İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3818 K.2024/5075

Taraflar arasındaki 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi…

Esas2022/3818Karar2024/5075Tarih19 Eylül 2024Okuma7 dk · 1.418 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/3818 E., 2024/5075 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2024
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/(1)-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.418 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 3116 Sayılı Kanun'a göre yapılan ve 01.08.1941 tarihli ve 4875 Sayılı Resmî Gazetede tarihinde ilan edilen orman tahdidi çalışmaları, Mülga 5602 sayılı Tapulama Kanunu'na (5602 sayılı Kanun) göre yapılan ve 10.06.1956 tarihinde ilan edilen tapulama çalışmaları, 1977 yılında yapılan ve ilan edilen ve 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la Değişik 2 nci madde uygulaması çalışmaları, 20.05.1986 tarihinde başlanıp ilan edilmediğinden kesinleşmeyen 2986 sayılı Kanun çalışması,

15.06.1989 tarihinde ilan edilen ve mahkeme kararı ile iptal dilen 3302 sayılı Kanun'la Değişik 2/B madde çalışması, 21.07.2010 tarihinde kesinleşen 3402/Ek-4 üncü madde çalışması, 18.03.2011 tarihinde kesinleşen 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a Madde çalışması, 2016 yılında yapılan 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) çalışması,

26.11.2020 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi çalışması bulunmaktadır.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesindeki taşınmazını yıllardır ekip diktiğini, bu taşınmazın 1981 yılından önce orman vasfını yitirmiş bir arazi olduğunu, kuru hububat yetiştirilmesinde kullanıldığını, müvekkilinin bu taşınmazı 1991 yılında ... isimli bir şahıstan edindiğini ve aldığı tarihten bu yana ekim dikim faaliyetlerine devam ettiğini, orman kadastro komisyonunca hatalı yapılan tespitin müvekkili yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; idarelerine yöneltilen davanın usul ve hukuka aykırı olduğunu, itiraza konu işlemin Kadastro Müdürlüğü ile ilgisinin bulunmadığını, davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle.

Kadastro Müdürlüğüne yöneltilen davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın, geçmiş yıllarda yapılan ve kesinleşen orman tahdit çalışmalarında itiraz edilmeksizin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını,davacının dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılmasını talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmadığını, 6831 sayılı Kanun'un Değişik 2/B maddesine göre nitelik kaybı nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların hazine adına çıkarılmasının zorunlu olduğunu,

gerçek kişilerin bunu talep etmekte hukuki yararı ve aktif dava ehliyetinden söz edilemeyeceğini, gerçek ve tüzelkişilerin İdareyi işlem yapmaya zorlayıcı nitelikte dava açmalarının mümkün olmadığını, taşınmazın hukuki niteliğinin halen "orman" olduğunu ve davacının eklemeli zilyetlik iddiasının dinlenemeyeceğini, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeni ile usulden reddini, aksi kanaatte olunulması halinde davacının iddialarının araştırılmasını ve bu sonuca göre karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı ...

İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerlerin 2/B uygulamasının 26.11.2020 tarihinde ilan edildiğini ve davacının süresi içerisinde başvurmadığını bu nedenle kesinleştiğini, süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Yargıtay içtihatları ile sabıt olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, davaya konu olan taşınmaz hakkında daha evvel verilmiş ve kesinleşmiş Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1192 Esas, 2005/515 Karar sayılı kararının bulunduğunu, davanın kesin hüküm varlığı nedeniyle reddinin gerektiğini,

dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, cevap haklarının ve gerektiğinde davaya müdahale haklarının saklı tutulmasının, davacının haksız davasının reddinin gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

"15/06/2021 tarihinde keşif icra edildiği, 06/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının dava konusu ettiği taşınmazın A harfi ile gösterilen 29361,36 m2'lik ve (B) harfi ile gösterilen 764,79 m2'lik taşınmazlar olduğu, taşınmazların içinde bulunduğu Çakırlar yerleşim yerinde 01/08/1941 tarih ve 4875 sayılı Resmi Gazetede ilan edilerek kesinleşmiş 3116 sayılı yasa kapsamındaki orman tahdit çalışmalarında, dava konusu (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların bulunduğu yerin 'devlet ormanı' olarak sınırlandırılan alanda kaldığı,

(A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların tamamının '31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmediği, Orman Sayılan Yerlerden' olmasının gerektiği, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların bulunduğu yerde 3302 sayılı kanunla değişik 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılan ve 04/12/2020 tarihinde ilan edilen çalışmaların 6831 sayılı kanun ve bu kapsamda değişiklik yapılan kanunlar ile 25/12/2012 tarihli orman kadastro yönetmeliğine uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı,

davacı tarafından dava dilekçesinde dava konusu edilen taşınmazın Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman sınırı içerisinde bırakılan tespitinin iptali ile orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik talebinin yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere halen tahdit içinde olan bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için orman yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının bu bağlamda aktif dava ehliyeti ve hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının isteminde hukuka uymayan, hukuki yararının bulunmadığı ya da kendisinin dava ehliyeti olmadığı bir durumun söz konusu olmadığını, davacının arazinin doğrudan kendi adına tescili gibi istemde bulunmuşcasına yorumlamak ve dava ehliyetinin bulunmadığı şekilde değerlendirmenin hatalı bir değerlendirme olduğunu, davacının zilyetliğinin ve arazinin orman vasfının yitirilmesinin tespitinin yanlış değerlendirilmesinin bilirkişi raporundan kaynaklandığını,

bilirkişi raporundaki yetersizlik ve mahkemenin itirazları sonucu dosyayı ek rapora göndermemesinin böyle bir hatalı kararın verilmesine neden olduğunu, alınan raporun hükme esas alınamayacak ölçüde olduğunu, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davaya konu çekişmeli 20490 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğu ve kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunduğu ve 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman sınırı dışına çıkarıldıkları gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarında bulunduğu,

öncesi devlet ormanı olan bir yerin 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceği, gerçek kişilerin çekişmeli taşınmazların kendi adlarına orman sınırı dışına çıkarılmasını talep edemeyecekleri gibi, halen tahdit içinde olan bir yer için her ne sebeple olursa olsun Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmasına ilişkin olarak idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacakları,

her ne kadar davaya konu taşınmazın tapu kaydında Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 2016/119 Esas numaralı dosyasında davalı olduğu yolunda kayıt bulunmaktaysa da bahsi geçen dosyanın Dairenin 2019/339 Esasında duruşmalı istinaf incelemesine konu olduğu ve dava konusu taşınmaz ile ilgisinin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin idareyi zorlamak adına yargı yolunu kullanma amacı olmadığı gibi aksine yaşadığı hak ihlaline karşı vatandaşlık hakkı olarak yasal yola başvurduğunu, müvekkili yönünden arazinin doğrudan kendi adına tescili gibi istemde bulunmuşcasına yorumlanması ve dava ehliyetinin bulunmadığı şekilde değerlendirmesinin hatalı bir değerlendirme olduğunu, müvekkilinin arazide zilyet sahibi olup ekim dikim işleri ile uğraştığı arazisinin orman vasfını yitirmesine rağmen orman sınırlarına bırakılmasına itiraz etmek amacıyla dava açmasında maddi yararı bulunduğunu,

müvekkilinin zilyetliğinin ve arazinin orman vasfının yitirilmesinin tespitinin yanlış değerlendirilmesinin bilirkişi raporundan kaynaklandığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ve eksikliğin giderilmesi için dosyanın ek rapora da gönderilmediğini, eksiklikler dikkate alınmadan dosya hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile Değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanun

3. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3818, K. 2024/5075, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3818
Karar No
2024/5075
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3821 K.2024/5431
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3822 K.2024/4221
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3828 K.2024/4223
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3828 K.2024/10639
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3829 K.2024/10570
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3829 K.2024/4852

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.