KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/2541 E., 2023/6900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/2 E., 2021/21 K.
- Dava türü
- Kadastro tespitine itiraz
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı ..., davacı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle.
"Mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile ziraat ve fen bilirkişileri huzuru ile yapılacak keşifte, çekişme konusu taşınmazların kim tarafından hangi tarihten beri, ne şekilde kullanıldığının, kimden kime ne şekilde intikal ettiğinin, davacıların murislerinden kalıp kalmadığının, yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı biçimde sorulup saptanması,
çekişme konusu taşınmazların davacı tarafın murislerinden kaldığının belirlenmesi halinde murisin terekesi taksim edilmiş ve elbirliği mülkiyeti son bulmuş ise kesin olarak belirlenecek taksim tarihinden tespit tarihine kadar davacıların en az 20 yıl süre ile zilyet olduklarının anlaşılması halinde artık lehlerine 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 14 üncü maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmiş olacağının, çalışma alanında belgesiz tespit edilen taşınmaz miktarına diğer mirasçılar adına tespit edilen taşınmazların dahil edilemeyeceğinin göz önüne alınması; aksi durumda, yani taksim tarihinden tespit tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolmadığının belirlenmesi halinde ise murisin tüm mirasçıları yönünden 3402 ...
Kanun'un 14 üncü maddesindeki sınırlamaların dikkate alınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar ... ve ...'nun davalarının ayrı ayrı reddine, davacı ...'nun davasının kabulüne, çekişmeli 115 ada 11, 122 ada 23, 132 ada 46, 137 ada 14 ve 143 ada 70 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların tamamı 3 pay kabul edilerek; 1 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan payların davalı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı ...' nun temyiz talebinin incelenmesinde; ilk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli davanın reddine ilişkin hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmemiş olduğundan aleyhine kesinleşmiş olup, bu durum karşısında, davacı ...'nun kendisi yönünden daha evvel kesinleşen hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı ...'nun temyiz itirazlarının incelenmesinde.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'nun temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'nun davasının kabulü ve çekişmeli taşınmazların tespitlerinin iptali ile 1/3 payın davacı ... adına tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin davanın reddine ilişkin önceki tarihli hükmü, davacı ... tarafından temyiz edilmediğinden, bu yönde davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, söz konusu usulü kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazine lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek, davacı ...'nun davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2541, K. 2023/6900, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama