KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/2705 E., 2023/2628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1357 E., 2022/48 K.
- Karar
- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/24 E., 2021/114 K.
Karar Metni
1.696 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili Merkez ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2019 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 283 parsel ... 2.400,00 yüzölçümündeki taşınmaz, 122 ada 96 parsel numarasıyla 3.059,47 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında 122 ada 96 parsel ... taşınmazın yüzölçümündeki artışın, taşınmazın batısında bulunan tescil harici alandan kazanıldığını öne sürerek, hukuka aykırı miktar fazlası tescilin iptali ile terkinine bunun mümkün görülmemesi halinde aynı ada son parsel numarası verilerek Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... cevap dilekçesinde; taşınmazı kullanmadığını ve sınırlarını bilmediğini, Hazine aleyhine durum varsa bu durumun düzeltilmesi gerektiğini belirterek, davayı kabul ettiğini belirtmiş; diğer davalılar, cevap dilekçesi vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın tesis kadastrosuna ait ait 1/1000 ölçekli köy içi paftası ile, 1/5000 ölçekli arazi paftası birbirine çakıştırılmadığından her iki pafta arasında boşluk oluşmuş gibi gözükse de köy içinde bulunan taşınmazın dört tarafının şahıs parselleri ile çevrili olduğu, tesis kadastrosu sırasında taşınmazda dava dilekçesindeki gibi tescil harici alan bırakılmadığı,
haritalama hatası yapıldığı ve 122 ada 96 parselin etrafındaki şahıs parselleri ile olan sınırlarından 122 ada 97 parsel ile olan sınırın tesis kadastrosu sırasında kıvrımlar ölçülmeden düz bir hat olarak alındığı, uygulama kadastrosu sırasında ise kıvrımların tam ölçüldüğü yüz ölçüm farkının bundan kaynaklandığı, taşınmazın diğer sınırlarının yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, 122 ada 96 parselin uygulama kadastrosu komisyon tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı gibi yönetmelik hükümlerine de uygun yapılmadığını, ziraat bilirkişisince taşınmazın komşuları ile karşılaştırmalı raporun düzenlenmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın uygulama kadastrosu çalışmasının usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığımna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi,
3. Değerlendirme 1. Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.
2. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta;
bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır.
Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
3. İlk Derece Mahkemesince, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "Hgm-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi,
temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir.
Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir.
Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden,
taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir.
Teknik bilirkişilerinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği,
uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır.
Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir.
Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.
Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
4. Bölge Adliye Mahkemesince, uygulama kadastrosunun yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yapıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; taşınmaza ilişkin uygulama kadastrosu tutanağında, taşınmazın batısında bulunduğu iddia edilen tescil harici olan kısma ilişkin ara sınırına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, Kadastro Komisyon Kararında ise uygulama kadastrosunun yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığı hususu belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ise, taşınmazın, batısında bulunan diğer parsellerle arasına duvar bulunduğunu ve sınırların değişmediği gibi taşınmazlar arasında da herhangi bir boşluk bulunmadığını beyan etmiştir.
Alınan fen, harita ve ziraat mühendisi bilirkişi raporlarında ise, taşınmazın tesis kadastrosu ölçümleri sırasında herhangi bir sınırlandırma ve ölçü hatasının mevcut olmadığı, ancak köy içi paftası ile arazi paftası birbirine çakıştırılmadığından, her iki pafta arasında boşluk oluştuğu şeklinde görünmekte ise de aslında boşluk bulunmadığı gibi, uygulama kadastrosunda taşınmazın batı sınırının zeminde kullanılan sınırlara göre değerlendirildiği belirtilmiştir.
Şu halde; taşınmazın tesis ve uygulama kadastrosunda yapılan ölçü krokisi ile paftalarında, taşınmazın batısında bulunan dava dışı eski 568 ve 570 parsel ... taşınmazlarla arasında tescil harici olan kısım bulunmakta ise de, bilirkişi raporunda, atıf yapılan köy içi paftası zemin ve tesis paftası ile çakıştırılmış bir şekilde gösterilmediği gibi, neden köy içi paftasının esas alındığının nedenlerine de değinilmemiştir.
Diğer taraftan, hava fotoğrafı incelemesinde, taşınmazın batısında bulunan diğer taşınmazlarla arasında bulunduğu belirtilen duvarın, hava fotoğrafının çekildiği tarihte mevcut olup olmadığı açıklanmadığı gibi, taşınmazın 1973 tarihli hava fotoğraflarına göre sınırlarının belirgin olduğu belirtilmesine rağmen, bu sınırların tesis kadastrosu sınırları ile mi yoksa uygulama kadastrosu sınırları ile mi örtüştüğü de belirtilmemiştir.
5. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
6. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, yukarıda belirtilen belge, harita ve fotoğraflardan eksik olanların dosya arasına getirilmesi sağlanmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra da mahallinde harita ya da jeodezi mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan; yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması istenmeli, ayrıca taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, önceki bilirkişi raporunda taşınmazın tesis ve uygulama kadastro sınırlarının uyuşmadığı belirtildiğinden, bu husus üzerinde önemle durularak, nedenleri denetime elverişli şekilde ortaya konulmalı ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
7. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2705, K. 2023/2628, 2 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama