İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2829 K.2023/1097

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/2829Karar2023/1097Tarih28 Şubat 2023Okuma7 dk · 1.353 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/2829 E., 2023/1097 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar
Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.353 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.... ili, ... ilçesi, .... Köyü çalışma alanında bulunan kök 35 parsel sayılı taşınmazın hükmen ifrazı ile 1985 yılında orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, bilahare 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışma sonucunda 646 parsel numarasıyla ve 1.572,50 metrekare yüzölçümlü olarak kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak zeytinlik ve tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra,

2010 yılında 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü madde kapsamında yapılan kullanıcı güncelleme işlemleri ile aynı parsel numarası ile kullanım şerhi aynen korunarak tespiti yapılmış, 10.04.2014 tarihinde taşınmazın 19656/78625 payı 6292 sayılı Kanun uyarınca satın alma nedeniyle dava dışı Hacer Yılmaz adına kayden intikal görmüş, bilahare 2014 yılında yapılan yenileme kadastrosu sonucunda 220 ada 29 parsel numarası ile 1.529,62 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescil edilmiştir.

2.Davacılar ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 220 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tarafların kök murisleri ...'ın kullanımında iken ölümüyle mirasçıları arasında yapılan taksimle davacılara kaldığını ve davacıların kullanımında olduğu halde beyanlar hanesinde murisleri "...'ın kullanımında" olduğunun yazılması nedeniyle satın alamadıklarını öne sürerek beyanlar hanesindeki bu şerhin iptali ile davacıların kullanımında olduğunun yazılmasını istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2.Davalılar ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın hiçbir zaman taksime konu olmadığını, tüm mirasçılara ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/14 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli, 2016/9830 Esas, 2017/4274 karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazla ilgili olarak kullanım kadastrosu tespit tutanağı 21.7.1998 tarihinde kesinleşmiş olup bu çalışma sırasında çekişmeli 646 parselin kullanım kadastrosu tespit tutanağının beyanlar hanesinde kullanıcısı olarak ... gösterildiği, aynı parselle ilgili olarak 2010 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında da yine ...'ın kullanıcı olarak tespit edildiği,

davacılar ... ve arkadaşlarının 15.01.2015 tarihinde dava açtıkları, 09.12.1993 tarihli belge ile çekişmeli taşınmazın, kullanım kadastro tespitinden önce muris tarafından kendilerine devredildiği iddiasına dayanmışsa da Mahkemece, 21.07.1998 tarihinde kesinleşen kullanım kadastro tutanağı esas alınarak kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu göz önünde bulundurularak davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve 2016/9830 Esas, 2017/4274 Karar sayılı kararıyla;

a) Çekişmeli taşınmazın, öncesinde 135 parsel numarasıyla (kök 35 parselden ifraz edilmek suretiyle) 1985 yılında hükmen orman niteliği Hazine adına tespit edildiği, 21.07.1998 yılında tescil beyannamesi ile muris ...’ın kullanımında olduğunun taşınmazın beyanlar hanesine işlendiği, diğer bir anlatımla taşınmaz hakkında kullanım kadastrosunun yapılmadığı ve hakkında tespit tutanağı düzenlenmediği, tescil beyannamesi ile kullanıcı şerhi verilmesi nedeniyle askı ilanına da çıkarılmadığı,

2010 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında yine adına geçen muris adına güncellendiği ve güncelleme listelerinin askı ilanına çıkarıldığı hususlarının dosyaya getirtilen belgelerden anlaşıldığı, bu haliyle 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin de askı ilanının yapıldığı 2010 yılında başlayacağının ve bu durumda eldeki davanın da 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığının kabulünün gerektiği belirtilerek Dairenin maddi hataya dayalı olarak verilen 08.06.2017 tarih 2016/9830-2017/4274 E-K sayılı usule ilişkin bozma ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmekle,

davalılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

b) Dosya kapsamından ve mahallinde yapılan keşif sırasında alınan beyanlardan, tarafların kök murisi ...’ın hayatta iken 1993 yılında çekişmeli taşınmazı kızları olan davacılara verdiği ve zilyetliğini de devrettiği, o tarihten itibaren taşınmazın davacıların kullanımında olduğu ve murisin diğer mirasçılarının taşınmazda miras yoluyla gelen bir haklarının bulunmadığı anlaşılmakta olup, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığı, ne var ki;

çekişmeli taşınmazın 19656/78625 payının, eldeki davanın açılmasından önce 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca dava dışı Hacer Yılmaz’a satıldığı ve bu pay üzerinden adına tapu kaydı oluştuğu, davanın, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik olarak açılmış olmasına ve adına paylı olarak tapu kaydı oluşan Hacer Yılmaz’a karşı davacıların herhangi bir davalarının bulunmadığının anlaşılmasına göre, Mahkemece,

yalnızca Hazine adına kayıtlı 58969/78625 pay üzerine davacılar lehine kullanım şerhi verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak taşınmazın tamamı üzerinde davacılar lehine şerh verilmesi isabetsiz olduğu belirtilerek hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından ve mahallinde yapılan keşif sırasında alınan beyanlardan tarafların kök murisi ...'ın hayattayken 1993 yılında çekişmeli taşınmazı kızları olan davacılara verdiği ve zilyetliğini de devrettiği, o tarihten itibaren taşınmazın davacıların kullanımında olduğu ve murisin diğer mirasçılarının taşınmazda miras yoluyla gelen bir haklarının bulunmadığı,

taşınmazın 19656/78625 payının işbu davanın açılmasından önce 6292 sayılı Kanun uyarınca dava dışı Hacer Yılmaz'a satıldığı ve bu pay üzerinden adına tapu kaydı oluştuğu, davanın taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik olarak açılmış olduğundan ve adına paylı olarak tapu kaydı oluşan Hacer Yılmaz'a karşı davacıların herhangi bir davalarının bulunmadığından yalnızca Hazine adına kayıtlı 58969/78625 pay üzerine davacılar lehine kullanım şerhi verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu eski 646,

yeni 220 ada 29 parsel sayılı Hazine adına kayıtlı 58969/78625 payın beyanlar hanesine davacıların kullanımında olduğunun yazılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... ve arkadaşları vekili; davacılar vekili tarafından sunulan belgede davalıların imzasının bulunmadığını, soyut beyanlara dayalı olarak karar verildiğini, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesine rağmen reddedilen kısım yönüyle lehlerine vekalet ücretinin takdir edilmediğini, davalılar dava açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulmayacağını öne sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, orman sınırları dışına çıkartılan ve mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmazda beyanlar hanesine yönelik olarak muris adına bulunan kullanıcı şerhinin iptali ile davacıların adının yazılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un Ek.4 üncü maddesi

3. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2829, K. 2023/1097, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. VI. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VII. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2829
Karar No
2023/1097
Tarih
28 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2830 K.2023/1096
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2835 K.2023/9304
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2837 K.2023/1651
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2838 K.2023/8988
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2842 K.2023/1611
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2842 K.2023/1809

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.