KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/373 E., 2022/9791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Uygulama Kadastrosu
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Uygulama kadastrosu sırasında ... İli .....,İlçesi .....,Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda , ... ve ... adlarına kayıtlı bulunan eski 384 parsel sayılı 19.294,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 147 ada 16 parsel numarasıyla ve 18.567,34 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... ve ..., uygulama kadastrosu sırasında adlarına kayıtlı bulunan eski 384 (yeni 147 ada 16) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini, bu eksikliğin uygulama kadastrosu sırasında hata yapılmasından kaynaklandığını ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, çekişmeli 147 ada 16 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptaline, 04.04.2018 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 394,63 m2'lik, koordinat noktaları raporda belirtilen kısmın çekişmeli 147 ada 16 parselsayılı taşınmaza eklenerek 147 ada 16 parselin sınırlarının ve yüz ölçümünün, bilirkişi raporu ve ekindeki koordinat noktalarında belirtilen şekilde düzeltilmesine ve paftasında gösterilmesine,
147 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 18.961,97 m2 olarak düzeltilip, bu şekilde tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve bu karardavalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir.
Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir.
Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli;
keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı; teknik bilirkişiden, denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir.
Teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği,
uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır.
Raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir.
Teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.
Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, 04.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen 394,63 m2'lik kısmın tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmaz içerisinde kaldığı, çekişmeli taşınmazın batı sınırının "yol" olmasına rağmen yol ile dava konusu taşınmaz arasında (A) harfi ile gösterilen 394,63 m2'lik boşluğun bırakıldığı, taşınmaz sınırının yola bitişik olarak geçirilmesi halinde, diğer sınırlarında da sorun bulunmadığı gerekçesi ile karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince ise benzer gerekçe ile istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin tamamı getirtilip dosya ikmal edilmediği gibi,
uygulama kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın "yol" ile olan ara sınırı sabit sınır tipinde belirlendiği halde bu sınırın sabit sınır niteliğinde olup olmadığı belirlenmemiş, bu kapsamda tesis tarihinden öncesine ait ve en yakın tarihli hava fotoğrafı üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye inceleme yapılarak mevcut yolun aynı olup olmadığı, sınırlarında daralma ya da genişleme bulunup bulunmadığı,
tesis kadastrosunun yapılış günü itibari ile hangi noktadan geçtiği gibi hususlar üzerinde önemle durulmamış, mahalli bilirkişi ve tanık dinlenip, çekişmeli taşınmazın yol ile ara sınırına dair beyan alınmamış, neticeten uygulama kadastrosu sırasında taşınmazın ihtilafın konusunu teşkil eden yol ile olan ara sınırının hangi sınır tipinde belirlenmesi gerektiği somut olarak ortaya konulmaksızın ve uygulama kadastrosunun doğru olarak yapılıp yapılmadığı kesin olarak belirlenmeksizin karar verilmiştir.
Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle, yukarıda belirtilen eksik belgeler getirtilip dosya ikmal edilmeli, bundan sonra önceki bilirkişiler dışında harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda ayrıntıları ile belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı, hava fotoğrafına ilişkin raporda özellikle taşınmazın sınırındaki mevcut yolun aynı sınırlar dahilinde olup olmadığı, sınırlarında daralma ya da genişleme bulunup bulunmadığı,
tesis kadastrosunun yapılış günü itibari ile hangi noktadan geçtiği gibi hususlar incelenmeli, taşınmazlardaki sınır farklılıklarının nedeni denetime elverişli şekilde ortaya konulmalı, taşınmazların ara sınırının hangi sınır tipinde belirlenmesi gerektiği, yol ile olan ara sınırın sabit sınır niteliğinde belirlenip belirlenmeyeceği üzerinde önemle durulup bu husus tartışılıp, değerlendirilmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/373, K. 2022/9791, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama