KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3569 E., 2024/6413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 1979/78 E., 2019/66 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 21 inci maddesinde en az üç bilirkişi ve muhtarın bilgisine başvurulmasının öngörülmüş olduğu açıklanarak, tapulama tutanağında iki bilirkişi gösterilmiş olmasının yasaya aykırı kabul edilerek mahkemece işin Tapulama Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesinin isabetsizliğine ..." değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... tespite esas tapu kayıtlarının ve davalıların dayandıkları 1937 tarih 91 ve 94 tahrir nolu vergi kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyduğu, ancak vergi kayıtlarının ve tapu kaydının hudutları itiberiyle gayri sabit olması nedeniyle miktarı ile geçerli olacağı, vergi kaydının miktarı fazla olması nedeniyle vergi kaydına üstünlük tanındığı ..." gerekçesiyle, kayıt miktarının davalılar adına tespit ve tesciline, geri kalan miktar fazlalığı için de Hazinenin davasının kabulü ile Hazine adına tesciline ve davacılar ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ...,
... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ...'ın, müdahiller ... oğlu ..., ..., ..., ..., ...'nin, müdahiller ..., ... ..., ... ve ...'nın sübut bulmayan davalarının reddine, müdahil ...16.10.1969 tarih ve 6286 yevmiye numaralı noter satış vadi senedi ile ... hisselerini satın aldığını iddia etmiş ise de dava konusu parsellerin kadastro tespitlerinin 1953 yılında yapıldığı, satış vadi senedinin 1969 yılında düzenlendiği, kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesinden sonra doğan uyuşmazlıklara bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu anlaşıldığından bu yönden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş;
hüküm, davacı ... ve arkadaşları ile davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı ... ve arkadaşları ile davacı ...' nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak.
3402 sayılı Kanun' un 1 ini maddesi gereğince, kadastro hakimi, doğru ve infazda tereddüt oluşturmayacak ve taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli olacak şekilde karar vermekle yükümlü olduğundan, çekişmeli taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde " tespit tutanaklarının iptallerine " şeklinde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından,
6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3569, K. 2024/6413, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama