KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4662 E., 2023/6551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 122 parsel (yeni 225 ada 24 parsel) ... 897,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Köyü ... Mevkiinde kain tapuda davalı adına kayıtlı 225 ada 24 parsel ... taşınmaza davacının 50-60 yıldır nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olduğunu, dava konusu taşınmazın 3116 ... Orman Kanunu'na (3116 ... Kanun) göre yapılıp kesinleşen orman tahdit çalışmasında orman sayılmayan yer olup kültür arazisi olduğunu, taşınmazın evvelinden bu yana arpa, buğday ve yulaf gibi kuru tarım ürünleri ekilerek tasarruf edildiğini, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle taşınmaz edimini için Kanun'un aradığı tüm şartların mevcut olduğunu beyanla, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan incelemede dava konusu taşınmazın Hazine'nin özel milkiyetinde olan yerlerden olduğunu, 15.02.1999 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini, bu niteliğe sahip bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ile edinilmesinin mümkün olmadığını, ecrimisilin haksız işgal tazminatı olduğunu, davacının ecrimisli kabul ederek taşınmazın davalıya ait olduğunu kabul ettiğini, malik sıfatıyla zilyetliğin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "konusunda uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın, orman sayılmayan yerlerden olduğu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına, ayrıca teknik bilirkişilerin raporlarına göre dava konusu taşınmazın imar ve ihyasının idare adına tescil tapusunun oluştuğu 1991 yılından en az 20 yıl öncesinde tamamlandığı ve taşınmazların tarımsal amaçla kullanıldığı, yerin tarıma elverişli arazi olduğu anlaşıldığı,
her ne kadar dava konusu taşınmaz için ecrimisil ödemeleri yapılmışsa da kazanma koşullarının oluşmasından ve idare adına taşınmazın tescilinden sonra yapılan ecrimisil ödemelerinin malik sıfatıyla zilyetliğe engel olmadığı, davacı adına tescile engel teşkil eden bir hususun da tespit edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... mevkiinde kain 225 ada 24 parsel ... taşınmazın davalı hazine adına olan tapusunun iptali ile ...
T.C. kimlik numaralı davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve Kanun'a aykırı olduğunu, bilirkişilerce düzenlenen ve hükme dayanak alınan raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, dava konusu taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerindeki konumunun detaylı olarak incelenmediğini, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun tarımsal faaliyet bulunup bulunmadığının bilirkişilerce incelenmediğini, taşınmaz üzerinde sürdürülen imar-ihya faaliyetlerinin ne zaman başlayıp tamamlandığı hususunun tespit edilmediğini, bilirkişi raporlarına karşı bu yönde ileri sürdükleri itirazların İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmediğini belirterek, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, idare adına ihdasen tescil edildiği 1991 yılından geriye doğru 20 yıldan fazla zamandır tarım arazisi olarak nizasız-fasılasız malik sıfatı ile davacı tarafından kullanıldığı, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 inci maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiği ve davanın kabulü kararı isabetli olduğundan; davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesi gereğince kadastro tespit gününden önceki haklara dayalı olarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... Kanun, 3402 ... Kanun.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4662, K. 2023/6551, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama