İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3062 K.2024/6425

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Esas2022/3062Karar2024/6425Tarih6 Kasım 2024Okuma5 dk · 1.033 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/3062 E., 2024/6425 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2024
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/625 E., 2022/155 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Patnos Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2012/89 E., 2018/10 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.033 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın birleşen davacı Hazine vekili ile birleşen davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davacı Hazine vekili ile birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Ağrı ili ... ilçesi ... Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 117 ada 165, 166, 167, 180, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 222 ve 223 parsel sayılı taşınmazlar, muhtelif yüz ölçümleri ile tarla niteliğinde, tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal, taksim, ifraz, satın alma, hibe ve Hazine tapusu kapsamında kalan taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 46/1 inci maddelerindeki koşulların gerçekleştiği belirtilerek davalılar adına; dava konusu 117 ada 248 parsel sayılı taşınmaz mera olarak tespit edilmiştir.

Asıl ve birleşen davacılar ..., ... ve ..., dava konusu 117 ada 248 parsel sayılı taşınmazın 20.000 m2'lik alanında hak sahibi olduklarını, taşınmazın mera ile ilgisinin olmadığını, daha önce taşınmazı babaları ...’ın kullandığını ve taksimle kendilerine isabet ettiğini belirterek, 117 ada 248 parsel sayılı taşınmazın 20.000 m2'lik alanının kendi adlarına tesciline karar verilmesini istemişler; 07.11.2017 tarihli keşifte, davacı ..., kardeşleri ile birlikte talep ettikleri alanın 60.000 m2 olduğunu beyan etmiştir.

Davacı Hazine vekili birleşen dosyalarda, dava konusu 117 ada 165, 166, 167, 180, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 222, 223 taşınmazların toprak tevzi sonucu oluşan tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda, "dava konusu 117 ada 248 parsel sayılı taşınmazda hak iddia edilen alan için; bu alanın 117 ada 248 parsel sayılı kesinleşmiş ve eylemli mera parselinin içinde kaldığı, toprak tevzi komisyonunun 242 parseline denk geldiği,

hem belirtmelik ve askı ilan cetveline bağlı toprak tevzi haritasında hem de 14.11.2017 havale tarihli fen bilirkişisinin raporuna ek kroki-2 isimli krokide yapılan incelemeler neticesinde toprak tevzi çalışmalarının yapıldığı 1965 yılında da kadastro tespit tutanağına bağlı krokideki gibi davacıların hak iddia ettiği alanın 117 ada 248 parsel sayılı mera parseline dahil olduğu, mahkemece komşu parsellerden ayırıcı belirli ve kesin bir sınırının bulunmadığının gözlemlendiği, bu sebeple bu alanın meradan açıldığının kabulünün zorunlu olduğu,

15.11.2017 havale tarihli ziraat bilirkişisi raporunda hak iddia edilen alanın uzun yıllar tarımsal amaçlı kullanılmasından dolayı tarım arazisi vasfını kazandığının belirtilmesine karşı meradan açılarak kullanılan alanların bir süre sonra mera özelliğini yitirebileceği, fakat zilyetlik süresi ne olursa olsun meraların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığı, ayrıca 07.11.2017 tarihinde icra edilen keşifteki bilirkişi beyanlarından davacıların, hak iddia ettiği alanı otunu biçmek ve hayvanlara yem olarak vermek şeklinde tasarruf ettikleri, bu şekildeki bir kullanımın ekonomik amaca uygun bir kullanım teşkil etmediği;

dava konusu 117 ada 165, 166, 167, 180, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 222 ve 223 parsel sayılı taşınmazlar için.

07.11.2017 tarihinde icra edilen keşifte Hazinenin tapularının oluşmasından önceki kullanmayı bilebilecek durumda oldukları değerlendirilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin beyanları ile dava konusu taşınmazlar için ayrı ayrı ilk sahiplerinin ve sonraki devirlerin hukuki niteliğinin araştırıldığı, dava konusu taşınmazların ilk sahiplerinin toprak tevzi komisyonunca hazırlanan belirtmelik tutanaklarında ve askı ilan cetvellerinde işgalci olarak ismi geçen kişilerin ve bu kişilerin akrabalarının olduğu,

daha sonra bu kişilerden, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarında isimleri geçen davalılara satış ve miras yoluyla geçtiği, halen bu kişilerin yahut mirasçılarının tasarrufunda bulunduğu, toprak tevzi komisyonu 1965 yılında köye gelip çalışmalarını tamamlayıncaya kadar işgalci olarak isimleri geçen kişilerin tek başlarına veya eklemeli olarak zaten 20 yıldan fazladır ilgili taşınmazlarda zilyet olarak bulundukları, 3402 sayılı Kanun'un 46/1 ve 14/1 inci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) ile Hazine adına kayıt edilen taşınmazlar üzerinde zilyet olanlar lehine,

kayıt tarihinden geriye doğru Kadastro Kanunu'nun 14/1 inci madde koşullarının oluşması halinde bu taşınmazların zilyetleri adına tespit ve tescil olunacağı, davacı Hazinenin dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğu ve yine bu taşınmazlara revizyon gördüğü, fakat toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalardan ve oluşturulan Hazine tapularından önce zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmiş olduğu, ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazların tarla vasfında oldukları, üzerinde meraya has bitkilerin olmadığı,

meraya olan sınırların tonç, sırt ve kot farkı ile zeminde belirgin olduğu ve meradan açma olmadıkları, dava konusu taşınmazların birbirlerine komşu oldukları ve uygulanan tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde birbirlerinin yönünü doğruladıkları hususları dikkate alınarak, davacılar ..., ... ve ...'ın asıl 2012/89 ve birleşen 2012/90 Esas sayılı dosyalardaki davalarının reddine, Ağrı ili ... ilçesi ...

Köyünde kain 117 ada 248 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosya davacısı Hazinenin birleşen 2012/75, birleşen 2012/76, birleşen 2012/77 (birleşeni 2012/86), birleşen 2012/82, birleşen 2012/85, birleşen 2012/155, birleşen 2012/195, birleşen 2012/212 (birleşenleri 2012/213, 2012/214 ve 2012/215) ve birleşen 2012/216 Esas sayılı dosyalardaki davalarının reddine, Ağrı ili ... ilçesi ...

Köyünde kain 117 ada 165, 166, 167, 180, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 222 ve 223 parsellerde kayıtlı bulunan taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine" karar verilmiş, hükmün birleşen davacı Hazine vekili ile birleşen davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine. Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm birleşen davacı Hazine vekili ile birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Hazine vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3062, K. 2024/6425, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3062
Karar No
2024/6425
Tarih
6 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3222 K.2024/11403
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/3239 K.2024/11103
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3426 K.2024/14736
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3524 K.2024/6076
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/4023 K.2024/15948
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/4027 K.2024/15950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.