsel ... taşınmazlara yönelik olarak açılan davada verilen kararın davalısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onandığı, ancak; davalı tarafın karar düzeltme talebinin incelemesinde aynı Dairenin 09.05.2023 tarihli 2023/1442 Esas, 2023/2433 Karar ... ilamıyla bölgede imar uygulamasının yapıldığı, bu nedenle; imar sonucu oluşmuş sınırlara göre durumun belirlenmesi gereğine değinilerek onama ilamının kaldırılmak suretiyle hükmün bozulduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki dosya üzerinden UYAP (TAKBİS) ortamında yapılan kontrollere göre de, davaya konu taşınmazın bulunduğu bölgenin imar uygulamasına tabi tutulduğu ve kesinleştiği, imar sonucunda taraflara ait taşınmazların sınırlarının ve maliklerinin değiştiği görülmektedir.
Hal böyle olunca; taraflara ait taşınmazlara yönelik imar belgeleri, güncel imar parsellerinin tedavüllü tapu kayıtları, pafta ve krokiler dosya arasına alındıktan sonra mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılması, taşınmazların yeni sınırlarına göre değerlendirme yapılarak tecavüzün olup olmadığı belirlenmesi, ondan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği tartışmasız olup, davalı/davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlere kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2020, K. 2024/939, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama