KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/2840 E., 2023/3188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/151 E., 2019/169 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti ve galle alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde, ...'da kurulu Mazbut ... ... Bin ... Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti ile galle fazlasının ödenmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların vakfiyede belirtilen şartlara göre vakfeden kişiyle soy bağının olması gerektiğini, vakfın hizmetlerinin tesisinden sonra arta kalan gelir fazlasına kuşaktan kuşağa erkek ve kız çocuklarının alabilmesi için batın şartının getirilmiş bulunduğunu, evladiyete ilişkin mahkeme kararı kesinleşmeden galle fazlasını talep etmeyeceğini, davacının davasını kanıtlamasını, aksi takdirde davasının reddedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2015/90 Esas, 2015/742 Karar ... kararıyla; davacıların galle fazlasına müstahak vakıf evladı oldukları yönünden davalarının kabulüne, galle fazlasına dair alacak isteminin ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire'nin 17.05.2018 tarihli ve 2017/5858 Esas, 2018/12858 Karar ... ilamı ile; 1197 Hicri (1783 Miladi) tarihli vakfiyede galle fazlasına dair 1196 Hicri (1781 M.) tarihli vakfiyeden farklı düzenlemenin mevcut olduğu, buna göre; galle fazlasının erkek evlat soyundan gelen erkek evlatlara şart kılındığı, davacıların ise dosyadaki nüfus kayıtlarına göre Molla ... kızı ...'nin soyundan geldikleri yani erkek evlat soyundan gelmedikleri anlaşılmakla, bu vakfiye yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Dava konusu vakfın 1196 Hicri (1781 Miladi) ve 1197 Hicri (1783 Miladi) olmak üzere iki ayrı vakfiyesinin mevcut olduğu, 1196 Hicri (1781 M.) tarihli vakfiyede galle fazlasının batın şartı olmaksızın kız erkek ayrımı yapılmadan batın şartı getirilmeden evlada bırakıldığı,1197 Hicri (1783 Miladi) tarihli vakfiyede ise galle fazlasının erkek evlat soyundan gelen erkek evlatlara şart kılındığı, davacıların ise dosyadaki nüfus kayıtlarına göre Molla ... kızı ...'nin soyundan geldikleri, yani erkek evlat soyundan gelmedikleri anlaşılmakla davacıların ...'ta kurulu ... ... ...
Bin ... (103 nolu vakıf) vakfının evladı olduklarının tespitine, vakfiye şartlarına göre 1196 Hicri (1781 M.) tarihli vakfiye yönünden vakfın galle fazlasından faydalanmalarına, vakfiye şartlarına göre 1197 Hicri (1783 M.) tarihli vakfiye yönünden vakfın galle fazlasından faydalanmaları talebinin reddine,
Galle fazlası alacağı yönünden ise, davacıların galle fazlasını almaya hak kazanmış vakıf evladı oldukları mahkeme kararı ile tespit edilip, bu karar kesinleşmeden vakfın galle fazlasını talep edemeyecekleri, davacıların bu yöndeki talepleri vakıf evladı olduklarına ilişkin kesinleşmiş bir karar olmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; vakfiyedeki şartların yeterince incelenmeden karar verildiği, davacıların, davasını kanıtlayabilmek için vakfiyede belirtilen şartların mevcut olup olmadığını kanıtlaması ve vakfiyedeki şartların tespitinin gerekli olduğu, ancak şartlar yeterince incelenmeden verilmiş olan bu kararın kabulü mümkün olmayıp davanın tamamen reddi gerektiği ileri sürülerek Mahkeme kararının bozulması istenmiştir.
2. Davacılar vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; dava konusu için uygulanabilir mahiyetteki sözleşme hükümlerinin ahde vefa prensibi uyarınca her koşulda, aynen uygulanması gerektiği, davacıların murisi Meziyet Taylan'ın babaannesi ... Dokucu'nun mahkeme kararıyla sabit olduğu üzere vakıf evladı olduğu, vakıf evladının alt soyunun da vakıf evladı olduğunun kabulüyle 5 yıllık galle fazlası alacağının oluştuğunun kabulü gerekmekteyken bu taleplerinin mahkemece reddedilmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğu, red kararının düzeltilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti ile galle alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 3, 6, 7 ve 75 inci maddeleri, Vakıflar Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri, 24.02.1943 tarihli ve 1942/27 Esas, 1943/11 Karar ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve mahkeme kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
179,90 TL harcın temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2840, K. 2023/3188, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama