İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4827 K.2024/1896

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/4827Karar2024/1896Tarih20 Mart 2024Okuma5 dk · 981 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/4827 E., 2024/1896 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

981 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında Gölovası Köyü çalışma alanında bulunan 27 parsel sayılı 2.180 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyetlerinin zilyetlik süresinin yeterli olmadığı belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonunca 09.01.2008 tarihli karar ile Osman, Nadide ve Ayşe Özel'in itirazlarının reddine karar verilmesi üzerine ... ve müşterekleri irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve paylaşmaya dayanarak dava açmışlardır.

Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, karar, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 28.09.2017 tarihli ve 2015/10675 Esas, 2017/5927 Karar sayılı ilamı ile, "...Mahkemece; "dava konusu taşınmazın kargir ev ve hefkere vasfında olduğu, davacılar tarafından 1949-1950 yılları arasında satın alındığı,

bu tarihten çok önce de kullanıldığı anlaşılmış ise de gerek önceki zilyetlerin gerekse davacıların ev yapıp, oturmak suretiyle sürdürdükleri zilyetliklerinin imar-ihya sayılmayacağı, imar-ihyadan söz edilebilmesi için atıl durumda olan sahipsiz toprak parçalarının ekonomiye kazandırılmasının gerekli olduğu" gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

Her ne kadar taşlık, kayalık, çalılık gibi yerlerin zilyetlikle kazanımı için öncelikle imar-ihyasının tamamlanması, başka bir ifade ile emek ve para harcanmak suretiyle tarım yapılabilir hale dönüştürülmesi ve bundan sonra en az 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun tarımsal faliyette bulunması zorunlu ise de, bu nitelikte olmayan hali ya da ham toprak niteliğindeki yerlerde imar-ihya gerekli olmayıp, hak kazandırıcı süre ile malik sıfatı ile zilyetlik kazanım için yeterlidir.

Hal böyle olunca, öncelikle taşınmazın niteliği önem kazanmaktadır. Ne var ki, mahkemece taşınmazın niteliği ve imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiş, bu hususta komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.

O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve tespite dayanak belgeleri getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraat bilirkişi ve fen bilirkişisi katılımı ile keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazın önceki niteliğinin, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise buna en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının,

arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın evveliyatı hakkında detaylı bilgi alınmalı, taşınmazın evveliyatı itibariyle taşlık, kayalık gibi imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı sorulmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı,

ziraatçi bilirkişi vasıtasıyla taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı, zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü belirtilmelidir.

Yapılan araştırma ve inceleme neticesinde, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde anlaşılması halinde; bu yerin iktisap edilebilmesi için, yoğun emek ve para sarf edilerek tarıma elverişli hale getirildikten sonra imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı lehine aralıksız, nizasız geçmesi gerektiği ve bu süre zarfında taşınmazın bir bölümüne ev yapıp bir bölümünü de bahçe olarak kullanmasının zilyetlikle iktisaba engel teşkil etmeyeceği,

ancak evvela imar-ihya edilip tarım arazisi haline getirilmeksizin doğrudan taşınmaz üzerine ev yapılarak sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun kazanıma engel teşkil edeceği dikkate alınmalı, taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17 nci maddesi gereğince imar-ihyaya muhtaç yerlerden olmadığı tespit edildiği ve aynı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiği takdirde ise taşınmazın davacılar adına tescil edilebileceği gözönünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, dava konusu Adana ili Yumurtalık ilçesi Gölovası Mahallesi 27 nolu parselin "Kargir Ev ve Herkere" vasfı ile "senetsiz" den Hazine adına 21.07.1954 tarihli kadastro tutanağının düzenlendiği, davacılar tarafından malik sıfatıyla zilyetlik hususuna dayanarak dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının düzenlenmesi öncesinde ... ve Ömer Atmaca tarafından kullanıldığını, akabinde kullanımının kendilerine geçtiğini beyan etmiş ise de 1954 ve öncesi 20 yıllık süre içerisinde malik sıfatıyla zilyet olarak ... ve Ömer Atmaca tarafından kullanıldığının ispatlanamadığı,

dinlenen tanıklar ve mahalli bilirkişilerin yaş olarak bu hususu ispatlamaya elverişli ölçüde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4827, K. 2024/1896, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4827
Karar No
2024/1896
Tarih
20 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4829 K.2024/1938
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4831 K.2024/2335
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/4836 K.2024/16896
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4837 K.2024/2979
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4839 K.2024/1490
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/4847 K.2024/16895

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.