KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4008 E., 2024/7869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/93 E., 2021/26 K.
- Karar
- Davacıların davalarının reddine
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamın uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Diyarbakır ili Hazro ilçesi Ülgen Mahallesi çalışma alanında bulunan 102 ada 6 parsel sayılı 261.338,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., ..., ... ve ..., 01.06.2009 tarihli dava dilekçelerinde özetle; Hazro ilçesi, Ülgen Mahallesi çalışma alanında bulunan 102 ada 6 parsel sayılı 261.338,87 metrekare yüzölçümlü taşınmazın hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, oysa ki çekişmeli taşınmazın bir bölümünün uzun yıllardır kendi kullanımlarında olan yerlerden olduğunu belirterek adlarına tescilini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin önceki karar, davacı ...'nun temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2011/4973 Esas ve 2011/9060 Karar sayılı ilamıyla; "davacılar ..., ... ve ...'e duruşma gününe ilişkin bildirimin Tebligat Yasası hükümlerine göre yapılmamış olduğu ve böylece davacıların dava sebep ve delillerinin toplanmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "Taşınmazda ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,
İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4008, K. 2024/7869, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama