İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4664 K.2024/190

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/4664Karar2024/190Tarih16 Ocak 2024Okuma10 dk · 1.979 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/4664 E., 2024/190 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.979 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Alanya İlçesi Karapınar Köyü çalışma alanında, 3402 ... Kanun'un 11 inci maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 124 ada 24 parsel ... 22.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla Mehmet oğlu ... adına; 124 ada 25 parsel ... 28.757 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla, ... kızı ... adına; 124 ada 27 parsel ... 18.596 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla, ... kızı ... adına tespit ve askı ilan süresinde dava açılmadığından 01.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle, ... ili Alanya ilçesi Karapınar Köyü Söğüt Yaylası Abdal yurdu Mevkiindeki taşınmazlardan 124 ada 24 ... parselin Mehmet oğlu ... adına, 124 ada 25 ... parselin ... kızı Ümmaani Avcı adına, 124 ada 26 ... parselin ... kızı ... adına tespit gördüğünü, askı ilan süresi içerisinde itiraz olmadığından tespitin kesinleştirildiğini ve davalılar adına tapu kayıtlarının oluşturulduğunu, tapuya kayıt olmayan taşınmaz malların arazi kadastrosu sırasında kişiler adına tespit edilebilmesinin 3402 ...

Kanun'un 14 ve 17 inci maddelerindeki şartların teşekkül etmesine bağlı olduğunu, bu kapsamda zilyetlik veya imar - ihyaya dayalı olarak taşınmaz mülkiyetinin elde edilmesi için taşınmazın imar - ihya edilerek tarımsal amaçlı kullanılmasının ve malik sıfatıyla zilyet edilmesinin gerektiği, ancak söz konusu parsellerde kişiler adına tespit edilebilmenin şartlarının mevcut olmadığını ileri sürerek,

taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve dava dilekçesi ibraz edildikten sonra sunulan maddi hata düzeltilmesi dilekçesinde 124 ada 27 parsel yerine sehven 124 ada 26 parsel yazıldığını beyan edilmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerlerin bir bütün halinde ... kullanımında iken, ... hakkında, Alanya Sulh Ceza Mahkemesi'nin 1992/1041 Esas 1996/1147 Karar ve 1998/1530 Esas 2000/293 Karar ... dosyaları ile hakkı olmayan yere tecavüz suçlamaları ile açılan davaların beraatle sonuçlandığını, davaya konu olan yerlerin ...'nun ninesi Eşşe'nin babası Mehmet Soylu'ya, ondan da 1960 tarihli senetle ...'ya geçtiğini ve o tarihten beri ...'nun tasarrufunda bulunduğunu, kadastro öncesinde bir kısmının diğer davalılar ... ve ...'e devredildiğini, dava konusu yerlerin hiçbir zaman köy merası ya da yaylak olmadığını,

hayvan otlatılan ve kadim geleneksel bir yer olmadığını, devamlı ekilip dikilen nizasız fasılasız kullanılan tapulu bir yer olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. "Mahalli bilirkişilerin ve davalı tanıklarının beyanlarına göre taşınmazın uzun yıllardır ekilip dikildiği, tarımsal amaçla kullanıldığı, taşınmazın önceleri davalının ninesi Eşşe ve babası Mehmet Soylu tarafından kullanıldığı, ardından davalılar tarafından taşınmazda önce tahıl ürünleri, sonra sebze ve meyve ürünleri yetiştirilmek suretiyle tasarrufta bulunulduğu,

dava konusu taşınmazın evveliyatında da şikayetler nedeniyle davalar açıldığı ancak söz konusu dosyalarda dava konusu yerin davalılara atadan kalma, imar ve ihyası tamamlanmış tarım arazileri olduğunun tespiti ile davaların lehlerine sonuçlandığı (Alanya Sulh Ceza Mahkemesi 1998/1530 Esas, 1992/1041 Esas), esasen davalılar ile aralarında husumet bulunan şahısların şikayetinin davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya dayanak şikayet dilekçesinde ismi geçen Fatma Rende'nin isminin kullanıldığı, davalıların ve babasının zilyetliklerine herhangi bir itirazda bulunulmadığı,

davalılar tarafından malik sıfatı ile fasılasız ve nizasız olarak zilyetliğin devam ettirildiği, mahalli bilirkişi beyanları, davalıların tanıklarının beyanları ve bilirkişi raporu ile usul ve yasaya uygun bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre arazinin 1986 yılında imar ihyasının tamamlandığı ve tespit tarihinden 25-30 yıl önce başlayan bir kullanım olduğu, eski tarihli hava fotoğraflarına göre taşınmaz üzerinde orman ağaç ve ağaççığının bulunmadığı,

taşınmaz içerisinde önceleri davalının bir ev yeri yaptığını ancak yıkıldığını, su olmadığı için başka bir taşınmaza ev yaptığını, taşınmazın çevresinin evvelden beri telle çevrili olduğunu, kuru tarım yapılmak, sebze ve meyve ürünleri yetiştirilmek suretiyle taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, kesinleşmiş orman kadastrosu dışında kaldığı, evveliyatının orman olmadığı, özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, tarımsal amaçla kullanılan kültür arazileri olduğu ve kadastro tespit tarihi itibariyle taşınmazın davalı adına tespit ve tescili için gerekli şartların oluştuğu " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların, kadastro tespit çalışmaları sırasında davalılar adına tespit görmüş ise de Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduklarını ve bu nedenle zilyetlikle iktisaplarının mümkün olmadığını, özel mülkiyete konu olamayacaklarını, taşınmazların imar ihya edilmeyen taşlık kayalık yerlerden olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. "Mahalli bilirkişilerin ve davalı tanıklarının beyanlarına göre taşınmazın uzun yıllardır ekilip dikildiği, tarımsal amaçla kullanıldığı, taşınmazın önceleri davalının ninesi Eşşe ve babası Mehmet Soylu tarafından kullanıldığı, ardından davalılar tarafından taşınmazda önce tahıl ürünleri, sonra sebze ve meyve ürünleri yetiştirilmek suretiyle tasarrufta bulunulduğu,

dava konusu taşınmazın evveliyatında da şikayetler nedeniyle davalar açıldığı ancak söz konusu dosyalarda dava konusu yerin davalılara atadan kalma, imar ve ihyası tamamlanmış tarım arazileri olduğunun tespiti ile lehlerine sonuçlandığı (Alanya Sulh Ceza Mahkemesi 1998/1530 Esas, 1992/1041 Esas) esasen davalılar ile aralarında husumet bulunan şahısların şikayetinin davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya dayanak şikayet dilekçesinde ismi geçen Fatma Rende'nin ismi kullanıldığı, davalıların ve babasının zilyetliklerine herhangi bir itirazda bulunulmadığı,

hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre arazinin 1986 yılında imar ihyasının tamamlandığı ve tespit tarihinden 25-30 yıl önce başlayan bir kullanım olduğu, eski tarihli hava fotoğraflarına göre taşınmaz üzerinde orman ağaç ve ağaççığının bulunmadığı, taşınmaz içerisinde önceleri davalının bir ev yeri yaptığını ancak yıkıldığını, su olmadığı için başka bir taşınmaza ev yaptığını, taşınmazın çevresinin evvelden beri telle çevrili olduğunu, kuru tarım yapılmak, sebze ve meyve ürünleri yetiştirilmek suretiyle taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, kesinleşmiş orman kadastrosu dışında kaldığı, evveliyatının orman olmadığı,

özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, tarımsal amaçla kullanılan kültür arazileri olduğu ve kadastro tespit tarihi itibariyle taşınmazın davalı adına tespit ve tescili için gerekli şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava tapu iptal tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı ve davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri,

3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilebilecek yerlerden oldukları ve davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Şöyle ki.

27.03.2018 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunun 3 üncü sayfasının "2.3.3 Hava Fotoğrafı" başlıklı kısmının 2 nci paragrafının son cümlesinde "taşınmazların fiili durumlarından 1990 lı yıllardan sonra imar ihya edilip kullanıldıkları" ifade edildiği halde, aynı bilirkişi kurulunun sunmuş olduğu 23/08/2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunun 3 üncü sayfasının 3 üncü paragrafında "1988 yılı görüntüsü ile çakıştırılmış ve bu tarihte taşınmaz üzerinde orman ağaç, ağaççığı gözlenmemiş, yabani otla kaplı, hali arazi vasfında olduğu belirlenmiştir" ifadesine yer verildikten sonra,

aynı sayfanın 6 ncı paragrafında bu kez "taşınmazın 1986 yılında imar ihyasının tamamlanmış ve arazinin o tarihten bu yana kullanıldığı görüş ve kanaatine varıldığı" yönünde görüş belirtilerek, anılan asıl rapor ve ek rapor arasında ve ayrıca ek raporun kendi içinde, taşınmazlar üzerindeki imar - ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususunda çelişki yaratılmasına rağmen, bu çelişki üzerinde durulmamış ve ayrıca anılan rapor ve ek raporda, taşınmazların 1988 ve 1990 yıllarındaki imar durumlarına ilişkin görüş belirtildiği halde, bu görüşün dayanağının ne olduğu, bir başka ifadeyle hangi delile dayanılarak bu kanaate ulaşıldığı açıklanmamıştır.

Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın imar planına alınıp alınmadığı, alınmış ise imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiği ilgili belediyelerden sorularak, imar planın onaylı bir örneği dosya arasına celbedilmeli; çekişmeli taşınmazlara ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek,

taşınmazların bulunduğu köyü / mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre kadastro tespit tarihinden yada taşınmazın dava tarihinden önce kesinleşmiş imar planı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde imar planının kesinleşme tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulmalı,

komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanak belgeler celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve üç kişilik jeodezi - fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle kime ait oldukları, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri, taşınmazların önceki niteliğinin ne olduğu,

imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadıkları, böyle yerlerden iseler imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri ve edilmişlerse imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı ve üzerilerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli;

ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazların evveliyatlarını, toprak yapılarını, niteliklerini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadıklarını, varsa üzerilerindeki bitki örtüsünü, ağaçların cinslerini ve yaşlarını, imar-ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde imar-ihyalarının hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığını ve üzerilerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, taşınmazların her yönünden çekilmiş, taşınmazların sınırlarının kabaca işaretlendiği renkli fotoğraflarını içerir, önceki bilirkişi rapor ve ek raporlarının da irdelenip,

mevcut çelişkilerin giderildiği, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi heyetinden, çekişmeli taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava ve uydu fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmazların niteliklerini, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaya konu olup olmadıklarını, imar - ihyaya konu edilmişlerse imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını,

taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten rapor düzenlemeleri ve bu raporda önceki bilirkişi rapor ve ek raporlarının da irdelenip, rapor arasındaki çelişkilerin sebepleri açıklanarak giderilmesi istenilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli; mahkeme hakiminin, taşınmazların konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı;

tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra 3402 ...

Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen miktar sınırlamaları dikkate alınarak, davalılar adına aynı çalışma alanında senetsizden zilyetlik yoluyla tescil edilen taşınmaz miktarı tapu ve kadastro müdürlükleri ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorularak belirlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4664, K. 2024/190, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4664
Karar No
2024/190
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4665 K.2024/110
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/4666 K.2024/59
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/4667 K.2024/713
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/4668 K.2024/1084
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4670 K.2024/294
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/4671 K.2024/13631

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.