KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3703 E., 2024/5559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/681 E., 2022/62 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/598 E., 2020/377 K.
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili, davalı ... İdaresi vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava dilekçesine ekli krokide sınırları gösterilen yaklaşık 4.500,00 metrekare yüzölçümlü iki ayrı taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkilinin 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız tarım arazisi vasfıyla çekişmeli yeri kullandığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının vekil edeni yararına oluştuğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 713 üncü maddesi hükmüne göre vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlar ve ayrıca davalı Hazine vekili çekişmeli yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "taşınmazın kullanım şekli, imar ve ihyanın davacı tarafından tamamlanmamış olması ve taşınmazın kısmen de orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide B2 harfi ile gösterilen kısmın orman niteliği ile hazine adına tapuya tespit ve tesciline, bilirkişilerin krokisinde A1, A2, A3 ve B1 harfi ile gösterilen kısımların ise Hazine adına tapuya tespit ve tesciline" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... İdaresi vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "dava konusu edilen taşınmazlarda dava tarihi itibariyle imar ihya faaliyetlerinin tamamlanmadığı ve kısmen orman tahdit sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve orman tahdit sınırları içinde kalan kısmın orman niteliğinde ve diğer taşınmazların da Maliye Hazinesi adına TMK 713/6 maddesi gereğince tesciline karar verilmesi isabetli ise de; orman tahdit sınırları dışında kalan ve tesciline karar verilen diğer taşınmazların TMK 713/7 maddesi gereğince niteliğinin gösterilmemesinin doğru olmadığı ne var ki bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, teknik bilirkişilerce düzenlenen 20.12.2019 ve 14.05.2020 tarihli rapor ve krokilerde A1 (2.648,15 m²), A2 (111,50m²), A3 (570,57 m²) ve B1 (1.146,06 m²) harfleri ile gösterilen kısımların tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapor ve krokide B2 harfi ile gösterilen, 1.548,59 m²'lik kısmın orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, bu kez davacı vekili ve davalı ...
İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; UYAP ile oluşturulan elektronik ortamdan ve parsel sorgu sistemleri üzerinden yapılan incelemede dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro çalışmaları yapıldığı, çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek parsel numarası verildiği anlaşılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi hükmüne göre, bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27 nci maddesi hükmüne göre de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının re'sen kadastro mahkemesine devrolunacağı belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro tutanakları ve kadastro çalışmasına ilişkin tüm belgeler getirtilip görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulması cihetine gidilmiş ve bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3703, K. 2024/5559, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama