İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2572 K.2022/5919

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün asli müdahiller Hazine ve Orman İdaresi vekilleri ile davacı-davalı ... tarafından temyiz…

Esas2022/2572Karar2022/5919Tarih20 Haziran 2022Okuma7 dk · 1.323 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/2572 E., 2022/5919 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2022
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Dava türü
Kadastro Tespitine İtiraz (5304'e İtiraz
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.323 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün asli müdahiller Hazine ve Orman İdaresi vekilleri ile davacı-davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Feke ilçesi Oruçlu köyü çalışma alanında 2006 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, 101 ada 9, 60, 107 ada 10, 12, 138 ada 306, 310, 312 ve 140 ada 75 parsel sayılı taşınmazlar 1/2 paylarla İbiş ... ve ... adına,103 ada 102 parsel, 107 ada 11, 13, 138 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar ise ... adına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tarla vasfı ile tespit edilmiş ve 12.05.2006 - 13.06.2006 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmıştır,

Davacı ..., askı ilan süresi içinde, davalılar ..., ..., ..., ... aleyhine, Feke Kadastro Mahkemesinin 2006/149 Esas sayılı dava dosyasıyla, taşınmazların muris babaları ... ... oğlu ... ...'dan kaldığını, davalıların murisin torunu olduğunu, bu yerlerde kendilerinin de hakkının bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların murisleri ... ... oğlu ... ... adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Davacı ... tarafından, davalılar ..., ..., ... aleyhine, 103 ada 102 parsel hakkında açılan dava ile davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine açılan ve eldeki dosyada dayanılan senedin sahte olduğuna ilişkin genel mahkemede açılan dava, görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve eldeki dosya ile birleştirilmiştir.

Yargılama sırasında müdahil Hazine, dava konusu taşınmazların ham toprak vasfında; müdahil Orman İdaresi ise, taşınmazların orman vasfında olduğu iddiası ile davaya katılmışlardır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ...'nın, asli müdahil Orman İdaresi ve Hazinenin davalarının davasının kısmen kabulüne-kısmen reddine, davacı ...'in davasının feragat nedeniyle reddine, 107 ada 11 ve 140 ada 75 nolu parsellerin kadastro tespitlerinin iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 12, 103 ada 102, 138 ada 25 nolu parsellerin ½ hissesinin ... oğlu ... ve ½ hissesinin de ... oğlu İbiş ... adlarına tapuya kayıt ve tescillerine, 101 ada 9, 60, 107 ada 10, 13, 138 ada 306, 310, 312 nolu parsellerin kadastro tespitlerinin iptaline,

parsellerin ½ hissesinin ... oğlu İbiş ... ve ½ hissesinin de ... ... oğlu ... ...'nın mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ..., asli müdahil Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

1. Asli müdahil Orman İdaresinin temyiz itirazları bakımından; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve dava konusu 107 ada 12 , 103 ada 102, 138 ada 25, 101 ada 9, 60, 107 ada 10, 13, 138 ada 306, 310 ve 312 parsel sayılı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiğine göre, asli müdahil Orman İdaresinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Asli müdahil Hazine ve davacı ...’nın temyiz itirazları bakımından; Mahkemece, çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, taşınmazlardan 107 ada 12, 103 ada 102 ve 138 ada 25 nolu parsellerin davalı ...’nın dayandığı satış senedi kapsamında kaldığı, 101 ada 9, 60, 107 ada 10, 13, 138 ada 306, 310 ve 312 parsel sayılı taşınmazların ise İbiş ... ile davacıların kök murisi ... ...’ya ait olup, kök muris ... ...' ya ait taşınmazlarının taksim edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ... ... alınan beyanında, dava konusu parsellerin tamamı için beyanda bulunurken “.... bizim burası yaylalık bir yerdir, tarlalar 2 senede bir ekilir” şeklinde beyanda bulunmuş olmasına rağmen Mahkemece, taşınmazların yayla vasfında olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapılmamıştır.

Ayrıca, dava konusu taşınmazlar için kazandırcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemek için bilirkişilerce incelenen 1957 yılına ait memleket haritasının dayanağı ... fotoğrafı hiç incelenmemiş, incelenen ... fotoğraflarında ise taşınmazların kullanım durumu ile ilgili bilgi verilmemiştir.

Davacı ..., dava konusu taşınmazların kök muris ...’e ait olup mirasının taksim edilmediğini ileri sürerken, davalı ... (kök murisin oğlu ...’dan olma torunu) taşınmazların dedesi ... ... tarafından 18.07.1994 tarihli satış senedi ile kendisine satıldığını iddia etmiş, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, dava konusu parsellerin tamamının ... ... oğulları ... ... ile ... ...'ya ait olup, taşınmazların bildi bileli bu kişilerin zilyet ve tasarruflarında olduğunu, ... ...'nın mirasçılarının kendi aralarında rızai taksim yaptıklarını, ... hissesinin İbiş'e geçtiğini, ...’nin diğer mirasçılarının başka yerden taşınmaz aldıklarını,

diğer ... ... mirasçıları arasında rızai taksim olmadığını, davalının dayandığı senette tarif edilen taşınmazların 138 ada 25, 140 ada 53, 102 ada 13, 107 ada 12, 103 ada 102, 138 ada 312 ve 306 numaralı parseller olduğunu belirtmiş ancak bu senedi ilk kez duyduğunu, taşınmazların satılıp satılmadığını bilmediğini, davalı tanığı ise ...’in davalıya taşınmaz sattığını ama hangi taşınmazı ne kadar miktara sattığını bilmediğini beyan etmiştir.

Sözkonusu satış senedindeki imzanın ... ... eli ürünü olup olmadığının tespiti için, Adli Tıp Kurumunca hazırlanan raporda, senetteki imzanın ... ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiştir. Bu haliyle, taşınmazların davalı ...’e satışı ile ilgili mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının soyut nitelikte olmasına, Adli Tıp Kurumu raporuna ve dava konusu taşınmazların kök murise ait olup taksim edilmediği belirlendiğine göre, Mahkemece senet kapsamındaki taşınmazların ... ve İbiş ... adına tesciline karar verilmesi de doğru değildir

Ayrıca, dava konusu taşınmazlardan bir kısmında İbiş ... tespit maliki olmasına ve asli müdahil Hazine ve Orman İdaresinin taleplerinin kabulü ile bu kişinin tespit maliki olduğu taşınmazın orman vasfıyla tesciline karar verilmiş olmasına rağmen, tespit maliki İbiş ... davaya dahil edilmeden aleyhine hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazların bir kısmında tespit maliki olan İbiş ... davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde varsa mera tahsis kararı, mera norm kararı, ekleri ve haritaları ile tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı tarihlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik ... fotoğrafı Harita Genel Komutanlığı’ndan getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan,

taşınmazların bulunduğu köy ile komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, varsa mera tahsis ve norm kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli; mera tahsisi ve norm kararı yoksa, taşınmaz bölümlerinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera veya kamu malı niteliğinde yayla olup olmadığı, çekişmeli taşınmazlar ile varsa mera nitelikli taşınmaz arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı,

taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera veya kamu malı niteliğinde yayla olup olmadığı hususları tek tek ve olaylara dayalı olarak mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmaya çalışılmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine ... fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak,

çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanıma ara verilip verilmediği, taşınmazların mera veya kamu malı yayla niteliğinde olup olmadığı hususlarında rapor düzenlettirilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı, ekonomik amaca uygun zilyetlik ne zamandan beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü,

çekişmeli taşınmazlarla komşu taşınmazların toprak yapısı ve niteliği hususunda fark bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların mera veya kamu malı niteliğinde yayla veya meradan açma olup olmadığı hususlarını irdeleyen, çekişmeli taşınmazların niteliğini, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen rapor hazırlattırılmalı ve taşınmazların hangi bölümlerine ait olduğuna dair gerekli açıklamanın yapıldığı fotoğraflar raporlara eklenmeli; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli;

tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar, TMK'nin 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğinde olup, aynı Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devrinin, zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceği gözönünde bulundurularak ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil Orman İdaresinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ve asli müdahil Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-davalı ...'ya iadesine, 20.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2572, K. 2022/5919, 20 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2572
Karar No
2022/5919
Tarih
20 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2573 K.2022/8391
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/2573 K.2022/12323
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/2573 K.2022/5392
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/2573 K.2022/4437
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/2574 K.2022/5402
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/2575 K.2022/13557

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.