KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4109 E., 2025/6881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/16 E., 2022/1 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu taşınmazlarla ilgili arazi kadastrosu 21.12.2005 - 19.01.2006 tarihleri arasında ilân edilmiş, 1 27... parsel sayılı taşınmaz 31.800.697,60 metrekare yüzölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş, halihazırda 31.678.129,93 metrekare yüzölçümüyle tescilli olup, 2007 yılında yapılan 2/B uygulamasında PXV poligonuyla orman sınırı dışına çıkarılmış, 2012 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 1 27... parsel tarla vasfıyla 34.751,39 metrekare yüzölçümüyle, 1 27... parsel tarla vasfıyla 50.240,91 metrekare yüzölçümüyle Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan bahisle malik hanesi boş bırakılmıştır.
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan kendisine ait 100 dönümlük taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olmasına rağmen 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisine alındığı iddiasıyla, Asliye Hukuk Mahkemesinde orman tahdidine itiraz etmiştir.
Birleşen dosyada davacılar, ... Kadastro Mahkemesine sunmuş oldukları 17.01.2006 tarihli dava dilekçelerinde; babaları ve dedelerinden kendilerine zilyetliği kalan ve halihazırda kullandıkları 7 hektar 2350 metrekare miktarlı zeytin ve armut ağaçlarından oluşan arazinin kadastro tespit çalışmalarında orman arazisi olarak tespit gördüğünü belirterek, yapılan tespitin iptalini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtayca; "yargılamanın 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinde yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bozma ilamı sonrası verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında 1 24... ve 347 parsel numaraları ile Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik ve beyanlar hanesi açık bırakılmak suretiyle kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmiş ve tutanaklar Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, dava dosyalarının birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ...
Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 27... ve 347 parsel sayılı taşınmazların orman sınırları dışarısına çıkartılmasına, dava konusu taşınmazlarla ilgili 2/B uygulaması ve kullanım kadastrosunun iptaline, 7 hektar 2350 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; karar, davalılar Orman İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/3926 Esas, 2021/313 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazların dört yönünün 1 27... parsel sayılı orman vasfındaki taşınmaz ile çevrili olduğu, davacıların taşınmazlara ait tapu kaydının da bulunmadığı, bu haliyle taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu,
15.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 26/a maddelerinde "6831 sayılı Kanun'un 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı" belirtilmiş olup, orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, kanun gereği orman sayıldığı, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını, hal böyle olunca.
Mahkemece, davacıların 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık vasfında olduğu anlaşılan taşınmazlara ilişkin orman tahdidine itiraz ve tescil davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...Orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, kanun gereği orman sayıldığı, 15.07.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılması ve özel mülk olarak tescil edilmesi hukuken mümkün bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 27... ve 347 parsel sayılı taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ilk olarak orman tahdidine karşı itiraz niteliğinde açılmış olup, yargılama devam ederken dava konusu taşınmazlarla ilgili arazi kadastrosu, 2/B uygulama kadastrosu ve Ek-4 kullanım kadastrosu yapıldığından bu çalışmalara karşı da itiraza dönüştüğü, dosya kapsamında taşınmazların evveliyatının orman olduğu ve 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybettiğinin taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarından anlaşıldığı,
bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince orman tahdidine itiraz davasının reddi ile taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına tescili ve iş bu dava nedeniyle kullanım kadastrosu tutanaklarının kullanıcı haneleri boş bırakıldığından, tutanakların edinme sebebi sütunundaki açıklamalar da dikkate alınarak doldurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4109, K. 2025/6881, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama