Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanuna (1744 sayılı Kanun)
göre 1976 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 nci madde uygulaması ile 1987 yılında 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna (3302 sayılı Kanun) göre yapılan 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işleminde çekişmeli yerin de içinde yer aldığı alan, 3.000 metrekare yüzölçümlü tarla vasfı ile 2453 nolu parsel olarak ... ... adına tespit edilerek sonuçları 11.01.1964 ilâ 13.02.1964 tarihleri arasında ilân edilmiş, Orman İdaresinin tespite itirazı üzerine, ... Tapulama Mahkemesinin 1964/306 Esas, 1966/153 Karar sayılı kararı ile dava konusu parselin 2.800 metrekarelik bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde; tapuda adlarına kayıtlı 2453 nolu parsel ile bir bütün halinde kullanılan dava dilekçesi ekindeki krokide sınırlarını gösterdikleri taşınmazın murisleri tarafından zeytinlik haline getirilerek imar ihya edildiğini, uzun yıllardır malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak murisleri ve kendilerinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tapulama dışı bırakılan taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının davacılar lehine oluşmadığını, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın ... Belediyesi Nazım İmar planına göre orman alanında kaldığını, bu nedenle mahkemece taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmazın bölgede 1948 yılında 3116 ve 4785 sayılı Kanunlara göre yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sayılan alan içinde bırakıldığını, ...
Tapulama Mahkemesinin 964/306 Esas, 966/153 Karar sayılı, 04.10.1971 kesinleşme tarihli ilamı ile taşınmazın orman kadastro çalışmaları içinde kaldığının tespit edildiği, daha sonra 1989 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B çalışmaları sonucunda taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan 2/B sahası olduğu,
öncesi orman olan bir yer her ne suretle olursa olsun, özel mülk olarak vatandaşlar lehine tescil olamayacağı, ayrıca dava konusu taşınmaza ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamı da bulunduğu" gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davacılardan ... vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın 2/B lik alanda kalıp zilyetlikle iktisabının mümkün olmamasına, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi yönünden verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ne var ki, mahkemece dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmişse de.
1987 yılında 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında dava konusu taşınmaz (P.XI) nolu 2/B parseli içinde kalan orman sınırları dışına çıkarılan, orman sayılman yer olarak tespit gördüğünden orman vasfı ile Hazine adına tescil hükmünün hatalı olduğu" gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, dava konusu taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kez davacılardan ... vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılardan ... vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.