İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4904 K.2025/1217

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/4904Karar2025/1217Tarih17 Şubat 2025Okuma5 dk · 999 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/4904 E., 2025/1217 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2025
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1155 E., 2022/244 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/104 E., 2020/130 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

999 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, Balıkesir ili Sındırgı ilçesi Dedeler Mahallesi 224 ada 14 ve 16 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tescil edildiğini, bu tespit ve tescilin hukuka aykırı olduğunu, davacının taşınmazları eski muhtar ... 'in onayladığı köy senedi ile Şehri ...'den parasını ödeyerek satın aldığını, kadastro geçtiği sırada köyde olmadığından tespite itiraz edemediğini, dava konusu taşınmazların zilyetliğinin 20 yılı aşkın süredir davacıda olduğunu, bu taşınmazların Hazine ya da Köy Tüzel Kişiliği ile bir ilgisinin olmadığını belirterek, davalı adına tescil edilen dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 224 ada 16 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davacısı ... , davalısı Dedeler Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine olan, Sındırgı Kadastro Mahkemesinin 2008/11 Esas, 2009/229 Karar sayılı ilamı ile davacının davasının feragat nedeni ile reddine, taşınmazın tespit gibi hali arazi vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği,

bu nedenle ilgili parsel yönünden davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesi gereği kesin hüküm nedeniyle reddine, dava konusu 224 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın ise davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kabulüne, taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, Sındırgı Kadastro Mahkemesinin 2008/11 Esas, 2009/229 Karar sayılı dosyasında davacının taraf olmadığı, bu kararın davacı yönünden kesin hüküm teşkil etmesine olanak bulunmadığı, Mahkemece her iki taşınmaz bakımından yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi amacıyla dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının taşınmazları ekonomik amaca uygun kullanmadığı ve terk ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, gerek kaldırma kararı öncesi gerekse sonrası yapılan keşifte mahkeme gözleminde çekişmeli taşınmazlar içinde meşe ve çam ağaçları bulunduğunun belirtildiği, kaldırma kararı öncesi yapılan keşifte görev yapan ziraat bilirkişisinin raporunda taşınmazların 20 yılı aşkın süredir terkedilerek boş bırakıldığı,

taşınmazlar üzerinde 3 ila 20 yaş arasında doğal olarak yetişen meşe ve çam ağaçlarının bulunduğunun, kaldırma kararı sonrası yapılan keşifte görev yapan ziraat bilirkişinin de raporunda taşınmazlar üzerinde muhtelif yaş ve sayıda orman ağaçları bulunduğu gibi 20-25 yıldır herhangi bir tarımsal ürün yetiştiriciliği ve toprak işlemesi yapılmadığının ifade edildiği, orman bilirkişi raporunda çekişmeli 16 parsel sayılı taşınmazın 3 ila 20 yaşlarında meşe ve karaçam orman ağaçları ile kaplı ve kapalı olduğu, 14 parsel sayılı taşınmazın ise dağınık karaçam ve meşe ağaçları, maki bitki örtüsü ile kaplı olduğunun tespit edildiği,

bir kısım yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları genel olarak değerlendirildiğinde davacının taşınmazı son zamanlarda kullanmadığının anlaşıldığı, öte yandan tespit tarihinden 13 yıl önceki zamana tekabül eden ve bilirkişi raporu ekinde bulunan 1995 tarihli hava fotoğrafı görüntüsü incelendiğinde koyu renkli ağaç şeklinde bitki örtüsü görüldüğü, yine 16 parsel sayılı taşınmazın tapuya tesciline esas Kadastro Mahkemesi dosyasında alınan orman bilirkişi raporunda 16 parselin orman toprağı tipinde olup uzun yıllardan beri kullanılmadığının belirlendiği,

bilirkişi raporlarına ekli fotoğraf içerikleri birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde olan davacının tespit günü itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen kazanmayı sağlayan aralıksız ve ekonomik amaca uygun zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının lehine gerçekleştiğini kanıtlayamadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Davacı vekili, dosyaya sunulan köy senedinin kararda değerlendirilmediğini, bu senedin zilyetlik devir ve teslim sözleşmesi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin satın almaya dayalı bir hakkı bulunduğunu, bu hususun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, hükme esas alınmayan bu köy senedinin vasfının hiçe sayılması sonucunda belgeye olan güvenin sarsılacağını, mülkiyetin 20 yıllık zilyetlik süresinin dolması ile kazanıldığını, 1953, 1973, 1977, 1955 tarihli hava fotoğraflarından her iki taşınmazın da önceki yıllarda tarım arazisi olarak kullanıldığının sabit olduğunu, bu hususun bilirkişi raporlarında da belirtildiğini,

05.12.2019 tarihli orman bilirkişi raporunda ve 15.11.2019 tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda dava konusu her iki parselin de kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre orman kadastro sınırları dışında kaldığının, 16.01.2020 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve marjinal tarım arazisi niteliğinde bulunduğunun belirtildiğini, müvekkilinin eşinin daha önce yaşanılan talihsiz bir kazadan kaynaklanan husumet nedeniyle bir kısım köy halkı tarafından köyde istenmediğini, bu nedenle müvekkili ve eşinin birlikte taşınmazlarına gelemediğini,

davacının eşinin tanık olarak alınan ifadesinde taşınmazların 20 yıldır ekilmediğini beyan ettiğini, esasen eşinden ziyade müvekkilinin taşınmazlarla ilgilendiğini, zira eşinin köye rahatlıkla giremediğini, bu nedenle yeterince bilgisinin olmamasının normal olduğunu, müvekkilinin doğal yolla yetişen ağaçların dahi bakımını yakacak ya da gölgelik olarak kullanmak amacıyla yaptığını, bu hususun müvekkilinin taşınmazları ekonomik amaca uygun olarak kullandığının bir delili olduğunu, mahkemece sadece aleyhe olan beyanların değerlendirildiğini, taşınmazların eklemeli zilyetlikle birlikte 20 yılı aşkın süredir kullanıldığını ileri sürerek,

Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verild

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4904, K. 2025/1217, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4904
Karar No
2025/1217
Tarih
17 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/4907 K.2025/5425
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/4911 K.2025/2525
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/4912 K.2025/2035
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/4918 K.2025/3120
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/4919 K.2025/2034
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/4924 K.2025/4566

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.