KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/535 E., 2024/3600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/47 E., 2021/68 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Çekişmeli, Mardin ili Ömerli ilçesi ... Köyü 101 ada 136 parsel sayılı 119.206,46 metrekare taşınmazın, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı anlaşılmakla, kıraç kayalık vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 29.05.2006 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, Mardin ili Ömerli ilçesi ... Köyünde babasından kalma 50 dönümlük tarlasının olduğunu bu yerin yapılan kadastro tespit çalışması sonrasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu yerin ziraat alanı olduğunu, dedesinden babasına, babasından da kendisine miras yoluyla kaldığından, 101 ada 136 parsel sayılı taşınmazın içinde kalan 50 dönümlük tarlanın tapu kaydının iptali ile adına tescil edilmesini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemidir.
İlk Derece Mahkemesince Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıya ırsen intikal eden taşınmaza ilişkin zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davalı Hazineye yönelik davanın kısmen kabul kısmen reddine, Mardin ili Ömerli ilçesi ... Mahallesi 101 ada 136 nolu parsele ilişkin davalı Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın fen bilirkişisi raporunda ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 11.124,40 metrekarelik kısmına yönelik kaydın iptali ile 101 adaya son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... İdaresi yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar hükme esas alınan orman mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporlarında imar ihyanın tamamlandığı ve kullanımdan bahsedilmekle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; taşınmazın kadastro tespitinin 2006 yılında kıraç kayalık vasfıyla Hazine lehine yapıldığı, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın % 20-25 eğimli olduğu, teraslama yapıldığı taktirde bağ ve kayalık alana adapte olabilecek antepfıstığı ve badem ağaçları dikilebileceği, ayrıca mahalli bilirkişilerce 10-15 yıldır tarım yapılmadığının beyan edildiğinin belirtildiği,
bu haliyle orman bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen 1955 tarihli hava fotoğrafı ile jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporu ekinde bulunan 1973, 1984 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarının dosya içeriğini yansıtmadığı, hava fotoğraflarından ve orman bilirkişi raporundaki güncel fotoğraflardan taşınmazın halihazırda taşlık olduğu, zirai amaca uygun kullanımın olmadığı,
başka bir anlatımla imar ihyanın olmadığı anlaşılmakla, zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığından davacının davasının reddine karar vermek gerekirken, aksine görüş ve kanaatle kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, az yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/535, K. 2024/3600, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama