İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3515 K.2025/1589

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince…

Esas2022/3515Karar2025/1589Tarih27 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.533 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/3515 E., 2025/1589 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/197 E., 2022/312 K.
Karar
Davalı ... ve arkadaşlarının istinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/158 E., 2019/250 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.533 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede.

1972 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1997-1998 yılları arasında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında yapılan ve 16.01.1999 tarihinde itirazsız kesinleşen Orman Kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması ile 2021 yılında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu çalışması bulunmakta olup, 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava konusu Tekirdağ ili Merkez ilçesi ... köyü, ...

Mevkiinde kain 683 parsel sayılı ve 35.800,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, Mart 1953 tarihli Sıra No: 263, Cilt No:181, Sayfa No:24, 16378 m² yüzölçümlü tapu kaydına istinaden tarla niteliği ile ... oğlu ... ve ... oğlu ... Yavaş adlarına ½ şer oranında tespit edilmiş, yapılan çalışma 18.10.1972 ile 17.11.1972 tarihleri arasında ilan edilmiş ve itirazsız kesinleşmiştir.

3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan çalışmada dava konusu 683 parsel, 114 ada 7 parsel numarasını almış ve 35.800,00 m² olan yüz ölçümü 35.752,56 m² olmuştur.

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle. 6831 sayılı Kanun'a göre Orman Kadastrosu ve (2B) uygulamasının 1998 yılında 159 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapıldığını ve 16.07.1998 tarihinde askı yoluyla ilan edilerek 6 aylık hak düşürücü süre sonunda 16.01.1999 tarihinde kesinleştiğini, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ...

Mahallesi Parçalar Mevkii 683 parsel nolu dava konusu taşınmazın 14.12.1997 tarih ve 3 nolu tutanak ile orman olarak sınırlandırıldığını, tapulu gayrimenkullerin orman sınırları içinde kalması halinde tapu sahiplerine tanınan 10 yıllık dava açma süresi de geçtiğini, bu süre içerisinde her hangi bir dava açılmadığından 683 nolu parselin yaklaşık 11410 m²'sinin orman sayılan yerlerden olduğunu, orman olan kısmının tarla vasıflı tapusunun iptali ile orman vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olmadığını, 1970'li yıllarda davaya konu taşınmazın da işinde bulunduğu alanda arazi kadastrosu çalışmaları yapıldığını ve 683 nolu parselin ormanla ilişkili görülmeyerek özel şahıs adına tapusunun tescil edildiğini, arazi kadastrosundan sonra 1998 yılında yapılan ve ikincil nitelikte olan Orman Kadastrosunda ise 11.400 m²'lik bu alanın haksız ve alakasız şeklide orman sınırı içerisine dahil edildiğini,

davalı müvekkilinin ve yakınlarının tapularına duydukları ... nedeniyle davaya konu taşınmazın orman sınırına dahil edilip edilmediği konusunda herhangi bir araştırmaya gitmediklerini, 683 nolu parsel üzerinde parsel sahipleri tarafından kendi emek ve harcamaları ile yetiştirilen ağaçların kesiminin Orman İdaresi açısından herhangi bir sakınca oluşturmaması sebebiyle belirli aralıklarla tam 3 defa Orman İşletme Müdürlüğünden tapulu kesim izni alındığını, tapu malikleri tarafından 3 defa tapulu kesim yapıldığını,

bahse konu kesim izni verilirken davaya konu taşınmazın özel mülkiyete tabi bir taşınmaz olduğu göz önünde bulundurularak herhangi bir problem olmaksızın parsel sahiplerine her seferinde gerekli iznin verildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 683 parsel sayılı taşınmazın tapusunun çok önceden beri üzerlerinde olduğunu, bu taşınmazın bir kısmını kendileri ekim dikim işleri için kullanır iken dava konusu kısmı da kendilerinin ihtiyaçları için orman olarak yetiştirdiklerini, bu arazinin dört bir tarafının özel mülkiyete konu tarlalarla kaplı olduğunu ormanla hiçbir şekilde ilgisi ve ilişiğinin olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olmadığını, 1970'li yıllarda davaya konu taşınmazın da işinde bulunduğu alanda arazi kadastrosu çalışmaları yapıldığını ve 683 nolu parselin ormanla ilişkili görülmeyerek özel şahıs adına tapusunun tescil edildiğini, arazi kadastrosundan sonra 1998 yılında yapılan ve ikincil nitelikte olan Orman Kadastrosunda ise 11400 m²lik bu alanın haksız ve alakasız şeklide orman sınrıı içerisine dahil edildiğini,

davalı müvekkilinin ve yakınlarının tapularına duydukları ... nedeniyle davaya konu taşınmazın orman sınırına dahil edilip edilmediği konusunda herhangi bir araştırmaya gitmediklerini, 683 nolu parsel üzerinde parsel sahipleri tarafından kendi emek ve harcamaları ile yetiştirilen ağaçların kesiminin Orman İdaresi açısından herhangi bir sakınca oluşturmaması sebebiyle belirli aralıklarla tam 3 defa Orman İşletme Müdürlüğünden tapulu kesim izni alındığını, tapu malikleri tarafından 3 defa tapulu kesim yapıldığını,

bahse konu kesim izni verilirken davaya konu taşınmazın özel mülkiyete tabi bir taşınmaz olduğu göz önünde bulundurularak herhangi bir problem olmaksızın parsel sahiplerine her seferinde gerekli iznin verildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olmadığını, 1970'li yıllarda davaya konu taşınmazın da işinde bulunduğu alanda arazi kadastrosu çalışmaları yapıldığını ve 683 nolu parselin ormanla ilişkili görülmeyerek özel şahıs adına tapusunun tescil edildiğini, arazi kadastrosundan sonra 1998 yılında yapılan ve ikincil nitelikte olan Orman Kadastrosunda ise 11400 m²lik bu alanın haksız ve alakasız şeklide orman sınırı içerisine dahil edildiğini,

davalı müvekkilinin ve yakınlarının tapularına duydukları ... nedeniyle davaya konu taşınmazın orman sınırına dahil edilip edilmediği konusunda herhangi bir araştırmaya gitmediklerini, 683 nolu parsel üzerinde parsel sahipleri tarafından kendi emek ve harcamaları ile yetiştirilen ağaçların kesiminin Orman İdaresi açısından herhangi bir sakınca oluşturmaması sebebiyle belirli aralıklarla tam 3 defa Orman İşletme Müdürlüğünden tapulu kesim izni alındığını, tapu malikleri tarafından 3 defa tapulu kesim yapıldığını,

bahse konu kesim izni verilirken davaya konu taşınmazın özel mülkiyete tabi bir taşınmaz olduğu göz önünde bulundurularak herhangi bir problem olmaksızın parsel sahiplerine her seferinde gerekli iznin verildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dahili Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre geçmiş olduğunu taşınmazın uzun yıllardır davalıların mülkiyeti ve zilyetliğinde olduğunu, tamamı davalılar tarafından işlenen arazinin ormanla bir ilgisinin bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dosyaya sunulan 11.01.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda 17.804,30 m²lik talep dışına çıkılarak davacının talebinden fazla değerlendirme yapıldığı, dava dilekçesine konu 11.410 m²lik kısmın raporda ve tahdit haritasında gösterilmesi bakımından ek rapor alınmasına karar verildiği,

18.03.2019 havale tarihli bilirkişi heyetinin ek raporunda, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... mahallesi ... mevkii 35800 m² yüzölçümlü tarla niteliğinde 683 parsel nolu dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 24.390,00 m²lik bölümün Çataldere Devlet Ormanı sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen 11410,00 m²lik bölümün Çataldere Devlet Ormanı sınırları içerisinde orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği, 1977 yılında kesinleşen tesis kadastrosunda dava konusu taşınmazın tarla olarak tescil edildiği,

tesis kadastrosu çalışmaları tamamlandıktan ve tapu tutanakları kesinleştikten sonra 6831 sayılı Kanun gereğince Orman Kadastro çalışmalarının yapıldığı, 16.07.1998 tarihinde ilan edilen ve 16.07.1998 tarihinde kesinleşen Orman Kadastro çalışmaları neticesinde 18.03.2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilen dava konusu 683 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 11.410,00 m²'lik kısmının kesinleşen Orman Kadastro tahdit sınırları içerisinde kaldığı, 6831 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde öngörülen 10 yıllık dava açma süresi içerisinde Orman Kadastrosuna itiraz davası açılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile.

Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... mahallesi 683 parsel sayılı taşınmazın dosyaya sunulan bilirkişi heyetinin 18.03.2019 havale tarihli ek bilirkişi raporu ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 11.410,00 m² kısmının tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı bir kısım tapu maliki vekili olan ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu mahalde 1970'li yıllarda kadastro çalışmalarının yapıldığını, dava konusu parselin ormanla ilişiğinin olmadığı ile özel şahıs adına tapusunun tescil edildiğini, daha sonra yapılan ikinci çalışmalarda orman sınırlarına dahil edildiğini, müvekkilinin bu durumdan haberdar olmadığını, taşınmazın tapusuna ... duyduğunu, ancak dava açıldıktan sonra taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığından haberdar olduğunu, müvekkilinin kendisinin diktiği ağaçları Orman İdaresinden üç defa izin alarak ağaç kesiminde bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesinin yetersiz araştırma ile haksız karar oluşturduğunu bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince.

11.03.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre (B) harfi ile gösterilen 11410,00 m²lik bölümün kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının belirlendiği, kesinleşen Orman Kadastro sınırları içerisinde kalan taşınmazın başka bir araştırmaya gerek kalmaksızın tapusunun iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan deddine karar verilmiş olup,

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler tekrar edilerek temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalı ... ve arkadaşlarından alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3515, K. 2025/1589, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3515
Karar No
2025/1589
Tarih
27 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3516 K.2025/3542
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/3519 K.2025/2471
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3530 K.2025/1590
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/3538 K.2025/2380
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/3623 K.2025/3500
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3623 K.2025/1617

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.