KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/5036 E., 2023/3068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1344 E., 2022/576 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/375 E., 2021/459 K.
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 113 ada 184 parsel ... 284,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde mülga 2613 ... Kanun ile 5602, 509 ve 766 ... Kanunlara göre yapılan kadastro / tapulama çalışmaları sırasında, kadastroya tabii tutulmayarak tespit harici bırakılan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerden olduğu ve ...'in 1990 yılından beri kullanımında bulunduğu belirtilerek, tarla vasfıyla, davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesiyle; ... ili ... ilçesi ...
Mahallesi 113 ada 184 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağında ... kızı ... tarafından 1990 yılında tarla olarak kullanıldığı ve tarla vasfında olduğu yazmasına rağmen, askı ilanında taşınmazın müvekkili olan davacının zilyetliğinde olduğunun yazılmadığını, davacının taşınmazın üzerinde taşınır ve taşınmaz yapılarının bulunduğunu, kadastro tutanağında davacının taşınmaz üzerine yaptığı pansiyon, taşınır ve taşınmaz yapılar hakkında hiçbir şerhin yazılmadığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine "davacının kullanımındadır" şerhinin yazılması istemiyle dava açtıktan sonra,
yargılama sırasında davacı vekili 01.04.2021 tarihli dilekçesiyle, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, Hazine adına tescil edilmesi halinde ise davacının zilyetliğinin ve muhdesatların beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının talebinin, 113 ada 184 parsel ... taşınmazın adına tescili ile taşınmazın üzerindeki muhdesatın kendisine ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesi istemine ilişkin olduğu,
mahalli ve tespit bilirkişilerinin, davacının taşınmaza 1993 yılından beri zilyet olduğunu ve taşınmazın içerisindeki pansiyonu kullandığını belirttikleri, hava fotoğraflarının incelenmesinde, taşınmazın 1971 ve 1981 hava fotoğraflarında açıklık alanda kaldığının, 1992 hava fotoğrafında ise ekim yapıldığının, 2000 yılı ve sonrası uydu fotoğraflarında ise taşınmazın üzerinde 3 katlı yapının bulunduğunun anlaşıldığı,
buna göre davacının, kadastro tespit tarihi olan 2020 yılından önceki 20 yıldan fazla süre boyunca taşınmazı çekişmesiz ve aralıksız zilyetliğinde bulundurduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 113 ada 184 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... adına tarla niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerindeki yapı ...'e aittir." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının talebinin yalnızca taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespiti ile muhdesatların davacıya ait olup taşınmazın davacının kullanımında olduğuna dair şerh verilmesine ilişkin olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın yasanın aradığı şartları taşımadığı için tescil talebinde bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi heyet raporunda hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, 113 ada 184 parsel ... taşınmazın eğiminin % 1 - 2 olduğu, taşınmaz için 1963, 1971 1981 hava fotoğraflarında açıklık alanda kaldığı, 1992 de ekim dikim yapılan alanda kaldığı, 2002 yılı uydu görüntüsünde üzerinde ev olduğu, doğal yapısının bozulup imar ihyasının tamamlandığı, uydu görüntülerinin de aynı hususu doğruladığı, tanık ve bilirkişi beyanlarının da raporlarla uyumlu olduğu, kadastro tutanağında da davacının 1990 dan beri zilyet olduğunun yazılı olduğu,
20 yıllık kazandırıcı zaman aşımı süresinin dolduğu ve davacı adına diğer zilyetlik şartlarının da oluşması (senetsiz araştırması, 40-100 dönüm) nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacının talebinin taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi halinde muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesine ilişkin olduğu, taşınmazın da tam mülkiyetle davacı adına tesciline karar verildiği, muhdesatın arza tabi olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ...
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulü ile 113 ada 184 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazın ... adına tarla niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın zilyetlikle iktisap edilecek taşınmazlardan olmadığını, taşınmazın imar ve ihya edilmediğini, davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5036, K. 2023/3068, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama