Kadastro çalışmaları sırasında, ...., ili ...., ilçesi ....., Mahallesi çalışma alanında bulunan 179 ada 13 parsel sayılı taşınmaz, arsalı kargir ev vasfıyla, 26.12.1973 tarihli 14 sıra numaralı ve 26.08.1972 tarihli 23 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayalı olarak, davalıların kök murisi ... adına, 03.09.1979 tarihinde tespit edilmiş ve davacı Hazine vekilinin yaptığa tespite itiraz Tapulama Komisyonu tarafından reddedilmiş ve bu karar davacı Hazineye 22.10.1997 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, kadastro tespitinin dayanağı olan tapu kaydının taşınmaza ait olmadığını ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup kıraç vasfında olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle 31.10.1997 tarihinde dava açmış ve yargılama sırasında müdahil davacıların bir kısmı tespit malikinden, bir kısmı ise diğer müdahil davacılardan taşınmazın belli kısımlarını haricen satın aldıklarını ve hala taşınmaza zilyet olduklarını, lehlerine 3402 sayılı Kanunu 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme şartlarının gerçekleştiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile adlarına tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, tespit maliki ... adına kayıtlı olan kök tapu kaydının dayanağının, tespitten önce kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak Hazine aleyhine açılan Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.1965 tarih ve 1964/148 Esas, 1965/51 Karar sayılı ilamı olduğu,
hükme ilişkin kesinleşme şerhi bulunmadığından taraflar arasında kesin hüküm oluşturamayacak olsa da kök tapu kaydının belirtilen ilama dayanılarak oluşturulduğu ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmayıp kaçak ve yitik kişilerden kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının reddine, müdahil davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ........,nın talepleri yönünden harici satın alma tarihlerinin müdahale dilekçeleri ve kendi beyanları ile de sabit olduğu üzere kadastro tespit tarihinden sonra olduğundan 3402 sayılı Kanun'un 26/1-D maddesi uyarınca görev yönünden reddine,
müdahil davacılar ..., ... ... ..., ..., ..., ..., ... ve ...in talepleri yönünden ise taşınmazın keşfen belirlenen ve hükümde belirtilen kısımlarını tespit öncesinde tespit malikinden haricen satın alındığı ve halen kendilerinin ekonomik amaca uygun zilyetliklerinin devam ettiği anlaşıldığından kabulüne, taşınmazın kalan kısmının tespit maliki ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 20.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.