KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4815 E., 2024/1793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/3 E., 2021/76 K.
- Dava türü
- Kadastro tespitine itiraz
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Bingöl ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 405 ada 23 parsel sayılı 441.488,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava açmıştır. Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taşınmazın davacılar ya da murisleri ile ilgisinin bulunmadığını, yapılan incelemede dava konusu taşınmazın ekim ve dikim yapılmayan, kısmen taşlık, bayır ve susuz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davanın kadastro öncesi sebeplere dayanılarak açılan tespite itiraz davası olduğu, dosya içerisinde bulunan askı ilan cetvelinden, 3402 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi gereğince 25.03.2009-08.04.2009 tarihleri arasında taşınmazın askı ilanına çıkartıldığı, süresi içerisinde dava açılmadığından tespitin 09.04.2009 tarihinde kesinleştirildiği,
askı ilanı süresi içerisinde açılan davalarda Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu ve taşınmazın eldeki davadan başka bir dosyada davalı olmadığı" gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine (karar kesinleştiğinde tarafların gönderme talebi bulunmaması halinde davanın açılmamış sayılacağının taraflara ihtarına) karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki. Kadastro Müdürlüğü'nün cevabi yazısında ve bu yazıya ekli askı cetveli ilan tutanağında, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağının 10.04.2009-11.05.2009 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı ve davanın askı ilan süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/B maddesi uyarınca, askı ilanı süresi içerisinde açılan davalara bakma görevi Kadastro Mahkemelerine aittir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce re'sen nazara alınması gerekir. Dava konusu taşınmaz yönünden askı ilan süresi içerisinde dava açıldığından, kadastro mahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4815, K. 2024/1793, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama