KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4036 E., 2024/7861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/26 E., 2021/24 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamın uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Diyarbakır ili Hazro ilçesi İncekavak Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 4.210.403,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ..., ... ve ..., 26.03.2012 tarihli dava dilekçelerinde özetle; Hazro ilçesi, İncekavak Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 4.210.403,47 metrekare yüzölçümlü taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, oysa ki çekişmeli taşınmazın bir bölümünün uzun yıllardır kendi kullanımlarında olan ve kendilerine ait tapu kapsamında kalan yerlerden olduğunu belirterek adlarına tescilini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin önceki karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2013/9166 Esas ve 2014/532 Karar sayılı ilamıyla; "davacıların dayandığı 1960 tarihli ve 3 nolu tapu kaydının tescil krokisinin yapılan keşifte zemine uygulanmadığı, orman bilirkişisinin keşifte uygulanan memleket haritasında taşınmazların açık alanda kaldığı belirtmesine rağmen dayanak hava fotoğrafını raporunda kullanmayarak denetime elverişsiz rapor düzenlendiği ve eksik bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "Taşınmazda ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, zilyetlikle ve tapu ile kazanılamayacak orman sayılan yerlerden olduğu, bu şekilde ormandan yer kazanılamayacağı, dayanak tapunun da taraf olmayan Orman İdaresini bağlamayacağının anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,
İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4036, K. 2024/7861, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama